• $7,3505
  • €8,9443
  • 438.027
  • 1536.11
21 Ekim 2012 Pazar

Türk Mutfağı'nın neo-klasik hali...

Açılalı henüz 6 ay olmasına rağmen gerçekleştirilen etkinlik ve davetlerle birlikte Etiler Le Meriddien Otel'i bilmeyen kalmadı. Lokasyon avantajını, sanatsal anlayışta yapılan dekorasyonuyla da pekiştiren otelin methini fazlaca duyduğum 'La Torre' isimli ana restoranını uzun zamandır görmek istiyordum. Restoran henüz pek keşfedilmese de farklı lezzet arayan İstanbul'un gusto zevkli kişilerinin yemek ajandasında güzel bir yer edinmiş durumda. La Torre'nin bu başarısında şüphesiz aslan payı şef Tarkan Özdemir'in. Genellikle lezzetli yemekler tadıp, usta aşçılarla tanışsam da Tarkan Özdemir gibi yemekleri sanat eseri gibi işleyen kişilere pek rastlayamıyorum. Genç yaşına rağmen birçok uluslararası deneyime sahip olan Özdemir'i farklı kılan, yeme-içme kültürü olarak Türk Mutfağı'nın tamamen zıttı olan Çin'deki 5 yıllık çalışma tecrübesi. Burada öğrendikleriyle Türk damak tadını çok güzel birleştirmiş Tarkan Özdemir. Neo-klasik tarzda lezzetlerin yoğun olduğu La Torre Mutfağı'nda iştah açıcı diplerden tatlılara kadar yabancı olmayan tatların farklı nüanslarını hissettim. Her tabak sanat eseri gibi süslenmiş olması güzel bir görünüm sağlamış. Modern Türk böreği kreasyonuna bayıldım. Hele ki kadayıfla kaplanmış pastırmalı börek müthiş bir karışım olmuş. Genelde ağır bir tad olan kaz ciğeri Tarkan Özdemir'in özel olarak formülize ettiği egzotik meyveler 3'lüsüyle hafif bir lezzete dönüşmüş. Yengeç tartarı da denemenizi tavsiye ederim. Tarkan Şef,  İtalyanların geleneksel yemeklerinden Niyokki'yi patates yerine patlıcanla denemiş. Müthiş bir lezzet ortaya çıkmış. Kubbe olarak mönüde yer alan çikolata - dondurma ağırlıklı tatlıyı da çok beğendim. Tarkan Özdemir'in önderliğindeki La Torre'nin lezzetleri bildiğiniz tatları size unutturacak. Farklı bir deneyim için denemenizi şiddetle tavsiye ederim...

Sandal'dan balıklı Osmanlı lezzetleri
İçinden boğaz geçen, hem Marmara hem de Karadeniz kıyılarına sahili olan İstanbul'da en pahalı lokantalar nedense balık restoranlarıdır. Boğaz kıyısında bir restoranda alkol almadan meze ve balık yeme fiyatı minimum 200 TL'den aşağı olmaz. Yakın bir zamanda lezzet - kalite standartlarına uygun ama fiyatları çok hesaplı olan Yeniköy Sandal'ı keşfettim. Gerçi çevremden aldığım tepkiler doğrultusunda geç bile keşfetmişim diyebilirim. Kurucusu Burak Akın balıktan farklı yemekler yapmayı çok seviyor. Türk Mutfağı'nın vazgeçilmezi beğendi yemeğini balığa uydurmuş. Steak House'ların en çok tercih edilen seçeneği lokumu levrekten yapmış. Hele ki balık böreği... Bunların hepsi çok farklı bir şekilde yapılıp inanılmaz lezzetli olmuş. Mekan sahibi Burak Akın anladığım kadarıyla resmen balığı Osmanlı Mutfağı'na uyguluyor. Bence bu uygulama çok kısa sürede yeni bir akım olarak birçok mekanda kullanılacaktır...

Rüzgar gibi geçti!
Sinemanın duayen ismi Sinan Çetin'in oğlu Rüzgar, geçtiğimiz yıl Şişhane'de Rook ismindeki mekanıyla adından bolca söz ettirmişti. Beyoğlu - Asmalımescit bölgesinin en hareketsiz lokasyonlarından birinde olmasına rağmen Rook kısa sürede trend mekanlar arasına girmeyi başarmıştı. Dekorasyonundan, doğru seçilmiş personeliyle gezen kitlenin büyük beğenisini toplayan Rook'un geçtiğimiz hafta devredildiğini duydum. Sebebi ise Rüzgar Çetin'in baba işleri olan sinema ve emlakla ilgili çalışmaları olmuş. Peş peşe başarılı işletmeler açmasını beklediğim Çetin de bu sektörden Rüzgar gibi geçmiş oldu!

twitter.com/orkunbulut

<p>Terör örgütlerini silahlandıran Brett McGurk'ün adının ortaya çıkması, terör örgütü DEAŞ'la kariy

Biden yönetimi göreve hızlı mı başladı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında

Ağrı Dağı göçmen kuşlara ev sahipliği yapıyor