• $8,442
  • €10,2031
  • 492.578
  • 1441.33
17 Mart 2011 Perşembe

Bu belgeleri kim servis etti

Eğer hapse girmeselerdi odatv.com'un iki genç yöneticisi WikiLeaks'in Türkiye ayağı hakkında bir kitap yazacaktı. Bir yandan belgeleri çeviriyorlar, bir yandan da henüz sızdırılmayanları bulmak için uğraşıyorlardı. Ne yazık ki bu proje de operasyonla beraber rafa kalktı...

WikiLeaks kitabının odatv.com tarafından hazırlandığını kamuoyuna Sözcü'nün Ankara temsilcisi Saygı Öztürk duyurdu. Bu haberle beraber de odatv.com'a yönelik itibarsızlaştırma kampanyasına bir de bu eklendi.
İslamcı basın, onların uzantısı tetikçi web sitelerinde bir dezenformasyon kampanyası başladı: Bu belgeleri parayla satın aldılar, kesin bir İsrail parmağı var, karanlık odacılar vs...
İş öyle garip bir noktaya geldi ki, dinlemeye takılan konuşmalar da bağlamından koparılarak bir komplo çerçevesinde sunulur oldu.
Mesela, siteye İsrail'den katkıda bulunan bir yazar WikiLeaks'in kendi sitesinde bir belge görüyor, sitenin yöneticilerini arıyor, uyarıyor, 'Gördünüz mü' diyor. Kamuya açık bir site sonuçta, her gün yeni belge yayınlanıyor. Tesadüfen Türk basınından önce görmüş ve arkadaşlarına söylemiş. Bu konuşma İsrail komplosunun kanıtı olarak yorumlanıyor... Bu kadar uçuk iddialar, gerisini düşünün.
Dün, Taraf gazetesi Julian Assange'la anlaştıklarını ve WikiLeaks'in Türkiye hakkındaki belgelerini yayımlayacaklarını duyurdu. Günlerdir sarsıcı bir haberin anonsunu veriyorlardı, bombaları bu çıktı.
Hafif bir tebessümle ve takdirle karşıladım bu haberi. Bir kere WikiLeaks belgeleri haber, Julian Assange'la görüşmek, ikna etmek, anlaşmak çok önemli ve iyi gazetecilik. Yasemin Çongar epey zaman önce Washington'da bıraktığı mesleğine geri dönmüş belli ki.
Bir yandan da tebessüm ettim çünkü kendi kendime 'İyi ki Taraf yayınlandı' dedim. Belki en azından komplocular şimdi susar, ayrıntısına hakim olmadıkları konularda spekülasyonlar yapmazlar diye. Ama belli mi olur...
Taraf, WikiLeaks belgelerini filtresiz yayınlayacağını söylüyor. Demek ki hükümet aleyhindeki yazışmaları da basacaklar. Zaten bu iş ilk patladığında 'Başbakan'ın İsviçre'de sekiz banka hesabı var' haberini de yapmışlardı. Çok büyük bir tepkiyle karşılaşınca bu sefer övgüleri ön plana çıkarmaya çalıştılar, ama Ahmet Altan'la hükümetin arası da o zamanlar açıldı.
Belli ki yine başları ağrıyacak... Ama artık iplerin iyice koptuğunu düşündükleri için çekinmiyorlar belli ki.
Motivasyonları ne olursa olsun, fark etmez, gazetecilik yapıyorlar. Üstelik Türkiye'de medyanın yoğun bir baskı altında olduğu ortamda Taraf dışında hiçbir gazete bunları yayımlayamazdı. Taraf'ınki bir 'deli cesareti' başka hiçbir gazetede yok şu anda. Kendilerini 'Türkiye'nin gizli planlarını deşifre eden gazete' olarak sununca da WikiLeaks'in sempatisini kazanmışlardır.
Belgeleri merakla bekliyorum.
Bir o kadar da WikiLeaks belgeleri hakkında odatv.com'u karanlık olmakla suçlayan, bir komplonun parçası haline getiren, hakkında bir sürü mitoloji üretenlerin şimdi Taraf'a nasıl yaklaşacağını...
WikiLeaks ve Taraf arasında hangi komploları üretecekler... 'Bu belgeleri kim servis etti' diyecekler mi...

