• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
14 Aralık 2010 Salı

Bu aralar biraz Trabzonluyum

- Şenol Güneş, Türk futbolunu 'dünya üçüncülüğüne' getirmesine rağmen Türk futbol baronlarına yaranamadığı için...

- Beşiktaş'ın başındayken Mustafa Denizli yüzünden ne kadar Beşiktaşlı olduysam, şimdi de Şenol Güneş sayesinde Trabzonsporlu olduğumdan...

- Hala 'Karizması yok' diyenlere Şenol Güneş'in Trabzonspor'u şampiyon yaparak iyi bir ders vermesini istediğim için...

- Şenol Güneş 'makul çoğunluğun', siyaseten doğruculuğun sesi, sol vicdan sahibi olduğu için...

- Futbolda Cemaat'çi olmayanların da başarıya ulaşacağının görülmesi için... Cemaat putunun devrilmesi için...

- Şampiyonluk halinde 'Anadolu'da kaplan Avrupa'da kedi' bir yerel takımdansa Trabzonspor'un dünya futbolunda bir şekilde kendinden bahsettirebileceğine inandığım için...

- Trabzon'un başarıya, coşkuya, şampiyonluğa olan 'açlığının' Trabzonspor'la giderilebileceği için...

- Son yıllarda algımıza hep Rahip Santoro cinayeti ya da O.S. ile andığımız, faşizmin, şiddetin, öfkenin kenti olarak kazınan Trabzon'un rahat bir nefes alması için...

- Daha evvel şampiyonluğu basiretinin bağlandığı bir taktiksel hatayla kıl payı kaçırdığı ve süreç engellendiği için...

- Fatih Terim putunu bir kez devirmesi için...

- Sessiz ve derinden, medya gazı olmadan da başarılı olduğunun gösterilmesi için...

- Trabzonspor'un hocası 'Türk filmlerini izlediğimde gözlerim yaşarıyor' diyecek kadar naif olduğu için...

- Bir basın toplantısında Şenol Güneş'in 'Bana çocukluğumu geri verin başka bir şey istemiyorum' demesi aklımdan hiç çıkmadığından...

- Şiir bilen teknik direktörlere ihtiyacımız olduğu için...

Aman 'Bizanslı Tayfun' unutulmasın
Mehmet Ali Birand '32.Gün'ün 25. yılını kutladı geçen hafta. Bu 25 yılda gazetecilik adına çok şey yaptı '32. Gün' ama Birand da bu program üzerinden kendisini epey geliştirdi: Yapım şirketi, şirketlere yüksek parayla yapılan belgeseller, onlara bulunan sponsorlar, kanallara program satış işlerini epey ilerletti. Kutlama gecesine de bir cep telefonu şebekesi sponsor olmuş...

Pek çok görkemli konuk arasında hiç kimsenin Tayfun Akgüner'den bahsetmemesi dikkatimi çekti... Acaba davet edilmedi mi? Unutuldu mu? Ya da oradaydı ama hiç kimse fark etmedi mi?

Oysa o gece Tayfun Akgüner onur konuğu olarak ağırlanmalıydı... '32.Gün' bugünlere geldiyse ne Can Dündar, ne Deniz Arman'dır mimarı... Asıl kahraman Tayfun Akgüner'dir...
Hafızasızlığa yenik düşmeyelim...

'Bizanslı Tayfun' adıyla bilinen Akgüner TRT'de Mehmet Ali Birand'ın yolsuzluk yapıp, dolandırıcılıktan ceza aldığı dönemin genel müdürüydü... Ve Birand'a soruşturma açılmaması için o kadar çok çaba harcamıştı ki...

Birand açılan iki davanın birinden mahkum olmuş, 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Açılan ikinci yolsuzluk davası ise Tayfun Akgüner'in dosyaları geciktirmesi nedeniyle zamanaşımından düşmüştü...
Haksız mıyım Bizanslı Tayfun'un onurlandırılması gerektiğini düşünmekle!


CHP'nin krizi meydanın beklentisi
Bütün medya ve AKP hafta sonu kurultaya gidecek olan CHP'nin karışmasını bekliyor. Bir yandan Deniz Baykal cephesi kaşınıyor, bir yandan 'Önder Sav'la ittifak' üzerinde duruluyor... En acı tarafı, Kemal Kılıçdaroğlu'na bu süreçte herkesin akıl vermesi...
Bütün bu tartışmalara rağmen Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'blok' listeyle çıkacağı haberi giderek doğruluk kazanıyor... İtirazların çok cılız kalacağı, bu blok listenin de CHP'deki yeni yönetimin iktidarını tescilleyeceği hesaplanıyor.

Listeyi Kemal Kılıçdaroğlu'nun bizzat hazırlayacağı da beklentiler arasında...
Tabii bu şekilde gürültüsüz, kavgasız bir CHP hiç kimsenin işine gelmiyor. Ne de olsa sakin CHP'nin rating'i yok!
Göreceğiz...
Blok liste gerçekleşirse kriz sadece medya beklentisi olmaktan çıkacak ama.
Zira geçen kurultayda oluşan Parti Meclisi listesi hiç kimseyi tatmin etmemişti. Neredeyse 'Partinin önünden geçenin PM'ye girdiği' aceleci, sıradan, pek parıltılı isimlerden oluşmayan cılız bir yönetim oluşmuştu CHP'de...
Bu isimlerin bir kısmının üzeri yüzde yüz çizilecek... Ekranlara çıkan, CHP adına konuşup tepki toplayanlar mesela...
Bakalım Kılıçdaroğlu'nun kırmızı kalemi vaktini Anadolu'da çalışmaktansa 'Bebek'te üç-beş tur atarım' diyenlerin de üzerini çizecek mi?
Zira Kılıçdaroğlu'nun seçime kadar tahammül edemediği tek şey tembellik.


Gwyneth mi Uma mı?
Tabii ki Gwyneth Paltrow... Ama bu bir 'Hangisi daha güzel' tartışması değil, sadece dün bahsettiğim 'Büyük Umutlar'da Ethan Hawke'la başrolü oynayan oyuncunun adı. Dün bile bile 'Ethan Hawke'la Uma Thurman'ın başrolünde oynadığı' diye aptalca bir hata yapmışım. Galiba bir dönem evli olmaları kafamı karıştırdı... Her neyse... Düzeltirim...

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi