• $8,3672
  • €10,234
  • 502.297
  • 1459.57
02 Mayıs 2014 Cuma

Bir reklam kuşağı tadında Medcezir

The O.C.’yi hiç izlememiş biri olarak oldukça keyifli bir dizi olduğunu söyleyebilirim Medcezir’in. Orijinalini bilmem ama bizdeki cast kesinlikle iyi seçilmiş. Barış Falay, Can Gürzap, Taner Ölmez ve Mine Tugay kusursuz tercihler. Hikaye de güzel olunca izleniyor ister istemez. Gelin görün ki, dizi dizi olmaktan uzaklaşıyor bir süredir. Geniş bir reklam kuşağı izler gibiyiz. Dizilerin, programların içerisine yerleştirilen reklamlar bir süredir hayatımızda. Dozunda yapılanlar amaca ulaşırken doz aşımı olanlar tuhaf görüntülere sebep oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde yaklaşık 200 bin euro’luk bir cipe binen Mira, yapılan sponsorluk anlaşması sonrası o cipin neredeyse 10’da biri ederinde orta sınıf bir otomobile, son model premium bir spor otomobile binen Orkun’un ise yine orta sınıf başka bir otomobile terfi (!) ettiğini izledik. Milyon dolarlık ailelerin mantıktan uzak tercihleriydi bunlar. Şimdi son dönemdeki bölümleri bir aklımızdan geçirelim. Fazlasıyla gözümüzü çıkaracak reklam hareketlerini… Herkesin aynı marka telefon kullanıyor olması ve her bölümde bu ürünlerin gözümüze sokulması, yapılan sponsorluk uğruna hayatın olağan akışından uzak otomobil seçimleri, okulda dönen geyikler arasında Vodafone Freezone konserleri, dünyaca ünlü Jamal Hammadi’nin bile bir şampuan markasının reklamı amacıyla 5 dakika girip göründüğü bir dizi... Sizce de biraz abartılmıyor mu?

Oluyor, olacak..!

90’lardaki popülerlik zaman içinde yerini saçmalamaya bıraktı pop müzikte… İstisnalar hariç ‘çöp’ zamanlar yaşadık. Son birkaç yıldır deri değiştiriyoruz. Bir nevi yeniden doğuş bu. Yeni kuşak, finansal problemlere rağmen inanılmaz keyifli işler yapıyor. Geçen gün fark ettim telefonumdaki şarkıların çoğunun yeni isimlerin eserleri olduğunu… Ulusal basın tarafından çoğu zaman yok sayılan, sayfalarda ‘hak ettiği’ kadar yer bulamayan isimler onlar… Herkes onları dinlese de, henüz ‘haber değeri’ olmadığı düşünülen isimler… Topuna ‘no-name’ dediklerimiz… Onlar yılmıyor, işlerini her seferinde daha iyi yapıp, kendi yollarını kendileri açıyor. Merve Özbey, Levent Dörter, Cansu, İrem Derici, Emre Kaya ve diğerleri… Siz yürüyün, biz izliyoruz ve her şeyin farkındayız. Oluyor, olacak…

1 saat 15 dakika süren mutluluk

Evet, belki size sonsuz mutluluğun sırrını veremem ama hayatınızın 1 saat 15 dakikasını keyifli geçirmeniz için bir tavsiyede bulunabilirim. Önceki gece Sahne Beşiktaş’ta Haluk Özenç’i izledim. Özenç aslında tanıdık bir sima ve o tanıdık simanın geçmişi oldukça ilgi çekici. 'Tatlı Hayat’tan 'Aslı ile Kerem’e, 'Acemi Cadı’dan 'İstanbul’un Altınları’na kadar birçok önemli projenin senaryolarında imzası var. Şimdi televizyon ve sinema dünyasında geçirdiği 15 yılın keyifli bir özetini sahnede anlatıyor izleyicilerine. Cem Yılmaz, Gülse Birsel, Acun Ilıcalı gibi isimlerin kulaklarını çınlatıyor, ‘looser’lığını ise müthiş bir dehayla sahneliyor. Sistemin saçmalığına ve ‘kurallarına’ dair düşündüren tespitleri var. Ben çok keyif aldım. Belki izlemek istersiniz…

<p class='MSONORMAL'>'DÜNYADA 2 MİLYAR İNSAN BÖCEKLERİ BESİN OLARAK TÜKETİYOR'</p><p class='M

Gelecekte nelerle besleneceğiz?

Bakımı yasak maymun koruma altına alındı

Milli Savunma Bakanı Akar, Libya Görev Grup Komutanlığını ziyaret etti

Sümela Manastırı'nın saklı şapeli için restorasyon çalışması başlatılıyor