• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
15 Ocak 2024 Pazartesi

PKK, etki ajanları ve dezenformasyon terörü

Cumhuriyetimiz kurulalı 100 yıl oldu ama bu 100 yılın 40 yılı PKK terörüne maruz kalmakla, PKK ile mücadeleyle geçti. Çok evladımızı kaybettik, çok acılar çektik.

Kuşkusuz PKK denilen terör örgütü de bir Batı projesiydi ve Batı'nın "şark meselesi"yle, Ortadoğu politikasıyla da doğrudan ilişkiliydi. İşte tam bu nedenle PKK sadece PKK'dan ibaret olmadı. Hem bütün terör örgütleri gibi ideolojik, siyasi, kültürel ve medyatik uzantıları oldu. Hem de bunun çok daha ötesinde Türkiye içindeki tüm Batıcı unsurlar âdeta PKK'nın propaganda unsuru gibi görev aldı.

Bütün bunları "HDP'ye barajı geçirtme" kampanyalarında da eş başkanının yazdığı kâğıt parçalarını roman veya tiyatro eseriymiş gibi pazarlanmasında da mizah dergilerine "melek" gibi tasvir edilerek kapak yapılmasında da PKK sempatizanı akademisyenlerin bildiriler yazmasında da PKK'lı sözde sanatçıların elinin öpülmesinde de gördük.

Dahası PKK'nın sosyal medya veya medya yapılanması gibi çalışan pek çok unsurun da PKK'nın propaganda aparatına döndüğünü uzun süredir görüyoruz. 9 şehit vermemize sebep olan son terör saldırısında da bunu bir kez daha gördük. Devletin açıklamalarını değil PKK'nın propaganda unsurlarını dikkate alan, paylaşan, duyuran, yayan adı sanı belli gazetecileri gördük. Bu gazetecilerin büyük bölümü bunu sürekli, bilinçli ve organik ilişkiler çerçevesinde yapıyor. Bir kısmı da o kadar yıllık gazetecilik tecrübesine rağmen ciddi anlamda bir zekâ sorunu yaşadığı için yapıyor.

Benzer bir durum sosyal medyada da geçerli. PKK'nın sosyal medya araçlarının paylaştığı propagandayı alıp yayanların önemli bir kısmı da yine PKK bağlantılı başka etki ajanları ya da Batı'nın Türkiye'ye yönelik kullandığı FETÖ olmak üzere başka karanlık unsurlar.

Türk devletinin açıklamasını değil terör örgütünün propagandasını veri kabul edenlerin çoktan hiçbir itibarının kalmaması gerekirken maalesef bazı "muhalif" çevrelerden hâlâ prim görmesi de ciddi bir ahlak ve vatanseverlik sorunu. Dahası bazı etki ajanlarının böyle terör saldırılarında da bu son terör saldırısında da oynadığı rol biraz daha örtülü ve dolaylı.

Öfkeli bir dille yazılmış bir paylaşım yapıp sanki teröre kızgınmış gibi bir dille yazılan ama bilerek, kasten öfkenin adresini manipüle edenlerden bahsediyorum. Sosyal medyada böyle terör saldırıları ile ilgili paylaşım yapanların öfkesini hangi adrese yönelttiğine dikkat edin. Öfkesini terör örgütü PKK yerine devlete, mültecilere veya başka yerlere yöneltip dikkati dağıtanlar etki ajanlarıdır, PKK ile aynı amaç için çalışıyordur.

Terör örgütlerinin terör faaliyetleriyle ulaşmak istediği esas amaç saldırdıkları ülkenin, toplumun kamuoyunda yılgınlık oluşturmaktır. Hem terör faaliyetleri hem de etki ajanları vasıtasıyla oluşturmak istedikleri kaosla, tartışmalarla kamuoyunun terörle mücadele azmini, kararlılığını düşürmek; diz çöktürerek terör örgütünün taleplerini kabul ettirmeye çalışırlar.

Son terör saldırısından sonra piyasaya çıkıp "evlatlarımızın Irak'ta ne işi var" diyenler de şehitlerimizin aileleriyle ilgili birtakım dezenformasyon yapıp öfkenin adresini terör örgütünden alıp dağıtmaya çalışanlar da masum değiller. Hududu beklememeyi, sınırdan teröristlerin gelip geçmesini, ülke içinde bitmiş terörü tekrar canlandıracak yolu açmayı tavsiye etmelerinin iyi niyetle açıklanabilir tarafı yok. Üstelik Türkiye'nin sınır ötesinde terörü kaynağında vurmasının nasıl da örgütü çökerttiğini, Türkiye'yi (terörizm bağlamında) en güvenli ülkelerden biri hâline getirdiğini görmek gerekiyor.

Bu noktada İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin önemli bir görevi yerine getirmeye devam ettiğini de söylemek gerekiyor. Neticede dezenformasyon da terörizmin dijital boyutunda önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Her gördüğümüz şeyi iyi niyetli bile olsa önüne arkasına ve en önemlisi amacına bakmadan paylaşmamak, etkileşim deliliğine kapılmamak gerekiyor. Unutmamak gerekiyor ki cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşeniyor.

Dahası millî meselelerde, terörle mücadelede karamsarlık yaymak, yılgınlık oluşturmak, mücadele azmini düşürmek isteyenlere karşı uyanık olmak gerekiyor. Mücadele zamanında karamsarlık yaymak bozgunculuktur. Millî meselelerde mücadele sırasında bozgunculuk yapmak da ihanettir.

<p>Denizli'deki suç örgütü operasyonunda yakalanan 21 şüpheliden 17'si tutuklandı. </p><p>İl Emniyet

Suç örgütüne yönelik operasyon: 17 kişi tutuklandı

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi

Park halindeki araçta ceset bulundu! İstanbul Bahçelievler'de dehşet