• $32,1914
  • €34,9822
  • 2505.74
  • 10895.3
17 Ekim 2022 Pazartesi

Kazakistan'ın nüfusu neden az?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kazakistan'ın başkenti Astana'ya yaptığı ziyaret herhangi bir devlet başkanının başka bir ülkeye yaptığı resmî ziyaretin çok ötesindeydi. Kazakistan'a yapılan bu ziyaretin estirdiği rüzgâr aslında 2 yıldır tüm Türk dünyasında Karabağ Zaferi'nin estirdiği rüzgârın bir devamı. Nitekim o rüzgârın etkisiyle Türk Devletler Teşkilatı kurulmuştu. Yine aynı rüzgârın hızını kesmek için Kazakistan, Özbekistan içeriden karıştırılmak istenmiş; Kırgızistan'ın üzerine de Tacikistan salınmıştı.

Astana'daki bir kafede otururken sosyal medyaya baktığımda Türkiye'deki bazı klişelerin tekrarlandığı gözüme çarptı:

"Kazaklar Türklüklerini kaybetmiş" diyordu biri. Bir diğeri "pek camiye falan da gitmiyorlar" diye yazıyordu.

1930'larla birlikte Türkiye'deki resmî ideolojinin tarih ve kültür politikası bir yandan "Araplar bizi arkadan vurdu" anlatısıyla Türkiye'yi Ortadoğu'dan çeken; 1000 yıldır Türklerin yönettiği Ortadoğu'yu İngilizlere teslim eden bir netice ortaya çıkarmıştı. Diğer yandan da "biz kadim Anadolu halkıyız, Hitit, Sümer torunuyuz" türü bir anlayışla Türklüğü Turan'dan koparacak bir kültür ve tarih politikasıyla Türkistan coğrafyasıyla olan ilgisini kesmiş; o toprakları Rusların kaderine terk etmişti.

Tıp doktoru Reşit Galip'in 1932'deki Türk Tarih Kongresi'nde inşa ettiği bu anlatıya itiraz eden ve kendisi de Başkurdistan'dan kaçıp Türkiye'ye sığınan büyük tarihçi Zeki Velidi Togan'a da büyük baskı yapılmıştı. Daha önce Rus hapishanelerinden kaçmış olan büyük tarihçi ve Türk milliyetçisi Togan şimdi de son hür Türk toprağı Türkiye'den gitmek zorunda kalacaktı. Bu rezalete itiraz edip "Zeki Velidi'nin Öğrencileri Olmakla İftihar Ederiz" diye bir protesto telgrafı çeken asistanı Nihal Atsız da üniversiteden atılacaktı.

Türkiye'nin kendisini Batı'ya kabul ettirmek istediği hem Türk hem de İslam coğrafyasına sırtını döndüğü yıllarda Kazakistan'da yaşanan hadiseler ise Türkiye'de pek bilinmiyor.

19. yüzyılda ağırlaşan Rus istilalarına karşı Kazak Türkleri şiddetli direniş göstermişti. Savaşlar kaybedilse de bağımsızlık ruhu hiç sönmemişti. Çarlık dönemini bitiren 1917 Bolşevik Devrimi sırasında Kazak ve Kırgız milliyetçilerin kurduğu Alaş Orda Hareketi tarihe geçmiş, Rus hâkimiyeti altındaki tüm Turan halklarının birliğini savunmuştu. "Ulu atam bahadır Türk'tür" diye başlayan marşlarıyla Alaş Hareketi Kızıl Ordu tarafından mağlup edilmişti.

Ruslar Kazak Türklerinin mücadele gücünü hiç unutmamış, o nedenle de özellikle bölgedeki Türklük ve İslamiyet ruhunu imha etmeyi amaçlayan sistematik bir Ruslaştırma ve ateistleştirme politikası yürürlüğe koymuştu. Bir yandan savaşlarda Kazaklar ön cepheye sürülüyor, diğer yandan 25 bin milliyetçi kurşuna diziliyor ve Kazakistan Sovyetler'in nükleer deneme sahası olarak kullanılmaya başlanıyordu. Ama Kazaklara yapılan esas soykırımı dünya tarihinde çok az görülecek bir yöntemle yapacaklardı.

Kazaklar hâlâ büyük oranda göçebe yaşamaya devam ediyorlardı. Savaşçı özelliklerini ve millî kimliklerini yok etmek için Ruslar onları kolektivizasyon denilen bir politikayla zorla yerleşik hayata geçirdi. Sonrasında kasten Kazakistan'daki hem tarımsal ürün hem de hayvan sayısı büyük oranda azaltılmaya, üretim düşürülmeye, üretilen gıda Kazakistan dışına gönderilmeye başlanmıştı. Ruslar sistematik bir açlık icat etmişler ve Kazak nüfusunun yarısını yok etmişlerdi. İşte bugün bu nedenle Türkiye'nin dört katı toprağa sahip Kazakistan'da sadece 12 milyon Kazak Türkü yaşamaktadır.

Dilleri, kültürleri yasaklanan; eğitimli elitleri katledilen Kazakların dini de hedefteydi: Bölgedeki camilerin hemen hemen hepsi kapatılıyor, ahır veya depo yapılarak bölgedeki İslamiyet'in izleri de yok edilmek isteniyordu.

Yani sonuç olarak 200 yıldır Rus istilalarıyla, soykırımlarıyla karşılaşmış Kazaklara ve tüm Türk dünyasına bu tarz klişeleri sarf etmek büyük haksızlık. Hem de o zaman "dönüp de kendinize bakın" dediklerinde ne diyeceksiniz?

Tarih boyu hiç işgal edilmemiş Anadolu Türklerinin bir bölümünün özellikle de malum elitlerinin nasıl kültürel Batı müstemlekesi hâline geldiğini ve mankurtlaştığını sorsalar, ne cevap vereceksiniz?

<p>Kadıköy'de ağızlıksız gezdirilen Pitbull cinsi köpek, sokak kedisine saldırdı. Kedi uzun çabalar

Kadıköy'de Pitbull dehşeti

Kayseri'de kamyonetler çarpıştı! 1 kişi yaşamını yitirdi, 4 kişi de yaralandı

''Türkiye'de Yılın Otomobili'' yarışmasının test sürüşleri gerçekleştirildi

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (21 Mayıs 2024)