• $8,5108
  • €10,2914
  • 498.365
  • 1441.33
22 Mart 2011 Salı

Kürtleri Meclis dışına itme oyunu

Öneri Tarhan Erdem'den geliyor. Önümüzdeki seçimlere BDP'nin bağımsız adaylarla değil de parti olarak girmesinden yana. BDP parti olarak girerse ilk kez barajı geçebilme ihtimali varmış.
İşi hesaba da dökmüş
Erdem...
Kendisini Kürt olarak tanımlayanların sayısı toplam seçmenin yüzde 15'i kadarmış. Yani 7 milyonun üstünde... Alevi Kürtlerin oylarını CHP'ye vereceğine kesin gözüyle bakmış, geriye kalan 5.5 milyon Kürt oyunu da BDP'nin alması gerekirmiş.
Ne güzel, ne kolay hesap değil mi?
Beş buçuk milyon Kürt seçmenini homojen, monoblok olarak gör. BDP'yle politikaları bağdaşmayan, BDP'yi solda gören, yıllarca merkez sağ partilere, şimdi de AKP'ye yakınlık duyan Kürt seçmenin bir anda BDP'ye yöneleceğini varsay. Bir de buna BDP'ye oy veren 'Kürt olmayanların oyları' eklenecek...
Çocuk mu kandırıyor?
Erdem BDP'ye 'Seçime bağımsız girmeyin' önerisini 50 yıllık gözlemlerine ve yaptırdığı araştırmalara dayanarak söylüyormuş.
Oysa Kürtlerin, Meclis'e girebilmek için bağımsız seçilme formülünü bulmadan önce seçimlere girdiklerinde aldıkları oylar ortada. Her seferinde baraja takıldıkları için zaten bu bağımsız formülü buldular, zar zor da grup çıkartacak kadar milletvekili çıkartıyorlar.
Dahası, yıllarca merkezdeki siyasi partileri protesto etmek isteyen Kürt olmayan seçmen de tepki oyunu Kürt partilere vermişti. Bugünün 'Yetmez ama Evet'çileri dün DEP, HADEP gibi partileri destekliyorlardı. Ne yazık ki onların oyu da birkaç binden daha fazla değil...
Erdem'in 50 yıllık birikimi neden BDP'nin şimdi barajı geçebileceğine dair somut hiçbir veri koymuyor ortaya. Tek dayanağı Türkiye'nin dört bir yanına yayılmış Kürt kökenli seçmenler. Ama dediğim gibi onları 'tek' saymanın dışında da tezini güçlendirecek herhangi bir altyapısı yok.
Ama Tarhan Erdem ısrarcı.
Bu ısrarının altında da iyi bir niyet yattığını düşünmek çok zor.
Hatta Kürtlerin Meclis dışına itilmesinin fikri altyapısını hazırlayarak AKP'ye en büyük danışmanlık hizmetini yapıyor. Belli ki seçim öncesi yine bir tezgah kuruluyor.
Bugüne kadar 2012 seçimlerinde MHP'nin barajın altında kalacağı hesap ediliyordu. Seçimden sonra üç partili bir Meclis oluşacağı beklentisi var: AKP, CHP ve BDP.
BDP'nin Cumhuriyet Halk Partisi'yle seçim işbirliği yapmaya hevesli olduğu bir sır değil. Ayrıca, MHP'nin barajı geçmesi durumunda AKP'nin Meclis'teki yüzde 50 çoğunluğa ulaşma hesabı da bozulmuş olacak.
Belli ki 'AKP'den çok AKP'yi düşünen' Tarhan Erdem işi hiç şansa, matematiğe bırakma taraftarı değil.
Doğrudan, BDP'nin safdışı kalması için uğraşıyor. MHP de barajın altında kalırsa AKP'nin ve Tarhan Erdem'in gönlünden geçen olacak.
Bu basit tezgahı rakamlara bulandırarak akademik bir hava katmaya çalışıyor ki belki birileri aldanır diye...
Ne diyeyim...
Şirket sahibi Tarhan Erdem AKP'ye iş yapmadıklarını açıklamıştı. Bu kadarı amme hizmeti demek ki...
Bedavaya bu kadar çok çalışıyorsa, bugüne kadarki ve bundan sonraki katkıları için yüklü bir çeki hak ediyor demektir.

Yanılmışım
- MUSTAFA AKYOL'un tıpkı babası gibi 'softa kafalı' sahte bir demokrat olduğunu düşünüyordum. Son zamanlardaki yazılarına bakıyorum, beni şaşırtıyor. Özellikle Ergenekon konusunda körü körüne yandaşlık yapmıyor, ikna olmadığını söylüyor, kuşku duyuyor, tereddüt ediyor.

- İSMET BERKAN'ın Hürriyet'e olmayacağını düşünüyordum... Parçalı yazı formatının ona uymayacağını... Dahası, Hürriyet'in onu kabul etmeyeceğini zannediyordum... Fakat son zamanlarda dikkatimi çekiyor, bayağı bayağı okuyorum. Bence iyi oldu.

- NURAY MERT bir türlü Hürriyet'te olmadı, yerini yadırgadı. Milliyet'e geçince 'Tam yerini buldu' diye geçirdim aklımdan. Ama bakıyorum, bir türlü Radikal'deki havasını yakalayamadı hala. Milliyet'teki yazar enflasyonu arasında kayboldu.

Şaka gibi
Duymuşsunuzdur, Cumhuriyet'in mizah ekinde Aliye Kavaf'la ilgili bir espri var: 'Saygımızdan dolayı, Hüseyin Üzmez'i Kadınlar Günü'nde değil bir gün sonra saldık' diye...
Asıl komik olan bu espri değil.
Aliye Kavaf'ın Cumhuriyet'e tekzip yollaması. Tepesinde nal gibi mizah eki olduğu yazılı bir sayfadaki haberi okuyup ciddiye alması.
Herhangi birisi değil Kavaf, bu ülkenin bakanı. Okuduğunu bile anlamıyorsa...
Kimler tarafından yönetildiğimizi bilelim.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı