• $9,5841
  • €11,1351
  • 557.094
  • 1493.4
18 Mayıs 2013 Cumartesi

Çerkez lezzetlerinin değişmez adresi

İstanbul’da gizli kalmış lezzetler değerlendirildiğinde Beyoğlu Fıccın bu listede her zaman yer alır. Her ne kadar kendilerini gizli tutmak isteseler de Çerkez yemekleri yemek isteyenler için daha iyi bir alternatif henüz yok! 

16 yıldır aynı adreste
Fıccın’ın hikâyesi 1997 yılına kadar dayanıyor. Büyük şirketlerde muhasebe işleriyle uğraşan Leyla Kılıç masa başı işlerinin kendisi için sıkıcı olduğunu ve çocukluğundan bu yana hayali olan küçük bir restoran açma fikrini uygulamaya cesaret etmesiyle başlıyor Fıccın efsanesi. 20 metrekarelik ilk dükkânda Kallavi Sokak’ta kuyrukların oluştuğunu, siparişlerin yetişemediği günleri dün gibi anlatıyor Leyla Hanım. Şimdilerde ise Kallavi Sokak’ta 5 tane küçük küçük restoranlardan oluşan Fıccın var. 

Velibah’ı deneyin
Lezzetlere gelince, Çerkez yemeklerinden bahsetmeden olmaz. Hamur işi ağırlıkta olan Çerkez yemeklerinden Fıccın’ın spesiyalleri arasında Velibah başı çekiyor. Görünüşü gözlemeye benzese de Velibah çok farklı. Denemenizi tavsiye ederim. Mantıya benzer bir başka spesiyal ise Ghabın. Leyla Hanım’ın kendi buluşu olan bu yemeğin tescili de Fıccın’a ait. Bir de mekânın ismini aldığı ‘fıccın’ var tabi ki… Osetçe de etli ekmek anlamına gelen fıccın 2 kat hamur arasında hazırlanıyor. Leyla Hanım meşrubat olarak misafirlerine kendi hazırladığı üzüm şırasını öneriyor.

Ünlü müdavimleri vazgeçemiyor
Fıccın’ın gizli lezzetlerini keşfetmiş birçok tanınmış isim de var. Ressam Fikret Otyam, eski meclis başkanımız Hüsamettin Cindoruk. Sezen Aksu, Mehmet Aslantuğ, Azra Akın, M. Ali Alabora, İlber Ortaylı gibi birçok isim mekânın müdavimi olmuş durumda. Hatta Fatih Akın, İstanbul’da bulunduğu zaman oturduğu yer çok yakın olan Fıccın’dan çıkmıyormuş. Uzun lafın kısası hamur işi hafif lezzetleri seviyorsanız Çerkez mutfağını mutlaka duymuşsunuzdur. Fıccın, bu lezzetleri İstanbul’da tadabileceğiniz en iyi Çerkez restoranlarının başında geliyor.

Gülmek’in yeni durağı Tappo!
Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi’nin en yeni mekânı Tappo açılır açılmaz caddenin en popüler noktalarından biri oldu. Bunun en büyük sebebi ise işletmecisi Onur Gülmek. Gülmek,  Discorium ve Levent Mojito gibi birçok mekânı efsane yapmıştı diyebiliriz. Ama hiçbir zaman akşamüstü barı tarzında bir mekânda yer almamıştı. Ben kendisine neredeyse 10 yıldır bu tarz bir mekânda çalışmasını tavsiye etsem de gece kulüplerinde yakaladığı başarı ona bir lanet gibi yapıştı. Bir mekânı bıraktığında hemen bir diğeri aklını çeldi. Bence artık kendisi için en doğru lokasyonda en doğru konseptte yer alıyor. 

