• $7,5296
  • €9,0211
  • 409.585
  • 1538.04
07 Nisan 2011 Perşembe

Türkiye'nin en önemli küçük gazetesi

Türk gazete okuru önemsemiyor olabilir, ama Radikal'in Ankara Temsilcisi Murat Yetkin basındaki en önemli koltuklardan birine oturdu önceki gün: Hürriyet Daily News gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni oldu.
Evet, Daily News tirajı az olan bir gazete. Bırakın ortalama gazete okurlarını, pek çok köşe yazarının gazete takımında bile yer almıyor. Ne yalan söyleyeyim, bazen bu gazetenin varlığını bile unutuyorum.
Ama bu gazeteyi sayıları az olsa da önemli bir 'elit' okuyor.
Yabancı kaynaklar. Türkiye'de ne olup ne bittiğine dair haberdar olmak isteyen ve dilimizi konuşmayanlar. Büyükelçiler, gazeteciler, diplomatlar. Dolayısıyla Türkiye'nin aile sırlarını dünyaya anlatmak için en önemli mecra.
Cengiz Çandar gibilerinin bütün enerjilerini yabancı gazetecilerle, diplomatlarla sosyalleşmeye ayırması kendi keyfinden ya da turizm elçiliğinden değil herhalde; İngilizce iletişim boş bırakılan ama çok önemli bir iktidar alanıdır.
Doğan Grubu neden yıllar önce bu işe kalkıştı, neden zamanında Uzanlar bile İngilizce gazete çıkardı sanıyorsunuz?
Ancak ne yazık ki Hürriyet Daily News son birkaç yılda, Türkiye'nin en ilginç dönemince bu topraklarda olan biteni tam olarak yansıtma konusunda iyi bir sınav vermedi. Önce Eyüp Can'ın yönetiminde, ardından da David Judson'la beraber gerçekte olan biteni halının altına süpüren bir tavrı vardı.
Hani, bazı gazeteler yandaş olmakla eleştirilir ya...
Hürriyet Daily News tam anlamıyla gizli yandaştı. Türkiye'de muhalefetin sesine yer vermeyen, hükümeti eleştirmekten çekinen, basın özgürlüğü gibi konularda çok korkak tavır alan, Ergenekon davasında objektif olmayan bir gazeteydi. Korumaya çalıştığı dengenin altında ezildi ve 'liberallerin bülteni' oluverdi.
Bu gibi gazetelerde başka basın organlarından yapılan alıntılar da önem taşır. Çünkü bu alıntılar da basının genel havası hakkında dışarıya genel bir fikir verir. Hürriyet Daily News bu konuda da kendine göre 'seçiciydi' maalesef; Türk basınının çok okunan (ve tamamı muhalif) yazarları görmezden gelinir ve liberaller bol bol ağırlanırdı sayfalarında. Aynı şekilde dışarıdan alınan yorum yazılarında da benzer bir motif göze çarpardı.
Ne yalan söyleyeyim, Türkiye'de olan biten hakkında dış dünyanın bu kadar geç uyanmasının, özellikle basın özgürlüğü konusunda Batı'dan yıllarca ses yükselmemesinin, yabancı gazetecilerin genellikle Türkiye hakkında olumlu bir portre çizmesinde Hürriyet Daily News'ün de payı vardır.
Murat Yetkin'in şu anda bu göreve gelmesi çok sevindirici. Bir kere bu gazetede geçmişte görev yapmış biri. Dahası, yıllardır Ankara'da görev yapıyor. Son birkaç yılda Ankara temsilcileri kulübünde epey 'yalnız' kalmıştı. Çünkü taraf, yandaş olmayı reddediyor, Başbakan'dan başka Ankara temsilcileri gibi 'Beyefendi' diye bahsetmiyor ve sadece gazetecilikte ısrar ediyordu.
Hiç kimse Murat Yetkin'i bir tarafa çekemez, bir grubun, bir görüşün içine dahil etmeye  kalkamaz. Onun için sadece gazeteci denebilir. Gazetecilik yapanlar günümüzde ne yazık ki azınlıkta artık...
Bir okur olarak Hürriyet Daily News'dan beklentim de tıpkı Yetkin'in yaptığı gibi gazetecilikte ısrar etmesi. Herhangi bir tarafta yer alması, bir pozisyon belirlemesi gerekmiyor. Elbette bir Sözcü, Cumhuriyet olamaz Daily News. Olmamalı da. Ama bir Star, Yeni Şafak da olmamalı.
Bazen sadece olan biteni en  yalın haliyle aktarmak bile yeterli. Haber gizlemek, gazete sayfalarına olduğundan farklı yansıtmak da basının son yıllarda geliştirdiği  reflekslerden biri olur.
Umarım Daily News'daki değişim ufak da olsa 'basın açılımı' konusunda bir adımdır.

