• $8,2714
  • €10,0888
  • 488.11
  • 1460.9
15 Haziran 2014 Pazar

Köprü siluetsiz Boğaz’ın adı eski kendi yeni mekânı…

Nüfus artıp, şehir büyüyünce Boğaz’dan anladığımız da yavaş yavaş değişiyor. Geçmiş yıllarda Boğaz simgesi olarak gerdanlığın incileri gibi dizilen! Yalılar gösterilirken son yıllardır ne hikmetse Japonların yaptığı köprüler gösterilmekte. Dolayısıyla popüler mekânlarda köprünün siluetinde olanlar oldu. Ben bu görüşün karşısında olan biri olarak köprü görmeyen Boğaz kıyılarını daha ilham verici bulurum. Hele ki Yeniköy-Tarabya hattı; hem elit profili hem de semt kültürünü birlikte barındırmasıyla ayrı bir huzur verir.

Cafe’den yeni nesil restorana

Yeniköy’ün bir diğer özelliği de 71 adetle İstanbul’daki en çok yalıya ait semt olmasıdır. Bu ‘yalı’ mahallesinde de öyle ‘zırt-pırt’ mekân açılmadığı gibi pek tadilat da yapılmaz. Binaların, mekânların hepsinin ayrı bir ruhu vardır. Şu sıralar semtin en yenisi de aslında eskilerden biri olan Circle. Mualla Hanım Yalısı’nda yaklaşık 15 yıldır hizmette olan mekânı Özdoyuran Ailesi devraldı. Ardından Lara Özdoyuran’ın yaptığı mimari dokunuşlarla eski cafe havasından butik bir restoran halini almış.

Michelin yıldızlı restorandan transfer

Mimari tarzıyla birlikte mönüsünü de yenileyen mekân şu sıralar metropollerde çok popüler olan ‘casual fine-dine’ konseptini uygulamış. Ülkemizde de bazı mekânlar bunu uygulamaya çalışsa da kalifiye personel eksiği nedeniyle pek de muvaffak olamıyorlar. Özdoyuran ailesi bu eksiği bildiği için kendilerine işletme müdürü devşirmişler. Düsseldorf’un michelin yıldızı restoranı Monkey West’in müdürü Nail Gökçeer’i markanın başına getirmişler. Gökçeer müşterilerini, kapıdan içeri girer girmez önü ilikli ceketi, ütüsü bozulmamış pantolonuyla karşılıyor. 15 yıldır Almanya’da yaşamasının da verdiği vatan özlemini bir amaçla dindirmesi kendisine ayrı bir motivasyon kaynağı olmuş. Yine de yerli müşteri dinamiklerinden uzak kaldığı için uyum süresini tamamlayamadığını söyleyebilirim…

Riskli ama başarılı

Mutfağa gelince ise ‘cross-over’ tarzı yani hafif kontra eklemelerle yemekler sunuluyor. Bu riskli bir yöntem olsa da kendilerini geliştirdikleri takdirde fark yaratacakları bir sistem. Başlangıç ve ana yemeklerde bol bol somon kullanılıyor. Bazen pancarla bazen de portakal ekşisiyle size servis ediyorlar. Damakta farklı tat sevenler için önerebilirim. Pizzası ise hamurun kıtırlığı ve kararında pişmesiyle harika! Mönüde pek ön plana çıkarmasalarda kısa sürede bu pizzalar müdavimlerin vazgeçilmezi olur.

Yeni mönünün yıldızları

Biz Türklerin genelinin pek de haz etmediği suşiyi ülkemize getiren ilk markalardan biridir Sushico. Sürekli büyüyüp, şubeleşen marka mönülerinde de sürekli yenilik getirerek kendilerini taze tutarlar. Şu sıralar pek haşır neşir olduğumuz Haziran yağmurlarının olduğu bir akşam markanın Nişantaşı şubesinde bu yeni tatları test etme imkanı buldum. Yeni mönüde benim favorim tartışmasız “Zhu soslu ördek”. Ana mönüde bulunan ekşi soslu somon da bir o kadar başarılı. Bu arada Sushico’cular kardeş ülke Azerbaycan’a da şube açacaklarını müjdelediler. Ağustos sonunda marka Bakü’de Azeriler suşiyi sevdirecek…

İşletme kendinden, kahvaltı anneden…

Bu aralar hep yağmurdan bahsettik. Tatilci büyükşehirlerde sıcaktan bunalmadıkça güneye fazla inmiyor. Dolayısıyla da yaz sezonu mekânlar için 2 hafta kaymış oldu. Bazı markalar ise bu durumu avantaja çevirdi. Türk jet-setinin gözde tatil durağı Türkbükü’nde 2 yıldır başarıyla hizmet veren Onikon Otel iskelesinde bu haftadan itibaren farklı bir konsept uyguluyor. Otelin sahibesi ve işletmecisi Sibel Selah annesi Hesna Hanım’ı ikna ederek iskele ve bahçelerinin olduğu bölümü “Hesna Ana’nın Kahvaltı Bahçesi” olarak hizmete açtı. 4 ay boyunca Anadolu’yu karış karış gezen Sibel Hanım en doğal ve lezzetli ürünleri keşfedip tedarik ağını kurmuş. Doğal ürünler Hesna Ana’nın el hamuruyla birleşince ortaya samimi bir durum çıkacağa benziyor. Daha önce Hesna Hanım’ın yemeklerini yemiş biri olarak bu lezzetleri merakla bekliyorum…

Kazancı’dan döner sürprizi

İşadamlarının yeme-içme sektörüne olan ilgileri artarak devam ediyor. Dünyada önü tıkanan fast-food yemeklerine en büyük alternatif olarak gösterilen ‘döner’ için mevcut markaların dışında yeni yatırım haberlerini sık sık duyuyorum. Geçtiğimiz akşam Burger House Acarkent’in sahibi Cenk Kazancı 42. yaş günü partisinde pasta yerine döner kesip yeni yatırımını dostlarına müjdeledi. Kazancı’nın bu demosunda çedar, közlenmiş biber ve domates soslu dürüm dönerleri gayet başarılı buldum. Kazancı, ortağı Özüm Sönmezalp ile ilk şubeyi Bağdat Caddesi’nde açacak…

<p><strong>KORUYUCU AİLE OLMANIN ŞARTLARI NELERDİR?</strong></p><ul><li>Korucu Aile olmak isteyen ki

Evlatlık edinmek ve koruyucu aile olmak arasında ne fark var?

Süper Lig'in yeni takımı GZT Giresunspor, coşkuyla karşılandı

Galatasaray, Yukatel Denizlispor maçı için şehre geldi

Deniz salyasından gübre, tarım ilacı ve temizlik malzemesi yapacaklar