• $33,1952
  • €36,0226
  • 2551
  • 11156.2
8 Ağustos 2022 Pazartesi

Kosova'da Batı- Rusya-Türkiye denklemi

11 Eylül 2010:

Türkiye'nin "12 Dev Adam"la basketbolda fırtına gibi estiği yıllar... Dünya Basketbol Şampiyonası'nda yarı finalde Türkiye dünya basketbolunun devi Sırbistan'la karşılaşıyor. Sırplar favori. Neticede çekişmeli ve gergin geçen maçın son saniyelerine Sırbistan önde gidiyor. Sırplar maçı kazanmak üzereyken Kerem Tunçeri son saniyede basketi atıyor ve Türkiye maçı kazanıyor.

Maç sadece Türkiye'de büyük bir sevinç yaratmıyor. Türk milletinin Balkanlar'daki devamı olan Balkan Türkleri, Arnavutlar ve Boşnaklar da Kosova'da Mitrovica kentini ikiye ayıran İbre Nehri'nin üzerindeki köprüde hem "Türkiye" tezahüratlarıyla kutlama yapmak hem de nehrin karşı kıyısındaki topraklara fiilî olarak hâkim olmuş Sırplarla alay etmek için toplanıyor. Bunun üzerine Sırp tarafında sirenler çalınıyor ve Sırpların da toplanmasıyla çatışma çıkıyor. Sonuçta araya Barış Gücü askerleri giriyor ama birçok kişi yaralanıyor...

BUGÜN

Balkanlar'da gerilimin yeniden tırmandığını, bunun da özellikle Ukrayna Savaşı sonrası Balkanlar'ın da bir Rusya-Batı mücadele sahasına dönüşeceğini çeşitli vesilelerle bu köşede tartıştık. Genelde bu tartışmalarda ağırlık Bosna üzerindeyken, başta Sırp lider Milorad Dodik olmak üzere Bosnalı Sırpların Rus kışkırtmasıyla Avrupa'nın yanı başında yeni bir ayrılıkçılık dalgasına kapılması sonrası tedirgin bir şekilde Bosna'da bir kıvılcımın çakılması beklenirken haberler Kosova'dan geldi.

Kosova'nın kuzeyinde, İbre Nehri'nin kuzeyinde Kosova Devleti'nin egemenliğini tanımayan ve uygulatmayan Kosovalı Sırplara karşı Kurti Başbakanlığındaki Kosova Hükümeti harekete geçerek pasaportlarını, araç plakalarını bile Kosova'dan değil, Sırbistan'dan alan Kosovalı Sırplara bunları Kosova'dan almalarını zorunlu tutma kararı aldı. Sonrasında İbre Nehri'nin kuzeyinde sirenler yine çaldı ve bölgede hâkim olan Sırp paramiliter gruplar köprüde barikatları kurup geçişleri engelledi.

İbre Nehri, Kosova Cumhuriyeti ile her ne kadar resmiyette Kosova'ya bağlı olsa da fiilî olarak bölgeye hâkim olan Sırpları ayıran bir sınır konumunda. Bu nehir sadece Arnavut çoğunluk ile Sırpların sınırı değil, bir anlamda Batı ile Rusya'nın da sınırı konumunda.

Bir süredir Ukrayna'da sıkışmış gibi görünen Rusya hem kendi kontrolündeki Bosnalı Sırplar hem de Kosovalı Sırplar vasıtasıyla bölgede yeni fiilî Donetsk ve Lugansk bölgeleri yaratarak kendisi için bölgeye müdahale zemini oluşturmaya çalışıyor ve Ukrayna Savaşı'yla ABD yanında hizalanmış Avrupa'yı hemen yanı başında tehdit edecek bir silaha sahip olmak istiyor.

TÜRKİYE

Geçtiğimiz aylarda Bosna'da Sırp aşırıcı lider Dodik'in çeşitli girişimleri sonrası onu defalarca çağırıp kontrol altında kalmasını bizzat sağlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan yine üst üste Arnavutluk Lideri Rama ve Kosova Lideri Osmani ile de görüşmüş hem bu isimleri Türkiye'de ağırlamış hem de ülkelere resmî ziyarette bulunarak Balkanlar'daki Arnavutların Türkiye'nin bir parçası olduğunu vurgulamıştı.

Yine aynı şekilde Rusya ile olan sıkı ve tarihsel ilişkilerini korurken Batı'ya da kapısını kapatmayan tam bir denge siyasetçisi olan Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile de bu liderler diplomasisini başarılı bir şekilde yürüten Erdoğan bölgedeki tüm aktörlere bir şekilde etki edebilmeyi başardı.

Bu başarılı politika ile Türkiye hem bölgedeki barış ve istikrarı sağlamada; hem sorunların büyük krizlere dönüşme ihtimaline karşı ön alan (Fahrettin Altun hocanın kavramıyla söylersek) bir istikrarlaştırıcı güç olarak dünyanın çeşitli sorun alanlarında ve en son tahıl koridorunda oynadığı rolün bir benzerini Balkanlar'da da oynadığını göstermiş oldu.

Bitirmeden şunu da eklemek isterim: Balkanlar ile ilgili konuşurken son zamanlarda Batılı kaynakların "Güneydoğu Avrupa" gibi bir kavram üzerinden konuşmaya başladıkları görülüyor. Balkanlar kelimesini kullanmak istemeyişleri Balkan kelimesinin Türkçe olmasından ve Balkanlar'daki Türk tarihini, etkisini, gücünü hatırlatmasından kaynaklanıyor.

Başkalarının kavramlarıyla değil de kendi kavramlarını üretip bunu hegemonik hâle getirebilenler yani söylemi belirleyenler başarılı olabilirler. Büyük milletler de işte dil, söylem ve kavramlar üzerindeki mücadelede ancak kendi kavramlarıyla başarılı olurlar. Biz de kendi kavramlarımızı üretmeli, mevcut kavramlarımıza sahip çıkmalı, söylemi, dili belirleyebilme iradesini göstermeliyiz.

<p>Esenköy beldesinde kıyıların ve açıklarında çok sıkılıkla görülen yunuslar bu kez drone ile kamer

Yalova'da ortaya çıktılar... Görsel şölen böyle görüntülendi

Ticaret Bakanlığı ekipleri İstanbul'da market ve restoranları denetledi

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50'nci yılı! TCG Anadolu Gemisi geçit törenine hazır

Kastamonu'da şaşırtan olay! Söğüt ağacının gövdesinde kiraz ağacı büyüdü