• $28,9197
  • €31,3565
  • 1885.95
  • 8087.24
1 Haziran 2023 Perşembe

Erdoğan'ın zaferinin toplumsal kodları ve milliyetçilik

Hava kararmaya başlamış... On binlerce arabanın oluşturduğu konvoylarla trafik kilitlenmiş... Müthiş bir coşku ve heyecan... Yaşlısı, genci, kadını, erkeği her türden insan sokaklara taşmış... Kimi dans ediyor, kimi şarkılar söylüyor, kimi arabalarında kutlama yapıyor. Büyük bir sevinç var. Zafer sevinci... İstanbul'un caddeleri, sokakları dolu. Ama ya Ankara'ya ne demeli! Esenboğa'dan Beştepe'ye kadar 30 km'lik yola halk yığılmış. Büyük bir coşku seli... Seçim zaferi kazanan lideri karşılıyor... Külliye'de ise yarım milyon kişi... Bir o kadarı trafikten Beştepe'ye ulaşamamış...

Bu coşku ve sevincin daha önce eşi benzeri görülmedi. Üstelik defalarca seçim zaferi yaşayan Erdoğan'ın döneminde de benzeri görülmedi. Bu başkaydı. Neden mi? Buraya geleceğim.

Tüm seçimler okumasını bilenler için büyük anlamlar taşır. Toplumsal ve siyasal değişimin büyük işaretlerini verir. Cumhurbaşkanlığı seçimleri de sıradan bir seçimin ötesinde anlamlara sahipti.

Öncelikle seçimden zaferle çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliği üzerine biraz konuşmak icap ediyor. 21 sene sonra, o kadar seçimden, küresel ekonomik dalgalanmaların etkilerinden, dünyada pek çok hükûmeti deviren pandemiden, asrın felaketi depremlerden sonra hâlâ seçimleri net bir şekilde kazanabilen Erdoğan liderliğini vurgulamak gerek. Ne Türkiye ne de dünyadaki demokratik sistemler bakımından eşi benzeri olmayan bir liderlik başarısı söz konusu.

Burada Erdoğan liderliğinin ve Cumhur İttifakı'nın dayandığı toplumsal zeminden de bahsetmek gerek. İttifak denklemlerinden bağımsız olarak, milliyetçi-muhafazakâr sağ seçmen ile sol seçmen arasındaki dengenin yine %65'e %35 dengesini koruduğu bir seçimi daha geride bıraktık. Tüm o "Z kuşağı" temalı veya "tencere hükümetleri devirir" sığlığındaki tartışmaların ne kadar boşa çıktığı da bu seçim sonuçlarında görülmüş oldu.

Tabii tüm bu tartışmaların boşa çıkmasında da Erdoğan'ın ve Cumhur İttifakı'nın seçim zaferinin dayandığı o büyük kitlenin her şeye rağmen konsolide olmasında da en önemli dinamiği milliyetçiliğin oluşturduğu bu kez bunu görmek istemeyenlerin gözlerine sokulacak kadar güçlü bir şekilde somutlaştı. Bunu ben seçim öncesi yazdığımda abartılı bulanların da...

Burada hem Türk milliyetçiliğinin kendisini doğrudan "milliyetçi" olarak tanımlayan partiler düzeyinde hem de AK Parti'ye oy veren seçmen düzeyinde ciddi olarak tabanının büyüdüğü seçim sonuçlarında ve başta bahsettiğim o eşi benzeri görülmemiş kutlamaların ruhunda kendisini gösteriyor. PKK/HDP ile ittifak yapıp, küresel Batı vesayetinin bir unsuru olarak görülen bir siyasal dile sahip muhalefet ittifakına karşı bu zaten genişlemiş olan milliyetçi tabanın daha da büyük bir tepki vererek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın arkasında toplandığı görülüyor. Ülke içinde ve dışında PKK'yı ezmiş, Amerikan emperyalizminin bir diğer taşeronu FETÖ'yü büyük oranda tasfiye etmiş, Azerbaycan'ın 30 yıl boyunca işgal altında kalmış topraklarının kurtarılmasında Ermenilere karşı Azerbaycan'la aynı cephede yer almış ve asırlık rüya olan Türk Devletleri Teşkilatı'nı kurmuş Erdoğan'ın bu desteği alması beklenen bir sonuç. Üstelik Türk milliyetçiliği denince akla ilk gelen siyasi hareket olan MHP'nin ve yine milliyetçi siyasal aktörler olan BBP ile Sinan Oğan'ın bu milliyetçilik eksenindeki ittifakta yer alması da bu rüzgârın daha da şiddetlenmesini sağlayan faktörler oldular.

Milliyetçiliğin çok ağırlıkta bir dinamik olduğu zaten sahada da hemen göze çarpan bir hakikat. Hem 14 Mayıs öncesindeki 2 milyon kişinin katıldığı Büyük İstanbul Mitingi'ne, hem seçim gecesi tüm Türkiye'de Erdoğan'ın zaferini kutlamaya koşan milyonların kullandığı sembollere, bayraklara ve attıkları sloganlara bakıldığında da daha önce Erdoğan'ın hiçbir zaferinde görülmediği kadar yüksek bir milliyetçi motivasyon dikkati çekiyor. Sıradan bir seçim zaferinin ötesinde bir millî bağımsızlık zaferi gibi kutlanması bunun göstergesi.

"Z Kuşağı" kavramı etrafında gençliğin muhalif olacağına dair birtakım algı çalışmalarını boşa çıkaran da gençliğin milliyetçi bir motivasyonla seçimlerde Erdoğan lehine azımsanmayacak bir oranda tavır alması oldu.

İşte tam bu noktada AK Parti'nin de muhafazakâr elitlerin de değişen toplumsal dinamikleri, milliyetçilik eksenindeki talepleri de karşılayacak yeni bir milliyetçi-muhafazakârlığın ideolojik, siyasal ve söylemsel inşasını sürdürmesi bu başarıyı sürdürülebilir kılacak.

<p>Beşiktaş Kulübü'nün olağanüstü seçimli genel kurulunda 7 bin 271 oy alarak siyah-beyazlı kulübün

Hasan Arat: Türkiye'ye örnek olsun

Türkiye'nin tek su altı deniz parkı! Yıldızkoy'da mikroplastik tespit edildi

6 Aralık 2023 ŞOK aktüel ürünler kataloğu

Merapi Yanardağı kül püskürttü! Patlamalar nedeniyle 11 dağcı hayatını kaybetti