• $9,2408
  • €10,807
  • 530.605
  • 1432.8
23 Kasım 2013 Cumartesi

Ne olacak bu Reina’nın hali?

Orkun BULUT
orkunbulut@gmail.com

YURTDIŞINA çıktığınızda, söz İstanbul eğlencelerine geldiğinde yabancı dostlarınızdan duyacağınız ilk marka, genelde Reina olur... Eşsiz güzellikteki Boğaziçi Köprüsü’nün silueti, eğlencenin kalitesi ve yemeklerin lezzeti anlatılır…
12 yıllık bu mekân, artık sadece bir restoran-bar değil, ülkemizin en önemli turistik tesislerinden biri.
Mehmet Koçarslan, 12 yıl önce, mülkü kiralayıp Ali Ünal ile ortak olarak kurdu Reina’yı. Öyle açılır açılmaz da İstanbul’un en popüler mekânı olmadı. Daha önce aynı yerde açılmış olan Chinawhite’ın müşterileri küstürmüş olmasının yanı sıra, o dönemin fenomeni Laila’yla rekabet etmek de oldukça zordu. Ali Ünal, bu zorluklara rağmen kurduğu kaliteli sistemle bir yıl içinde mekânı İstanbul’da eğlencenin kalbinin attığı yer haline getirdi. Eğlenceyle yetinmeyen Koçarslan-Ünal ikilisi, iyi restoranların yazlıklarını tek tek bünyelerine kattı. Son yıllarda yapılan başarılı turizm hamleleri ve Formula 1’in İstanbul’da yapılması da burayı bir dünya markası yaptı. Kobe Bryant, Jennifer Lopez, Sting gibi isimler İstanbul’a geldiğinde mutlaka Reina’ya uğrar oldular. Eğlence ve yemeği sentezleyebilen Reina’nın müşteri portföyünün neredeyse yarısını, yabancı turistler oluşturmaya başladı.

PEKİ, TARİH Mİ OLACAK?

Reina’nın tarih olacağına dair haberler geçtiğimiz hafta medyaya yansıdı. Mülk sahibi Ferit Bey’in (Şahenk) yeme-içme sektöründeki iştiraki D.ream ile burada lüks bir konsept yaratacağı konuşuluyor. Bunlar konuşula dursun Reina kışlık tadilatını tamamlayıp kapılarını 10 gün aradan sonra müşterilerine açtı.
Bu sektörü yakından takip eden bir gazeteci olarak en az 2014’ün sonuna kadar Reina’nın devam edeceğini söyleyebilirim ama bir diğer gerçek de Doğuş Grubu’nun er ya da geç mülkle ilgili ‘yeni’ bir plan yapacağıdır.

DEDİKODULAR OTEL DE DİYOR

Doğuş Grubu, Reina gibi büyük başarı sağlamış bir markanın yerine daha iddialı bir konsept oluşturmak isteyecektir. Fakat bunu hayata geçirecek kalifiye eleman azlığı nedeniyle operasyon hızları henüz yeterli seviyede değil. Grup hâlâ bünyesine kattığı diğer restoranların hesap ve şirket yapılarını incelemekle meşgul. Yüzde 100 kendi operasyonları olan GQ’da da beklentilerin çok uzağında kalmaları bunun net bir göstergesi.
Turkish Do&Co, Reina’nın arazisinin hemen yanına iddialı bir otel projesi hazırladı. Vedat Aşçı da aynı hat üzerinde bulunan Kuruçeşme Arena’nın yerine bir otel yapacak. Reina’nın olduğu araziye de Filiz Şahenk’in lüks bir SPA otel projesi olduğu konuşuluyor.
Bir diğer dedikodu ise Palmali Grup’un kurucusu Mubariz Mansimov Gurbanoğlu’nun, yakın dostu Ferit Şahenk ile Bodrum Palmarina’daki işbirliğini burada da sürdürmek istediği…
Tabii ki bunların hepsi dedikodu. Şu an için gerçek olan tek şey Türkiye ‘entertainment turizmi’nin en büyük markalarından Reina’nın aynı yerde aynı işletme grubuyla en az bir yıl daha devam edeceğidir.

CRR’DE ŞOSTAKOVİC’İN KARANLIK BESTELERİ

İstanbul’da geçen hafta en keyif aldığım etkinliklerden biri Cemal Reşit Rey’deki Şostakovic Günleri’ydi. 20. yüzyılın en önemli figürlerinden biri olan Dimitri Shostakovich’in bestelerini Türkiye’de daha önce sahneleme cesareti gösterilmemişti. Lenin’in Sovyetler Birliği’ndeki karanlık yıllarını müziğine yansıtan sanatçının eserleri hem çalan, hem dinleyen için büyük disiplin ve sabır gerektiriyor. Şef Hakan Şensoy ve CRR orkestrası çok zor bir işe imza atarak neredeyse 1 saat süren 10. Senfoni’yi de muhteşem çaldılar. Umarım CRR yönetimi bu eşsiz gösteriyi programa tekrar koyar!

<p>Bu görüntüler Dışişleri Bakanı  Çavuşoğlu'nun ailesine ait değil gazeteci Barış Yarkadaş'ın buna

CHP'nin çamur at stratejisi

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor