• $28,9374
  • €31,5404
  • 1897.7
  • 7948.6
27 Temmuz 2023 Perşembe

Türkiye'nin yumuşak gücü: Türk dizileri

Kolombiya'da Türkçe kurslarına kaydolmak için sıraya girenler... Yunanistan'da Osmanlı dönem dizileri yayınlandığında televizyon ekranı başına yığılanlar... İstanbul'da düğün yapmak için servet harcayan Pakistanlı ve Hintliler... Venezuela'da Ertuğrul Gazi kostümleri ile dolaşanlar... Hayatında hiç Türkiye'ye gelmemiş olmalarına ve Türk kimliğiyle bir ilgileri olmamalarına rağmen sizinle Türkçe konuşanlar...

Son 20 yılda Türk dizilerinin büyük bir yükselişi ile karşı karşıyayız. Türk dizi sektörü önce kendi kültürel hinterlandı diyebileceğimiz Türk dünyası, Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslarda büyük rağbet gören dizilere imza attı sonra da bütün dünyaya dizi ihraç eder hâle geldi. O kadar ki, Türkiye, ABD'den sonra dünyanın en çok dizi ihraç eden ikinci ülkesi konumuna yükseldi. Bu, yakın zamana kadar kendi ülkesi dışında bir dizisini veya sinema filmini bile pek duyuramamış bir ülke olan Türkiye için kuşkusuz tarihi bir kültürel atılım.

Bu sadece ekonomik boyutu ile değerlendirilebilecek herhangi bir ihracat konusu da değil. Çünkü kültürel üretimin bilhassa da sinema ve dizi sektörünün ülkeler ve devletler için nasıl bir yumuşak güç unsuru olarak fonksiyon gördüğünü iyi biliyoruz. Elbette bu noktada da akıllara hemen Hollywood örneği geliyor.

Hollywood bilindiği üzere ABD politikasıyla ve ABD'nin kültürel elitlerinin çıkarlarıyla paralel üretim yapan bir merkezdir. ABD'nin yumuşak gücü olarak işlev görür ve yer yer ABD'nin sert gücünden bile daha etkili bir silahtır. Hem kendi iç kamuoyunu hem de dünya kamuoyunu yönlendirmede çok uzun yıllardan beri büyük bir Amerikan aparatı olarak iş görmektedir. Soğuk Savaş sürecinde de 11 Eylül sonrasında da ABD tarafından en ön cepheye koşulması tesadüf değildir.

İşte bu noktada dünyanın her yerinde izleyici toplayan Türk dizileri Türkiye'nin yumuşak gücü olma bakımından önemli bir potansiyeli bünyesinde barındırıyor. Peki, Türkiye bu potansiyeli ne kadar kullanabiliyor? İşte bu noktada Türk dizilerinin önemli bir kısmının tüm ihracat ve reyting başarısına rağmen Türkiye'yi, Türk kimliğini, değerlerini, yaşam tarzını, inanç değerlerini temsil etmede büyük sorunlara sahip olduğunu da görüyoruz. Türkiye'den ziyade İsviçre'de yaşanıyormuş gibi anlatılan hikâyelerden, İslamiyet'in ve Müslümanlığın tamamen dizilerden izole edilmesine ve Türk ailesine karşı açıkça savaş yürütülmesine kadar her türlü oryantalist manzarayı sergileyen dizilerin sayısı az değil. Dahası bazı dizilerde açıkça Türk karşıtlığı yapan, Ermeni, Rum veya PKK iddialarına argüman sağlayacak yapımlara da denk geliniyor. Üstelik yapımcısına, yönetmenine, oyuncularına bakıldığında isimlerin sözde "Türk" isimleri olduğu görünüyor.

Elbette başta TRT olmak üzere bu küresel Batı vesayetine ve onun içimizdeki unsurlarına meydan okuyacak ve bunu da nitelikli bir şekilde yapacak kurumlar da bulunuyor. Nitekim TRT dizilerinin bu hegemonya mücadelesinde büyük bir role sahip durumda.

Neticede siyaset ve ekonominin yanında, milletlerarası mücadele alanlarından biri de kültürdür. Bu mücadele alanında Türk dizileri bu kadar büyük bir potansiyele sahip olmuşken bunu değerlendirmek, en azından bunun üzerine düşünmek, tartışmak gerekiyor. Hem uluslararası ilişkilerde Türkiye'nin yumuşak güç unsuru olması bakımından bir stratejik planlama tartışması yapmak gerekiyor hem de içerikler itibariyle küresel Batı kültürel hegemonyasına ve onun Türkiye'deki uzantısı olan Batıcıların hegemonyasına hizmet edip etmediği üzerinden bir siyasal, sosyolojik ve tarihsel tartışmanın da zamanı gelmiş görünüyor.

İşte tam bu noktada Diplomasi Vakfı Yayınları'ndan çıkan ve 15 akademisyen meslektaşımızla birlikte kaleme aldığımız "Türkiye'nin Yumuşak Gücü: Türk Dizileri" kitabımızın raflardaki yerini aldığını büyük bir mutlulukla ilan etmek isterim.

Böylesine önemli bir konuya dair akademik literatürdeki var olan o büyük boşluğu biraz olsun doldurmaya talip olan kitabın amacına ulaşacağını umarım.

<p>Türkiye'nin önemli kış merkezlerinden Uludağ, kar yağışının başlamasıyla ziyaretçilerini ağırlama

Garip sesler çıkaran tatilci anne ayıyı çileden çıkardı... Saldırı anı kamerada

İşgalci İsrail Gazze Şeridi'ne yardımları engelliyor

Dikkat: 300 bin TL ile 350 bin TL arası! Bu otomobiller adeta kapış kapış gidiyor…

Büyük Merdiven'' 1 Aralık'ta ziyaretçilere açılacak... Antik Mısır eserleri sergilenecek