Melda Tuna’dan sürpriz atıştırmalar
Tappo’nun başarısı sadece Onur’la bağlantılı değil. Geçtiğimiz yıl W Hotel’de yaptığı partilerle rüştünü ispat eden Çağla Gürsoy ve Şamdan’ın sahibi Mehmet Tuna’nın kızı Melda Tuna, Tappo’da tamamlayıcı unsurlar. Özellikle Melda Tuna’nın hazırladığı ara-sıcaklar harika. Asian beef, kremalı yengeç ve somon roll’u mutlaka denemeniz gerek. Melda Tuna ileride babasından aldığı bayrağı çok daha ileriye taşıyabileceğini bu çalışmalarıyla göstermiş.
Tappo şu sıralar eğlence dünyasında trend olan akşam üstü barı ve eğlence öncesi son durak olmayı hedefler gibi duruyor. İşletme kadrosu, lokasyonu ve hizmet kalitesiyle bu hedeflerini tutturacaklarına eminim. Tek dezavantaj yaz sezonunda Nişantaşı popülâsyonundaki düşüş olacaktır…

Fat Burger’ın yatırımı Kuveytlilerden
Yeme-içme sektöründe lüks yabancı markalarının ülkemize akın akın gelmesinin yanı-sıra birçok fast-food konsept de İstanbul’da şubeleşiyor. Geçtiğimiz haftalarda Shake Shack’ın Kuveyt’li Shaya Grup tarafından Türkiye’ye girdiğini ve ilk şubesinin İstinye Park’da açılacağını yazmıştım. Şimdi ise bir başka hamburger devi ‘Fat Burger’ Bağdat Caddesi, Erenköy bölgesinde hizmete giriyor. Fat Burger, Los Angeles’da Hollywood’un ilk önemli olduğu yıllarda kurulup. 65 yılda uzakdoğu ve asya bölgesine yayılmıştı. Fat Burger’ı, Shake Shack’da olduğu gibi Kuveyt merkezli bir şirket olan Inthishar’ın yeme-içme iştirakının getirdiğini öğrendim. McDonalds ve Burger King neredeyse 20 yıldır sektörde rakipsizdi. Sanırım rekabet bu yıl kızışacak…

Sektörün sosyal medya sorunsalı…
Yeme-içme ve eğlence sektöründe bulunan kişilerin, birbirlerine olan eleştirilerini sosyal medyadan yapmalarını hep yanlış bulmuşumdur. Aynı çatı altında iş yaptıkları bu sektörde sorunları kendi içlerinde yapıcı eleştiriler ile çözmeleri gerektiğine inanırım. Bazı işletmeciler buna dikkat etse de bazıları bu konuda acımasız olabiliyor. Elio’nun şefi Batuhan Piatti’nin Lucca’nın tuvaletini çektiği çirkin fotoğrafı twitter’da paylaşmasını hâlâ unutamıyorum. Bu kadar sert olmasa da buna benzer bir olay geçtiğimiz hafta gözüme çarptı. Richie’nin işletmecisi Kalust Şalcıoğlu gittiği İstinye Park Armani Cafe’de yaşadığı olayı twitter’da 200 binden fazla takipçisiyle paylaşmış. Mönüde bulunan ve sipariş ettiği milföyle yapılan tatlı uzun bir süre getirilmemiş ve servis personeli milföy bittiği için tatlının hazırlanamayacağı açıklamasını yaparak yerine Panna Cotta yemesini önermiş. Panna Cotta’nın fotoğrafıyla bu açıklamayı paylaşan Kalust Bey’i arayıp görüşlerimi paylaştım. Kendisi bunu yapmayı tercih etmediğini fakat servis personelinin “kendilerini haklı gören” tavırları karşısında kızarak, sosyal medyadan paylaştığını belirtti. Her ne kadar haklı olsa da bu şikâyetini sosyal medya yerine restoranın işletmecisiyle paylaşsa daha doğru olacağını düşünüyorum!

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Düzce'nin 1830 rakımlı Kardüz Yaylası'na kar yağdı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı