• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
29 Ocak 2015 Perşembe

Kıdem tazminatında fon sorunu çözer mi?

Kıdem tazminatı hakkı, işçilerin aynı işverene bağlı olarak belirli bir süre çalışmaları ve emeklerini bu işverene sunmaları karşılığında ve ancak belirli şekillerde iş sözleşmesinin sonlanması halinde ödenen bir tazminat. Yani işten çıkan veya çıkartılan bütün işçiler kıdem tazminatı alamıyorlar. Askere giden erkek işçiler, evlendikten sonra 1 yıl içerisinde işinden istifa eden kadın işçiler, 8.9.1999’dan önce çalışmaya başlayıp 15 yıl 3600 gün sigortalılık süresini dolduran işçiler, işveren tarafından belirli nedenler dışında işten çıkartılan işçiler kıdem tazminatına hak kazanıyorlar. Ancak işverenler çoğu kez işçilerine kıdem tazminatı ödememek için istifa dilekçesi almak, feshi istifa gibi göstermek yollarına başvuruyorlar. Böyle olunca da işçiler kıdem tazminatına hak kazanamıyorlar. Ayrıca kıdem tazminatı alabilmek için en az 1 yıl çalışmış olma zorunluluğu var. Pek çok işveren 10. veya 11. ayda işçilerini çıkartarak kıdem tazminatı hakkının doğmasını engelliyor. Yani kıdem tazminatı alabilmek işçiler için çok kolay değil.

Kıdem tazminatının fona dönüştürülmesi ve işçilerinin tamamının kıdem tazminatı hakkına kavuşması son derece yerinde. Fakat sorun mevcut haklardan geriye adım atılması.

Asıl sorun hak kaybı

Kıdem tazminatı hakkı her 1 yıllık çalışma karşılığında 30 günlük brüt ücret tutarında tazminat öngörüyor. Kıdem tazminatı fona dönüştürülürse her 1 yıllık çalışma için 12 ila 15 günlük bir ücretin ödenmesi planlanıyor. İşçi tarafının eleştirileri bu noktada başlıyor. Mevcut haklardan geriye adım atılmasını genel grev nedeni sayacağını ifade eden işçi tarafı bu konuda çok net. Dolayısıyla bu konuda işçi tarafının mutabakatı alınmadan herhangi bir adım atılması çalışma hayatının olumsuz etkileyecektir. Mevcut haklardan geri adım atılmadan yani 1 yıllık kıdem karşılığında 30 günlük ücreti koruyan bir kıdem tazminatı fonu çalışma hayatının bu hassas konusunu çözüme kavuşturacaktır.

81 milyar TL para birikti

Başbakan’ın açıkladığı eylem planını en önemli maddelerinden bir tanesi işsizlik sigortasından yararlanma koşullarının esnetilmesi ve daha fazla kişinin işsizlik sigortasından yararlanmasının sağlanması. Aralık 2014 itibarıyla işsizlik sigortası fonunda 81 milyar TL para bulunuyor. Mart 2002’den Aralık 2014’e kadar işsizlik sigortasından maaş alan kişilere ödenen rakam ise 8 milyar 437 milyon. Yani fondaki paranın yalnızca yüzde 10. Ayrıca işsizlerin de yalnızca yüzde 8,5’u işsizlik sigortasından yararlanabilir durumda.
OECD ülkelerine bakıldığında son 2 yılda 1 yıl prim ödemiş olmanın işsizlik sigortasından yararlanmak için yeterli olduğunu görüyoruz. Diğer yandan sigortadan maaş alma süresinin de ortalama 12 ay civarında olduğu görülüyor. Ülkemizde ise hem prim ödeme koşulu ağır, hem de işsizlik sigortasından en fazla 10 ay yararlanılabiliyor. Bunun yerine işsizlik sigortasından daha uzun süre yararlanmanın mümkün olduğu fakat işsizlik maaşı alınan süre uzadıkça maaşın azaldığı bir sistem daha etkin olabilir. Diğer yandan işsizlik sigortasından bağlanan maaşın Yunanistan’dan sonra en düşük olduğu ülke Türkiye. Yani fonda biriken parayı daha fazla işsize ve daha yüksek miktarda bağlayabiliriz.

Gençler de yararlanmalı

İşsizlik sigortası konusunda bir düzenleme yapılırken mutlaka işgücü piyasasına ilk kez girecek gençlerin göz önünde bulundurulması gerekiyor. Mezun olduktan sonra iş bulamayan ve bu nedenle mağdur olan gençlerimiz işsizlik sigortasına prim de ödemedikleri için işsizlik sigortasından yararlanamıyorlar.

Esnek çalışma müzakere edilmeli

Davutoğlu’nun açıkladığı eylem planının önemli bölümlerinden bir tanesi de esnek çalışmanın yaygınlaştırılması. Bu konu işgücü piyasasının hassas meselelerinden bir tanesi. Özellikle özel istihdam büroları ile geçici iş ilişkisinin kurulmasının sağlanması konusunda geçmişte atılan adımlar sonuçsuz kalmıştı. Bu nedenle esnek çalışma mutlaka sosyal taraflarla müzakere edilerek düzenlenmeli ve bu konuda atılacak adımlar dikkatle planlanmalı. Esnek çalışma sosyal korumayla birlikte hayata geçirilebilirse hem işsizliği çözer, hem çalışma sürelerini kısaltır. Fakat sosyal koruma mekanizmaları hayata geçirilmeden planlanacak esnek çalışma modelleri yoksulluk ve sosyal güvenlik hakkından mahrumiyet doğurur.

<p>Duygu Gecü Yüzseven'in sunduğu Sağlık Raporu programında Prof. Dr. Gürkan Arıkan sağlıklı doğumda

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare oluyor?

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!