• $32,2053
  • €35,1156
  • 2500.7
  • 10643.6
10 Ekim 2022 Pazartesi

“Türkiye Yüzyılı” sadece bir slogan mı?

Cumhuriyetin 100. yılına girerken geriye dönüp ilk yüzyıla baktığımızda herhalde ilk gördüğümüz şey bir dünya imparatorluğu kaybetmiş Türk milletinin yaşadığı o büyük travmadır. O travmanın ve kaybetmişlik psikolojisinin neden olduğu kültürel, psikolojik, manevi savrulmalara rağmen ayakta kalmaya, elde kalan küçük vatan toprağını da korumaya çalışan bir devletten ve sanayileşme sürecini kaçırmış, geri kalmışlık içinde debelenen bir toplumdan bahsediyoruz.

Bir yandan istiklal için mücadele edip koruyabildiği vatan toprağında bağımsız bir millet olarak yaşamak, tarihine ve kimliğine yakışır bir şekilde yeniden Türkiye'yi büyük bir Türkiye yapmak isteyen milliyetçi-muhafazakâr ana omurga varken ve bu çoğunluğun ülkeyi yönetmesini engellemek üzere önce çok partili hayata geçilmesi engellenen bir Türkiye... Dünya konjonktürünün baskısıyla demokrasiye geçmek zorunda kaldığında da seçilmiş hükümetleri askerî darbelerle deviren bir küresel vesayet girdabından çıkmak için debelenen bir Türkiye...

Modernleşmenin Batı'nın kılık kıyafetini almakta, kültürel etkisi altına girmekte ve tüm sorunların kaynağını Türklükte, Müslümanlıkta gören müstemleke zihniyetinin tersine modernleşmenin hakiki mekanizmaları olan sanayi, ulaşım altyapısı, tarımsal kalkınma, üniversiteler, okullaşma ve teknoloji üretimi için uğraşan, bunun için de karşısına askerî, ekonomik ve bürokratik vesayeti almaktan çekinmeyen bir millî siyaset anlayışı...

Türkiye'yi herhangi bir üçüncü dünya ülkesi gibi gören, ruhları hayatları boyunca bir Batılı olarak dünyaya gelmemenin ıstırabını yaşayan bir kültürel zümrenin ve uzantısı oldukları küresel Batı vesayetinin tüm askerî darbelerine, ekonomik sabotajlarına, yargı müdahalelerine, sokak kalkışmalarına ve terör örgütlerine rağmen eğilmeyen; bunlarla Türk milletinin büyük bölümünün desteğini alarak mücadele ede ede yüzyılın sonunda ülkesini yeniden büyük bir ülke haline getirmiş bir lider...

Türkiye artık küresel vesayet biçimlerinin hepsini çökertmiş, bölgesinin mutlak lider ülkesi ve hatta küresel krizlerin istikrarlaştırıcı, sorun çözücü gücü olarak yeni yüzyılına giren büyük bir küresel aktör. O kadar ki dünya gıda krizini tahıl koridoru anlaşmasıyla çözen, İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya üye olup olmayacağını belirleyen, Rusya ve Ukrayna'yı aynı masaya oturtabilen bir uluslararası güç...

Daha düne kadar birilerinin bölünüp bölünmeyeceğini bile tartışmaya açtığı Türkiye'den; Libya'ya müdahalede bulunan; Karabağ'ı Azerbaycan'la birlikte işgalden kurtaran, Suriye'nin kuzeyine Türkmen tugaylarıyla birlikte girip ABD'nin sözde PKK devleti projelerini başlarına geçiren bir Türkiye...

Yalnızca kendisini Batı vesayetinden kurtarıp bağımsız, belirleyici bir aktör hâline gelmekle kalmayan; tüm Türk devletlerini de dönüştürüp Rusya, Çin ve ABD'nin baskılarına karşı verdiği destek, cesaret ve özgüvenle yeni yüzyıla girerken Türk Devletler Teşkilatı'nı kurarak güç ve cazibe merkezi hâline getirecek bir Türkiye...

Uzun yıllar boyunca terörle mücadele etmiş, binlerce vatandaşını kaybetmiş bir ülkeden dünyanın en güvenli ülkelerinden biri hâline gelen bir Türkiye...

Pandemide tüm dünyanın sağlık sistemleri birer birer çöker, insanlar solunum cihazı bulamadığı için boğularak hayatını kaybeder, devletler birbirlerinin maskelerini yağmalarken bu görüntülerin hiçbirinin yaşanmadığı; bir sosyal devlet olarak sağlık sistemini dünyaya örnek olacak şekilde başarıyla ayakta tutabilmiş olarak yeni yüzyıla giren bir Türkiye...

Kendi savunma sanayisi ile kara, deniz, hava tüm savunma araç ve silahlarını kendisi üretme yolunda ilerleyen, bu gücüyle caydırıcı bir güç olan Türkiye...

Kendi Mavi Vatanı'nda kendi sondaj gemileriyle doğalgaz ve petrol arayıp bulan ve tüm baskılara rağmen kararlılıkla yeni yüzyılda Türkiye'yi ihtiyaç duyduğu ve hatta ihraç edeceği enerji kaynaklarını çıkarabilecek, ekonomik çağ atlayacak bir Türkiye...

Kendi arabasını üreterek bir rüyayı daha gerçekleştiren, kendi uzay teknolojisini kurma planlarını harekete geçiren ve bir nükleer güç olma yolunda ilerleyen bir Türkiye...

Cumhuriyetin 100. yılına girerken bu büyük değişimi, her biri hayal olan pek çok şeyin gerçek olduğunun görüleceği bu yeni yüzyılı tanımlamak üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve İletişim Başkanlığı'nın 2022 yılı başından beri kullandığı "Türkiye Yüzyılı" kavramı bugün artık bir slogandan öte Türkiye'nin yeni yüzyılının temel vizyonunu tanımlayan bir ana eksene dönüşmüş durumdadır.

<p>Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Müdürlüğü koordinesinde Çorlu İlçe Jandarma Komutanl

Denetimde sürücülere 113 bin lira ceza

Erciyes Dağı eteklerinde açtı! Koparmanın cezası 244 bin TL

Arazi anlaşmazlığında aile meclisinden ölüm çıktı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (18 Mayıs 2024)