• $13,5787
  • €15,3757
  • 778.43
  • 1950.61
29 Ocak 2016 Cuma

Beşiktaş'a kar tatili

Beşiktaş’a kar tatili

Şenol Hoca’nın hukuk dilinde “force majeur” yani “mücbir sebep” olarak adlandırılan, bu beklenmedik gelişme karşısında ortaya koyacağı liderlik becerisi, kuşkusuz Beşiktaş’ın şampiyonluk hesaplarını doğrudan etkileyecek.

Kuşkusuz futbolun bu kadar popüler olmasında, bu kadar tartışılmasında tahmin edilemez ve çok bilinmeyenli olmasının, evdeki hesapla sahadaki hesabın çoğu zaman tutmamasının ve hepsinin ötesinde şans faktörünün büyük etkisi var.
Aslında teknik adamların yaptıkları işin önemli bir parçası, işte bu zorlu denklemdeki bilinmeyenlerin sayısını en aza indirmeye çalışmak. Rakip takım analizleri, maç toplantıları, taktik antrenmanları büyük ölçüde bu amaca hizmet ediyor.
Şimdi bu genel tespitler çerçevesinde, Beşiktaş’ın durumuna bir göz atalım. 17. Hafta sonunda liderlik koltuğunda bulunan, takım oyunu, pas trafiği, bireysel beceri gibi birçok futbol değerinde hakkı teslim edilen ve güle oynaya Antalya kampına giden Beşiktaş, şu an itibarıyla hiç ama hiç beklemediği bir problem yaşıyor. Kar yağışı dolayısıyla iki haftadır lig maçı yapamıyorlar. Hatta süre daha uzun, ilk yarının son maçından bu yana Beşiktaş Süper Lig’de yok. İstemeden kar tatili yapıyorlar. Bu hesapta olmayan hava muhalefeti, ister istemez Beşiktaş’ın bütün planlarını alt üst etti. Takımın maç ritmi bozuldu, fikstür sıkıştı ve hepsinden önemlisi rakip F.Bahçe 2 maçını da kazanınca, 1 puan öndeki Beşiktaş bir anda maç eksiğiyle de olsa 5 puan geriye düştü. Bu durum ister istemez uzun zamandan beri şampiyonluk hasreti çeken ve ligin ikinci yarılarında, yarış kızışınca zaten stres yaşayan Beşiktaş’ı psikolojik olarak olumsuz etkilemiş durumda. Tabii erteleme maçlarından bir tanesinin Trabzonspor ile deplasmanda oynanacak olması da sıkıntı yaratıyor. Şenol Güneş’in şimdi bu durumu çok iyi yönetmesi gerekiyor. Şenol Hoca’nın hukuk dilinde “force majeur” yani “mücbir sebep” olarak adlandırılan, bu beklenmedik gelişme karşısında ortaya koyacağı liderlik becerisi, kuşkusuz Beşiktaş’ın şampiyonluk hesaplarını doğrudan etkileyecek.

Denizli'nin görüş mesafesi

Mustafa Denizli G.Saray’a gelerek büyük bir risk aldığını daha ilk günkü basın toplantısında deklare etmişti. Gelir gelmez o bildiğimiz üslubuyla güzel mesajlar verdi. Kuşkusuz tüm başarılarının yanında medyayı da iyi kullanan, kamuoyu yaratmayı bilen bir isim Mustafa Hoca. Önce “G.Saray sallanır ama yıkılmaz” dedi. Beşiktaş mağlubiyetinden sonra da “Hiç kimse bizsiz yürüyemez! Önümüzdeki takımlar sürekli arkaya bakacaklar. Çünkü orada biz varız! Biz sürekli önümüzde bakacağız” diye konuştu.
Tamam bunlar çok güzel... Geçiş döneminde camianın kenetlenmesi için, takımın kafasını kaldırması için önemli mesajlar bunlar tabii ama bir yandan da içini doldurmak gerekiyor. Gelinen noktada F.Bahçe ile en başta 3 puan olan fark 13’ çıktı. İki haftadır maç yapmayan Beşiktaş ile puan farkı hâlâ 8. Bu takımlar Denizli’nin söylediği gibi arkaya baksalar bile bir şeyler görmeleri zor çünkü G.Saray görüş mesafesinden çıktı. O yüzden söylemler önemli ama asıl iş sahada bitiyor. Söylemlerle eylemlerin birbirini tutması gerekiyor. G.Saray’da bu denge henüz kurulamadı.

İmza atsana

Polemik düşkünü medyamızda çok fazla yer bulmadı belki ama geçtiğimiz haftanın en ilginç olaylarından birisi, Konya’da yaşandı. Torku Konyaspor taraftarı, teknik direktörleri Aykut Kocaman’ı tribünlere çağırarak “İmza atsana 5 sene daha imza atsana” diye tezahüratta bulundu, Aykut Hoca da onlara elini kalbine götürerek yanıt verdi.
Teknik direktörlerin adını genelde istifa çağrısında bulunmak için, tepki göstermek için anan tribünlerden bu yönde bir tezahürat yükselmesi bir yandan da hayli enteresan oldu. Aykut Hoca da medya aracılığıyla taraftarlara gönülden teşekkür ederken, bu hoş olayın aslında pek de alışılmadık bir durum olduğuna dikkat çekti.
Gerçekten de tarihinin en başarılı sezonunu yaşayan Torku Konyaspor’u, futbolcularıyla, teknik kadrosuyla, yönetimiyle, sponsoruyla, kentin kamu yöneticileriyle kutluyoruz. Sözleşme şartlarını tribünlere taşıyan ve bu enteresan olaya imza atan Konya taraftarına da sevgilerimizi gönderiyoruz.
Konyaspor geçtiğimiz sezonda da Beşiktaş’ı deplasmanda mağlup ederek şampiyonluk yarışının dışına itmiş, F.Bahçe ile de berabere kalarak, Sarı-Lacivertli takıma 2 puanlık bir darbe vurmuştu. Diğer şampiyonluk adayı G.Saray’a da son dakikalara kadar büyük sıkıntı yaşatmışlardı. Yeşil-Beyazlı takım bu sezonda da 19 haftada topladığı 32 puanla en başarılı sezonunu yaşıyor, Avrupa hedefini kovalıyor.
Konya’da popülist transferlere bol keseden para harcamak yerine elindeki oyunculara güvenmeyi tercih eden, tüm ödemelerinin zamanında ve eksiksiz yapılmasını önemseyen Aykut Kocaman mütevazı kadrosuyla yoluna devam ediyor. Taraftarın bu sempatik çağrısına ne yanıt verecek bilinmez ama görünen o ki Aykut Hoca, F.Bahçe’deyken de sık sık tekrarladığı “antrenör takımı” sistemini Konya’da başarıyla uygulamakta. Hem de zaman zaman yönetimden ve yerel basından çıkan çatlak seslere rağmen.

<p class='MsoNormal'>Peki, bu karar neden önemliydi? Akşam Gazetesi Yazarı  Oğuzhan Bilgin tüm merak

Artık her yerde 'Türkiye'

İsrail hapishanesinden kaçan Filistinli tutuklular mahkemede darbedildi

Bir çiftçi tarafından bulundu! İçinden servet çıktı

Kedilerin en çılgın halleri