• $ 5,7449
  • € 6,3531
  • 271.886
  • 105380
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Bu yazının hesabını kim verecek

Kemal Kılıçdaroğlu'na çağrıda bulunuyor, 'Sen en iyisi karından boşan' diyor bir de kendisine adaylar gösteriyor. Bu yazıyı alıntılayan dinci haber siteleri de 'Gandi'ye gelin adayları' diye foto galeriler hazırlıyorlar...

Ne tesadüf; yine bir başka Sabah çalışanı olan Salih Memecan'ın Kemal Kılıçdaroğlu'nu 'dansöz' olarak çizdiği animasyondan sadece birkaç gün sonrasına denk düşüyor Ardıç'ın yazısı. Büyük tepki çeken bu karikatür kadar Engin Ardıç'ın da yazısının tartışılacağı ortada.

İkisinin de zaten istedikleri bu...
İkisi de artık o kadar demode ve merak edilmez oldular ki, böylesi ucuz taktiklerle kendilerinden bahsettirmek istiyorlar. İnternet sitelerinin neyin üzerine atlayacağını, nasıl gündeme geleceklerini hesaplayacak kadar kurnazlar sonuçta.

Böylece yaranmak istedikleri mercilere, iktidara daha kolay ulaşacaklar. 'Bakın Başbakanım bizde başka ne numaralar var' diye kendilerini saray sahnesine atıvermiş olacaklar bir anda...

Bu ucuz numaraları, taktikleri sanki bilmiyoruz. İkisinin de bu kadar çirkinleşmesi hesapsız değil.

Engin Ardıç'ın yazısıyla ilgili hiç 'Aynısını sıkıyorsa Başbakan'a yönelt' meselesine girmeyeceğim. Onun da gücünün tıpkı Memecan gibi buna yetmeyeceğini, cesaret edemeyeceğini biliyorum.
Onu tanıyorum ve bu yazıyı yazarken kafasından neyin geçtiğini de aşağı yukarı tahmin ediyorum...

Eminim o da bu yazının ne kadar ayıp olduğunun farkında bir kere... Ama bile bile yazıyor. Çünkü buna ihtiyacı var, kendince gövde gösterisi yapıyor.
Düzeyi olabildiğince düşürerek 'Oktay Ekşi yazamaz ama ben yazarım, bana kimse dokunamaz' mesajı vermeye çalışıyor. Ekşi'nin istifasından sonra 'küfürbaz yazarlar' tartışmaya açıldı, gözler de ilk olarak kendisine çevrildi ya... İnadına dozu arttırıyor, inadına etik diyenlere meydan okuyor.
Üstelik Oktay Ekşi'nin 'Analarını da satarlar' cümlesi terazide onunla kıyaslandığında hafif kalır. Oktay Ekşi hiç değilse bir zihniyetten bahsediyor, isim vermiyor ve hatasını kabul edip özür diliyordu. Kaldı ki, Hakkı Devrim önceki gün hepimize bir gazetecilik dersi vererek çok basit bir şey yapmış: Sözlüğe bakmış ve 'anasını satmak' deyiminin ne anlama geldiğini açıklamış.

Emin olun, 'Karından boşan ve bu kadınlardan biriyle evlen' demekten ve ilk başta o kadınların, ardından da çocuğunu bile evlendirmiş bir aile babasının onuruyla oynamaktan çok daha hafif.

Diyorum ya ama Engin Ardıç bütün bunları biliyor...
Rövanş hırsı gözünü döndürmüş... Bunca yıllık birikimine, kalemine bakıyorum da ne yazık, ne çocuksu dikkat çekme çabaları bunlar demekten başka bir şey gelmiyor içimden...
Keşke bilse bütün bunlara ihtiyacı olmadığını... Bilse, hiç değilse tarihe bütün çarpıklıklarına rağmen 'iyi yazar' olarak kalırdı. Artık böyle bir ihtimal de yok, kendi kendini yok etti.

Dostluk kaçak inşaat tanımaz
Sevan Nişanyan'ı biliyorsunuz... Dil üzerine yazıları, Cumhuriyet rejimini eleştiren kitaplarından ziyade şöhretinin asıl sebebi eski eşinin kafasından aşağı bir kavanoz dışkı boşaltması. Ondan evvel de Şirince'de izinsiz restorasyon yaptığı gerekçesiyle 10 ay hapis yatmıştı.
Yani asıl sabıkası kaçak inşaattan.
Ancak 'gecekonducunun' entelektüeli söz konusu olduğunda kahraman oluyor.

