• $28,9371
  • €31,3443
  • 1889.4
  • 8087.24
14 Ağustos 2023 Pazartesi

İyi Parti CHP vesayetinden kurtulabilecek mi?

Bu köşeyi takip edenler 14 Mayıs Seçimleri'nden önce Türkiye'de milliyetçiliğin yükseldiğini ve bunun sandıkta da görüleceğini birkaç defa yazdığımı hatırlayacaktır. Nitekim seçim sonuçlarında kendilerini doğrudan milliyetçi olarak tanımlayan partilerin toplamı %25'e yaklaşmış, buna AK Parti'ye oy veren geniş milliyetçi seçmen tabanı da eklendiğinde oran %40'ı aşacak hâle gelmişti. Gerçi ben hâlâ bu neticenin ve milliyetçiliğin yükselişinin ne siyasetçiler ne akademisyenler ne de entelektüeller tarafından yeterince ele alındığını düşünmüyorum ama bu ayrı bir yazının konusu.

İşte Türk milliyetçiliğinin bu kadar yükseldiği bir siyasal ve toplumsal atmosferde milliyetçi partilerin ne yaptığı da tartışmaya değer hâle geliyor. Kuşkusuz Türk milliyetçiliği denildiğinde akla gelen ilk parti Milliyetçi Hareket Partisi. Başta kamuoyu araştırmacısı kılığındaki operasyonel unsurlar olmak üzere her türlü sistematik saldırıya rağmen seçimin galipleri arasında yer alan MHP için çok fazla tartışılacak bir durum yok.

Ama aynı şeyi MHP'nin milliyetçiliğini beğenmeyip yeni bir milliyetçi parti kurma iddiasıyla yola çıkanların oluşturduğu ve her iki genel seçimde de %10'u geçemeyen, desteklediği Cumhurbaşkanı adayı iki defa yenilen, yerel seçimde bir tane bile il belediyesi kazanamayan İyi Parti için söylemek mümkün değil. Seçim sonuçları itibarıyla ortada büyük bir hayal kırıklığı olduğu ortada. Lâkin tek hayal kırıklığı seçim sonuçlarındaki hezimetten kaynaklanan bir hayal kırıklığı da değil.

Neticede siyasal partilerin seçimleri kazanmak gibi bir hedefi olduğu gibi, seçimleri kazanamasa bile sahiplenip temsil ettikleri bir ideolojik, tarihsel ve toplumsal misyonları vardır. Bu misyona tekabül eden belirli bir toplumsal tabanları vardır. Peki İyi Parti'nin misyonu ne? İşte bir hayal kırıklığı da tam olarak bu soruyla ilgili. Büyük bir heyecanla, büyük emeklerle ve büyük bir milliyetçilik heyecanıyla kurulmuş İyi Parti neticede CHP'nin Genel Başkanı'nı ve hatta belediye başkanlarını Cumhurbaşkanı yapmak için çalışan bir partiye dönüştü. Dahası söz konusu olan PKK'nın uzantısının da desteklediği bir Cumhurbaşkanı adayıydı.

Peki, o kadar büyük heyecanla kurulmuş İyi Parti CHP'lileri Cumhurbaşkanlığı makamına ve belediye başkanlığı koltuklarına oturtmak için mi kuruldu? Son hezimetin bu soruların ağırlığını artırdığını söylemeye ise gerek yok. Üstüne üstlük İyi Parti yalnızca siyasal anlamda bir CHP vesayetine girmedi, söylem ve ideolojik kavram seti olarak da Türk milliyetçiliğinden belli oranlarda kendisini ayrıştırıp CHP'ye yaklaşan bir güzergâhı bilinçli olarak belirledi.

İşte bütün bu süreçler İyi Parti ile yola çıkmış pek çok ülkücünün partiden ayrılmasıyla neticelendiği gibi parti teşkilatları ve tabanı açısından da büyük bir sorgulama sürecine sebep oldu. Bunda Akşener'in üç günlük masadan kalktığı dönemde İyi Partililere CHP medyasının ve trollerinin kustuğu nefretin yarattığı öfke de eklendi ve İyi Partililer bunları hiç unutmadı. 28 Mayıs'tan sonra ise bu hoşnutsuzluk açıkça ve yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. O kadar ki Akşener de tabandan gelen büyük tepkinin süreci yöneten kişi olarak kendisine yönelmesinden kurtulmak için bu tepkileri yüksek perdeden kendisi seslendirmeye başladı.

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin yaptığı "gelin komşu olalım" çağrısı tam da bu tartışmaların İyi Parti çevrelerinde fazlasıyla yapıldığı ve yerel seçimlerde İyi Parti'nin CHP ile ittifak yapıp yapmayacağına karar vereceği günlere denk geldi. İyi Parti'nin üzerindeki CHP vesayetinin devamının seçim sonuçları itibariyle İyi Parti'ye bir fayda getirmediği ortada. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar elde edilmeyeceğini biliyoruz. İyi Parti sürekli CHP vesayetinde kalmış bir parti görüntüsüyle Türkiye'nin milliyetçi-muhafazakâr çoğunluğundan oy alamadığını görmek durumunda.

Bundan daha da önemlisi İyi Parti'nin bir parti olarak kalıp kalmayacağı da bu vesayetten kurtulabilmesi ile alakalı olacak. Yoksa CHP diye bir parti varken sürekli onun vesayetinde kalmış bir partinin varlığı toplum için anlamını kaybediyor. Hele hele de Türk milliyetçisi seçmen için (milliyetçiliğin tüm yükselişine rağmen) ideolojik misyonunu kaybetmiş bir parti görüntüsü veriyor ki bu hem teşkilat hem de taban için bir kimlik tartışması başlatıyor.

Neticede MHP liderinin çağrısı bu açmazdaki İyi Parti için önemli bir fırsat olabilir.

<p></p><p></p>Merkez üssü Marmara Denizi Gemlik Körfezi olan 5,1 büyüklüğünde deprem anı güvenlik ka

Deprem esnasında istifini bozmadan çayını yudumladı!

Türkiye'nin tek su altı deniz parkı! Yıldızkoy'da mikroplastik tespit edildi

6 Aralık 2023 ŞOK aktüel ürünler kataloğu

Merapi Yanardağı kül püskürttü! Patlamalar nedeniyle 11 dağcı hayatını kaybetti