• $30,9372
  • €33,5987
  • 2012.9
  • 9344.97
7 Aralık 2023 Perşembe

İyi Parti gerçekten bir “Parti” olabilecek mi?

İyi Parti'nin CHP ile ittifak yapmayacağını ilan etmesi birkaç gündür kamuoyunda tartışılıyor. Bu tartışmalara bakıldığında çoğunlukla CHP medyasının "AK Parti'ye seçim kazandıracaksınız" sözleriyle İyi Parti'yi kendilerince linç ettiğini görüyoruz. Sanki İyi Parti ayrı bir parti değilmiş de CHP'nin yan kuruluşuymuş gibi bir tavırla İyi Parti'ye yaklaşan CHP kamuoyunun durumu tuhaf olduğu gibi bir vesayet yaklaşımını da ortaya koyuyor.

İyi Parti üzerindeki bu CHP vesayetinin önemli oranda İyi Parti'yi kuran kadroların henüz MHP'den ayrılmadıkları dönemde bile yaşadıkları kimlik krizi ile ilgili olduğunu önceki yazımda tartışmıştım. Daha MHP bünyesindeyken bile geleneksel Türk milliyetçiliğinin söylemlerinden ziyade CHP ve medyasının söylemleriyle bir muhalefet çizgisi belirlemiş isimler önceki yazımda tartıştığım süreçler neticesinde MHP'den ayrılmış ve İyi Parti'yi kurmuşlardı.

İyi Parti'nin kuruluşundan sonra bu kimlik krizi daha da vahim bir noktaya evrilmişti. Milliyetçiliği âdeta bir yükmüş gibi gören parti-içi tartışmalarla başlayan İyi Parti süreç içerisinde zaman zaman CHP'nin bile bıraktığı bir eskimiş Kemalist retoriği sahiplenen diğer yandan hayatları milliyetçiliğe karşıt olmakla geçmiş bazı liberal-sol danışmanları veya siyasetçileri partinin elitleri hâline getirirken görüldü. Dahası sanki 90'larda dondurulmuş ve bekletilen bir merkez-sağ seçmen varsayımı üzerinden hayali bir seçmen tabanına dönük bir siyaset yapılmaya çalışıldı. Neticede bunların hiçbiri doğal olarak başarılamadı.

Dahası sabah akşam Çözüm Süreci'ni gündeme getirmiş İyi Parti kadroları her seçimde CHP ve onun doğal partneri HDP ile ittifaka boyun eğen bir CHP vesayetinin altına girdi. Türk Dünyası'ndan, Karabağ'dan, Mavi Vatan'dan, PKK ile mücadeleden çok İyi Parti'nin dış politika gündemini CHP ile paralel bir şekilde NATO belirledi.

Türkiye'nin hemen hemen %65'ini oluşturan milliyetçi-muhafazakâr seçmen grubu yerine %35'lik CHP-HDP tabanına oynayan bir parti görüntüsüyle hem kimlik krizini dışa vurdu hem de büyük bir stratejik yanlış yaptı. Neticede altı ay önceki seçimlerde de görüldüğü üzere kendisini Türk milliyetçisi olarak tanımlayan partilerin toplam oyu %25'e yaklaşmış, toplamda hemen hemen seçmenin yarısını milliyetçi seçmenler oluşturmuşken İyi Parti'nin %9'da kalması hem bu kimlik ve konumlanma krizinin hem de CHP vesayeti ile oluşmuş HDP ile ittifakın da bir faturasıydı.

İşte bütün bu vaziyetin geç de olsa İyi Parti tarafından fark edildiği görülüyor. İyi Parti'nin tüm o büyük iddialara, yüksek beklentilere rağmen bir partiden ziyade CHP'nin yan kuruluşu konumundan çıkamaması artık İyi Parti diye bir partinin varlığını tartışmalı hâle getirecek bir noktaya gelmişti.

Bu nedenle İyi Parti seçimlere "hür ve müstakil" gireceğini ilan ederek aslında CHP "manda ve himaye"si nedeniyle içine düştüğü hürriyet sorununu kerhen itiraf etmiş ve bu sorunu bertaraf etmek için de çok mühim bir adım atmış oldu.

Ne kadar geç olsa da yine de İyi Parti için her şey bitmiş değil. CHP ile ittifak yapmayacağını açıklayarak kendisine bir kimlik ve konumlanma belirler, milliyetçi-muhafazakâr tabana hitap eden bir partiye dönüşebilir, milliyetçi bir dış ve iç politika takip ederse işte o zaman hâlâ İyi Parti için gerçekten bir "parti" olma gibi bir şansı olacaktır.

<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine E

Çöpe atılan her şey sanata dönüştü

Kulağakaçan böcekleri neden evlere gelir? İşte onlardan kurtulmanın yolları…

ABD dergisi açıkladı! Türk Hava Kuvvetleri Almanya, İngiltere ve Fransa gibi ülkeleri geride bıraktı | 2024 yılı güncel liste...

Apple'dan pirinç uyarısı! Binlerce liranız çöpe gidebilir