Engin Ardıç'a
1. Fena yakalandın, şimdi kelime oyunu yaparak kendini kurtarma. Bak, senin de bilmediklerin var. Hem de utanç verici derecede basit konuları bilmiyorsun.
2. Zamanında ne kadar doğru söylemişim: Gerçekten yeteri kadar liberal değilsin; sadece avamsın. Ve sanırım yaşlandıkça da bir faşiste dönüşüyorsun.
3. Bana 'Kötüsün' diyorsun. Peki... En azından karaktersiz değilim.
4. Kafan sadece 'oraya' çalışıyor, bir daha Paris'e gitmeden ara da birkaç adres vereyim. Biliyorsun, Paris'i senden daha iyi bilirim.

Rezil mi vezir mi
James Franco'yu keşfetme konusunda kendi kendimi öncü ilan edebilirim. 'Milk' filminde bir erkekle öpüştükten sonra bir söyleşide 'Nesini yadırgayacağım, Sean Penn bile öpüştükten sonra bana itiraz düşer mi' demişti. Hemen sonra Allen Ginsberg'i oynadığı 'Howl'da izledim Franco'yu. Ve 'Bu çocukta iş var' diye mimledim.
Öncüyüm diyorum ya, abartmıyorum. Benden aylar sonra Amerika'da bir James Franco patlaması yaşandı. Bir anda günümüzün en büyük yıldızı muamelesi yapılmaya başlandı.
New York Magazine geçen yaz 'Bu James Franco gerçek mi' diye bir kapak konusu hazırladı: Dört ayrı üniversitede yüksek lisans yapan, pembe dizide oynayan, film yöneten, öykü kitabı yazan, 'performans sanatçısı' olarak adını duyuran bu aktör her alanda kendinden konuşturmaya başladı.
Kısa sürede o kadar ünlendi ki Oscar töreninde sunucu bile oldu.
Ama her şey de o andan itibaren yokuş aşağı gitmeye başladı. Oscar performansı rezildi, çok dalga geçildi.
Daha da kötüsü, kendisini eleştirenlere twitter'da verdiği çocuksu tepkilerdi. Herkesin hayranlıkla bakmaya başladığı Franco kendi kendinin karikatürüne dönüşüverdi bir anda.
Geçen hafta twitter'a veda etti. Zaten çok kısa süre önce yazmaya başlamıştı; genelde de saçma sapan fotoğraflar koyuyordu. Millet de durmadan dalga geçiyordu. Bir anlamda twitter'ın şamar oğlanına döndü. Baktı ki karizma çiziliyor, duruma uyandı ve hemen hesabını kapattı.
Bu aslında bir sosyal medya dersi: Twitter ve Facebook adamı vezir de eder, rezil de.
James Franco'nun durumu ne yazık ki ikincisi oldu. Basın sizi ne kadar abartırsa abartsın, istediğiniz kadar film çekseniz, kitap yazsanız da arada filtre olmadan insanlarla iletişime giriyorsanız buna dayanıklı olmakta fayda var.

***
Bu yazımı Hıncal Abi'ye adıyorum. Onu twitter konusunda bilgilendirmeye devam edeceğim.

<p>Bomba arama köpekleri 'Ban' ve 'Tim', Barış Pınarı bölgesindeki sivil halka yönelik büyük bir sal

Barış Pınarı bölgesinde 'Ban' ve 'Tim' büyük saldırıyı önledi

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi