• $9,6479
  • €11,2078
  • 559.203
  • 1490.87
22 Şubat 2016 Pazartesi

Robin ne oynar ne oynamaz

Futbol tarihimiz televizyon, gazete, radyo yorumcusuyken asan kesen ama eşofmanı giyip takımın başına geçince çok zor durumlara düşen futbol adamlarıyla dolu. Öyle ya dışarıdan konuşmak kolay ama iş başa düşünce, futbol sizi ters köşeye yatırıveriyor. Ben de futbol mesleğine duyduğum saygıdan ötürü, teknik adamları oyuncu tercihleri üzerinden eleştirme geleneğini çok fazla benimsemiyorum. İşlerine karışmayı hadsizlik olarak görüyorum.

Ancaaaak;

Çok bariz hatalar yapıldığında, kör gözün parmağına durumları olduğunda, ister istemez bir iki laf etmek farz oluyor.
Son olarak, Lazio karşısında elindeki bütün stoperleri ve defans adamlarını sahaya süren Mustafa Denizli için, birkaç negatif kelime etmek durumunda kaldık. Anlamaya, anlatmaya çalıştık, olmadı. Maçtan 1 saat önce G.Saray’ın 11’inin yazdığı kâğıdı ilk kez eline alan Lazio’nun hocası da herhalde büyük bir şaşkınlık yaşamış, sonrasında “Bir kamera şakası falan mı yapılıyor” hissine kapılmış ve muhtemelen o da bir şey anlamamıştır. O yüzden Denizli’nin bu ilginç tercihi epey tartışıldı, eleştirildi.

F.Bahçe’nin Bursaspor karşısındaki başlangıç 11’ini görünce de hemen hemen aynı hissiyata kapıldık. Bir maç önce L. Moskova karşısında müthiş oynayan, bir sağa bir sola yaptığı koşularla Rus defansının dengesini yerle bir eden, tüm dikkatleri üstüne çekerek sürpriz golcü Josef de Souza’ya kulvar açan Van Persie, Bursa maçında yedekler arasındaydı. Yerine Pereira’nın deplasman 11’lerinin vazgeçilmez ismi Fernandao vardı.

Maç başladı. Fenerbahçe özellikle ilk yarıda sezonun en iyi, en bol pozisyonlu deplasman performanslarından birisini sergiledi ama bir türlü olmadı. Belki de sürekli Van Persie gibi bir isimle karşılaştırılmaktan yıprandığı için, Fernandao’nun da normalde çok rahat hareket ettiği gol pozisyonlarında, bocaladığını gördük. Sonradan Van Persie girdi, başka değişiklikler de oldu ama takım ilk yarıdaki etkinliğini yakalayamadı, hayati 2 puanı Bursa’da bırakıp geri döndüler.

Sosyal medyada ve her yerde maçın başından beri devam eden “Van Persie neden ilk 11’de yoktu?” tartışması daha da şiddetlendi. Sezon başından beri tam olarak çözülemeyen bir sorun olarak bir kez daha karşımıza çıktı.

Normal durumlarda hocanın tercihine saygı duymakla birlikte, bu çok da normal bir durum gibi gözükmediği için maçın hemen ardından sosyal medyada şu paylaşımı yaptım:

“Bundan 1 yıl önce Fenerbahçe'de Van Persie oynayacak dense, kimse inanmazdı, şimdi var ama bir türlü oynamıyor, buna da kimse inanmaz.”

Tabii ki Vitor Pereira bu takımın hocasıdır, oyuncularla birlikte yaşayan odur, istediğine forma verme yetkisi ondadır, mutlaka bir bildiği vardır. Antrenörün otoritesi ve takımın prensipleri tüm futbolcuların üzerinde olmalıdır. Temel düşüncemiz bu olmakla birlikte, Van Persie gibi daha geçen sezona kadar dünyanın en iyi oyuncuları arasında gösterilen bir ismin, hem de çok iyi oynadığı bir maçın ardından neden oynatılmadığını anlamaya çalışmak da hakkımız.
Her ne kadar Pereira maçtan sonra bu konuya ilişkin soruları mantıklı bir şekilde yanıtladıysa da ortada anlaşılamayan bir durum var. Van Persie oyundan çıkarken bozuk, kulübede gole sevinmiyor, oyuna girerken isteksiz. Bu takımın hocası da eğer kendisinden memnun değilse ki basın toplantısında öyle gibi anlattı, o zaman burada ciddi bir sorun var. Belli ki Vitor Hoca birtakım kararlar alıyor, bunları uyguluyor ama bu kararların arkasındaki mantığı Van Persie’ye tam olarak anlatmıyor. Fernandao’ya da anlatmıyor. Onların bu işi sahada yaşayarak kendi kendilerine anlamasını ve çözmesini tercih ediyor. O zaman da olmuyor. Bir iletişim sorunu yaşandığı ortada. Tamam, Pereira bu işin patronu ama Van Persie hazır değilse onu hazırlamak, güçsüzse güçlendirmek, takımla kaynaştırmak da onun işi. Sezon bitiyor hâlâ aynı konu.

Pereira basın toplantılarında genelde soru almadığı için, Van Persie de medyaya pek konuşmadığı için, bu konuyla ilgili ancak gözleme dayalı çıkarımlar yapabiliyoruz. Belki de bambaşka bir durum vardır, bilemeyiz.

Sonuç olarak, eğer bu iş böyle devam edecekse, yönetim de hocasının arkasında duracaksa, şampiyonluk yarışının izin verdiği ilk fırsatta, mümkünse sezon sonunda Van Persie ile yollar ayrılmalıdır. Hazır Çin pazarı bu kadar hareketliyken Van Persie sorunsalı, maddi bir zaferle geride bırakılabilir. Bu durum; topu çok fazla ayağında tutan, her pozisyonda rakibi karşısına alıp çalım atmaya çalışan, faydalı olduğu birçok maç olsa da, takım oyununda zaafları olan Nani için de geçerlidir. Söylendiği gibi 20’li milyon eurolar teklif ediliyorsa, ilk transfer döneminde Çin kulüpleriyle el sıkışılmalıdır.
Bu arada Van Persie’nin bir oynadığı bir oynamadığı bu takımda, Nani’nin sürekli sahada kalması da başka bir yazının konusudur.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı

İstilacısı aslan balığı Ege'de de yayılıyor