Nişanyan şimdi de yine kaçak inşaatla bir gözetleme kulesi dikmiş. Bu kaçak inşaatını da marifetmiş gibi özel açılışla kamuoyuna duyurmuş.
Kulenin açılışı Radikal gazetesine de haber olmuş dün.
Hem de Nişanyan'ı koruyan, kollayan, kaçak inşaatın lehine bir tonda sunulmuş haber...

Aynı Radikal daha geçen haftalarda 'Beyoğlu elden gidiyor' diye kaçak inşaata duyarlı bir gazete olduğunun altını çizmemiş miydi? Demirören AVM'ye adeta savaş açtılar.
Ancak baktım ki dün Nişanyan'ı koruyup kolluyorlar.
Sebebini anlamak çok uzun sürmedi.
Radikal'in yayın yönetmeni Eyüp Can ne kadar iyi bir gazete yaptıklarını anlattığı kompozisyonunda kendisine gelen bir tebrik mesajından bahsediyor. Sevan Nişanyan 'Ne güzel gazete yapıyorsun' diye mesaj atmış meğerse.

Bu mesajı yollamak Radikal'de Nişanyan'a yol-su-elektrik olarak değil, lehine bir haber olarak dönmüş sanırım.


Tarhan Erdem beni ikna etmedi

Araştırmacı Tarhan Erdem kendisinin sürekli ekranlara çıkıp CHP aleyhinde konuşmasını eleştirdiğim yazıma bir açıklama yolladı. Özetle, CHP eleştirilerinin motivasyonunun ne bu partide zamanında siyaset yapmasıyla, ne de AKP'ye iş yapmasıyla ilgili olduğunu söylüyor.

Önce Erdem'in açıklamaları...
- Ben CHP'de, ocak yönetim kurulu üyeliğinden genel sekreterliğe kadar hemen hemen ne kadar koltuk varsa, hepsine üyelerin ve delegelerin oylarıyla seçildim. 

- (1999'un Temmuz'u 2000'in Ekim ayları) arasında Genel Sekreter olarak görev yaptım. Üye yazımlarının yenilenmesi ve parti kütüğünün yürürlüğe konulması çalışmaları, siyasal tarihimiz için önemli adım olmuştur. Yeni tüzük tasarısının müzakeresi için toplantıya davet edilen 30 Eylül Kurultayı, Genel Başkan seçimine dönüştü. Biz kaybettik, Deniz Bey (Baykal) seçildi.  Kurultaydan 8 ay sonra dört arkadaşımla birlikte 'Son aylardaki gelişmeler CHP'nin yapısını değiştirme çabalarının sonuçsuz kalacağını kanıtlamıştır. Halkımızın beklediği yeni ve bugünkü partilerden farklı, toplumcu bir partinin kurulmasını yararlı görmekteyiz' diye yazarak partiden ayrıldık. Bugün de geçerliliğini koruyan bu istifa yazısı; yazınız içinde bana atfettiğiniz düşünce ve duygulara sahip olmadığımı göstermektedir. 
- Hayatımda, CHP'ye karşı olmam için hiçbir neden yoktur; içinde bulunduğum süre içinde CHP bana hep şeref ve onur vermiştir; ben de ona naçiz emeğimi ve bilgimi katmaya çalıştım. On yıldır hiçbir partiye kayıtlı değilim.

- 'Bulduğum yeni müşteri' meselesi ise, sizin de inanmak istediğiniz uydurmadır. Bizim profesyonel işimiz kamuoyu araştırmacılığı. Eğer AK Parti bir gün KONDA'dan araştırma isterse, teklif veririz, anlaşabilirsek yaparız. Şimdiye kadar bir istek gelmedi, bizim de kimseden iş isteme adetimiz yoktur! Şimdi de hiçbir parti müşterimiz değildir. 

Tarhan Erdem'e yanıtı için teşekkür ediyorum. Kendisine tek bir şey söyleyeceğim: Bir gün ekranlarda CHP aleyhinde söylediklerinin onda birini AKP için söylerse, bir gün AKP'yi eleştirirse kendisinin 'adil' ve 'eşit mesafede' bir yorumcu olduğuna inanacağım.

<p>Khloe´nin Instagram´da paylaştığı videoda aile, dışarıda sofradayken birbirlerine yemek dolu taba

Kardashian´ların Sofra Kavgası Tepki Çekti!

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Dünyanın en sağlıklı şehirleri arasına Türkiye'den 5 yer!

Trabzon'da bir aracın yakıt deposunda 100 kilo 650 gram kaçak bal ele geçirildi