Yeme bizi Ergun
Dün, yenilenmiş haliyle piyasaya çıkan Star gazetesinde Ergun Babahan'ın köşesinde şu satırlar yer alıyor:
'Medyaya gelince, teknolojiyi bir kenara bırakırsak, maalesef değişimden nasibini alamayan bir kurum olarak kaldı. Yazılısı, görseliyle dünya habercilik standartlarının çok çok gerisinde kaldı. Çıkara dayalı, doğruluğu araştırılmayan haberler, küfre dayalı köşe yazarları egemenliğini sürdürdü. Değişimden nasibini alan siyaset kurumu bugün prestij ve güvenilirlik kazanırken, medya bu alanlarda her geçen gün kan kaybetmeye devam etti. Hala da ediyor. Kendini değiştirecek cesaret ve kararlılığı gösteremiyor.'
Söylediklerinde haklı... Ama bütün bunlardan şikayetçi olan bir gazeteciye şunu hatırlatmak gerekmez mi:
'Sen medyanın çürüdüğü, kirlendiği, kendini yenileyemediği dönemin başlı başına sorumlularından biri değil misin? Yıllarca bu medya düzeninde Genel Yayın Yönetmenliği, yöneticilik yapmadın mı? Bu yıllarda neden bir tek devrime imza atmadın, neden basına damganı vurmadın, neden bu kadar şikayetçisin de değiştirmek için uğraşmadın?'
Sorduğum sorunun yanıtını da biliyorum.
Çünkü Ergun Babahan kötü gazeteci. Hep kötü gazeteciydi, hala da kötü gazeteci.
O kadar kötü ki, yazdığı gazetenin yenilenmiş haliyle piyasaya çıktığı gün köşesinde 'Yarından itibaren yenilikleri göreceksiniz' diyor. Kendi gazetesinin farkında değil.

Adnan Şenses formülü
Hala düşündükçe gülerim, magazin basınında bir aralar sık sık Adnan Şenses'in müziği bırakmasına dair haberler çıkardı. Üç-dört ayda bir Şenses jübile konseri verir, habire müziği bırakacağını açıklar ama bir türlü bu veda gerçekleşmezdi. Birkaç sene Türkiye Şenses'in vedasıyla oyalandı, ama o veda hiçbir zaman gerçekleşmedi...
Ardından bir de Hagi'nin futbolu bırakması haberi vardır hiç unutmadığım. Onun da 'önümüzdeki günlerde' futbolu bırakacağı, son maçına çıkacağı haberleri yazıldı durdu. Kim bilir kaç tane 'veda maçına' çıkmıştır Hagi... Bir türlü söylendiği gibi futbolu bırakmadı.
Birkaç yıldır dikkat ediyorum, yandaş basından bazı gazetecilerin de mesleği bıraktığına dair haberler çıkıyor. Bunlar televizyonlara çıkıp açıklıyorlar ya da köşelerinde 'veda yazıları' kaleme alıyorlar. Aylardır, haftalardır sürüyor bu... Veda ettiğini zannettiğiniz biri hala köşesinde kalıyor, hala yazmaya devam ediyor.
Hiçbir itirazım yok, hiç kimsenin mesleğinde de gözüm yok.
Sadece kafam karışıyor ve bilmek istiyorum: Bu insanlar veda etti mi etmedi mi?

<p>Akşam Gazetesi Spor Müdürü Kenan Karcı Süper Lig'de tüm  merak edilenleri Ezgi Aşık'a anlattı.</p

Süper Lig'de şampiyon kim olur?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor