• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
23 Eylül 2012 Pazar

Vedat Milor yüzünü saklamayı niye bıraktı?

Hatırlar mısınız; şimdilerde yüzü Türkiye'nin en çok bilinen isimlerinden, lezzet eleştirmeni Vedat Milor bir zamanlar 'yüzünü göstermeden' yazardı. Milor bundan niye vazgeçti, yeni çıkan Büyülübağ Vedat Milor Serisi nasıl, kızına aldığı ineğe ne oldu, Türkiye'de en iyi şarap toprağı nerede? Yazıda.

"milor.jpg"

Bir süredir biliniyordu Vedat Milor'un piyasaya 'uygun fiyatla şarap sürme uğraşı'; bu çalışma sonuçlandı ve salı akşamı -klişe tabirle- İstanbul'un güzide restoranlarından Sunset'te 'Büyülübağ Vedat Milor Serisi' için bir davet verildi. Belki biz biraz geç gittiğimizden, belki davetin uzun ince bir masada yapılışından, belki kalabalıktan ne Vedat Bey'in konuşmasını duyduk, ne konu hakkında bilgi alabildik ilk önce... Milor'a 'Hayırlı olsun' deyip veda etmek isterken 'Hiç konuşamadık sizinle, uzaktaydınız' dedi, 'Gelin az da olsa konuşalım.'
Ben ve yemeğe olağanüstü merakı olan, sucuktan sushi'ye pek çok yiyeceği yapmada üst düzey marifet gösteren arkadaşım Vedat Milor'un yanına oturduk ve açıkçası etkilendik. Bunu, Mehmet Yaşin'e karşı Vedat Milor'un olduğu bir bilgisayar oyunu yapmayı bile tasarlayan, Milor'un 'snob' ve halka uzak göründüğünün farkında biri olarak söylüyorum; 'adam zeki, ilgili, dürüst, derin ve çok gerçek'. Başlayalım...         

1- FİYATI UYGUN, İYİ ŞARAP MEVZUU:  Vedat Milor, şunu söylüyor: 'Şu içtiğimiz Türkiye'nin en iyi şarabı değil ama bu şarap, fiyat-kalite dengesiyle çok iyi. Zaten amacımız buydu, uygun fiyata herkesin içebileceği kaliteli bir şarap yapmak' Vedat Milor Serisi'nde fiyat 24 TL. 

2- MİLOR'UN FAVORİSİ: Vedat Bey'e 'Öküzgözü - Boğazkere'yi çok beğendim' diyorum; onu hayal kırıklığına uğrattığımı yüzünden anlıyorum. Çünkü onun, yaptıkları 3 kırmızı, 1 rose ve 1 beyaz şarap arasından bir favorisi var: Syrah & Tempranillo & Grenache. O anda anlıyorum ki, 'Türk ağız tadına çok uygun değil ama ben bunu sevdim' desem ya da rose ve beyazdan bahsetsem sınavı geçmiş olacaktım!

3- BLOGGERLAR DA GELİYOR: Türk şarap üreticilerinin yaptıklarını dünyaya göstermedeki önemli girişimlerden biri olan Master of Wine'a blogger'ların katılmaya başlayacağını da Milor'dan öğreniyorum. İyi taktik! Milor heyecanla, gelecek etkinliğe katılacak bir blogger'ın e-postasını gösteriyor. İlgisinden etkilenmiş: 'Şimdi ona klasik bir Türk şarabı gibi olmayan Syrah& Tempranillo&Grenache tattırırım.'

4- HANGİ YEMEĞE, HANGİ VM ŞARABI?: Vedat Milor'un geceye özel mönüde pek çok not aldığını görüp soruyorum; 'Hangi şarapla ne tip yiyecekler yenilebilir, notlarını düştüm' diyor. Notlar şöyle sıralanıyor... Cabernet Sauvignon & Merlot: Uzun süre kısık ateşte pişmiş et yemeklerinin yanında... Öküzgözü & Boğazkere: Her türlü ızgara et, köfte, dönerle. Syrah & Tempranillo & Grenache, özellikle mangalda pişmiş yağlı balıklar ya da tuzda pişmiş levrekle. Sultaniye, zeytinyağlılar, haşlanmış sebzeler, az yağda kızartılmış küçük balıklarla... Adakarası & Grenache Rose ise domates soslu balıklar, hamur işleri, pizzalarla...

5- ŞARABI 3 KATI FİYATA SATAN RESTORANLAR: Sunset'in işletmecisi Barış Tansever de sohbete katılıyor; son dönemdeki 'Restoranlar niye şarabı marketin 3 katına satar?' tartışmasına biraz tepkili; 'Dünyanın her yerinde böyle' diyor. Milor burada çok güzel bir ayırım yapıyor; 'Evet bunun kuralı budur. Ancak bunu her restoran yapmamalı, mesela İstanbul'da bunu yapmaya kendinde hak görecek sayılı iyi restoran var. Asıl bu konuşulmalı.'

7- İYİ ŞARAP GÜNEYDOĞU'DA: O gece öğreniyoruz ki Ege'de, dağlar denize dik olduğundan ve Menderes Nehri topraktaki minerali deltalara sürüklediğinden, sanılanın aksine çok da kaliteli üzümler yetişemiyor. 'Güneydoğu toprağı daha uygun' diyen Vedat Milor, şarap için geleceğe yatırım yapılması gerektiğini belirterek ekliyor: 'Asıl yapılması gereken klon üzümler denemektir.'

8- İNEK DAĞA MI KAÇTI?: Geçtiğimiz haftalarda Milor, kızı Ceylan'a inek aldı. Merakla 'İneğe ne oldu?' diye soruyorum; o inek ABD'ye gitmez, Burgazada'ya götürülmez! 'Hamsiköy'de bıraktık' diyor; (Hani şu, süt ve sütlacıyla ünlü Trabzon köyü.) Büyülübağ'ın sahibi Alp Törüner'le 'Süt işine de girsek mi?' esprileri yapılıyor. Barış Tansever araya giriyor: 'Türkiye ilk defa saman ithal etti ve yüzde 500 zam oldu!' Süt işi orada yattı, anlayacağınız!

9- YÜZÜNÜ SAKLAMAYI NEDEN BIRAKTI?: Vedat Milor ve Güngör Uras'ın tavrına hayrandım uzun yıllar ben; 'yüzünü göstermeyen yemek yazarı tavrı!' Bence doğrusu buydu çünkü. Hatta onun NTV'de program yapıp yüzünü açık etmesi üzerine 'Olmadı ki bu' kıvamında bir yazı yazmıştım, Milliyet'teki yazılarını hayranlıkla okuyan, onu ensesinden tanıyan (!) biri olarak. İçtenlikle 'Para için' dedi; 'O dönemde üniversitede hocalığı bırakmak durumundaydım, yemek yazmak istiyorum! Ama yemek yazarak para kazanılmıyor. Sonuçta böyle bir yol bulduk. Ve ben yine çok hassas davranırım. Yemeği öderim. Kimi zaman siparişi birilerine verdirir, restorana son anda giderim ki hazırlık olmasın.'

10- TELEFONU DENİZE DÜŞEN, YEMEĞE SARILIR: Ve son olarak, Vedat Milor'un YouTube'da izlenme rekorları kıran videosuna geliyor konu; yemek yerken telefonu denize düşüyor, herkeste bir panik, o umursamadan yemeğe devam ediyor... Milor bu konuda net 'Ben öyleyimdir. Yapılacak bir şey yoksa işime bakarım.'
Sonuçta Milor'un şaraplarını beğendik; ona baharda, Bayrampa- şa enginarı pişirip 'Sultaniye'siyle yemek üzere sözleştik...

'Mini' giyen Zeki Müren'in 'maksi' zekası
24 Eylül ölüm yıldönümü... Zeki Müren'in ölümünün 16. yılı doluyor yarın. Ve bir kez daha görüyorum ki, büyük sanatçıymış Müren; sadece sesiyle, duruşuyla, beyefendiliğiyle değil, geleceği görüşü ve bakışıyla da... Sizlerle, şu sıralar İstanbul'da Tütün Deposu'nda sürmekte olan 'Uzayda Bir Elektrik Hasıl Oldu' adlı sergide keşfettiğim bir haberden bahsetmek isterim. Başlık şu 'Zeki Müren açıklıyor: Neden maksi, neden mini giydim?' Yoruma gerek yok, alkışlarla yaşıyorsun Zeki Müren...

"muren.20120922211401.jpg"

Neden mini?
1. Artist sahnede her şey yapabilir... Ben yeniliklerimi caddede tatbik etmiyorum ki...
2. Cici hanımlarımızın süper mini modasına uyduğu son yıllar benim eski Romalılardan, Antuan'dan, Sezar'dan modernize ettiğim bir kıyafeti giymeye niye hakkım olmasın?
3. Pek çok hanım sanatçının göbek ve göğüslerinin ve mevzun bacaklarının teşhir edildiği sahnelerde benim lame çizmemin üstünden bir karış fazla görünen sarı tüylü bacağımın sözü mü olur? 
4. Asırlardır mini etek giyen İskoç askerlerine ne buyrulur?
5. Bu bikini devrinde plajlarda uzun don mu giymeliyiz acaba?
6. Artık uzun saçlı rengarenk kılıklı erkeklerin sokaklarda rahatça dolaştığı memleketimizde nasıl olsa başkaları tatbik edecekti bunu. Sahne yeniliklerinin 'naçizane' öncüsü olarak erken davrandım. İyi yapmadım mı?

Gelelim maksiye...
1.
Dedelerimiz evlerinde entari giymiyorlar mıydı?
2. Padişahlar sırmalı elmaslı kaftanlarının altına ne giyerlerdi?
3. Kafkas beylerinin çizme üstüne giydikleri kıyafet maksi değil de nedir?
4. Rahipler kadın mıdırlar?
5. Mevleviler kloş etekleri ile semaya varmıyorlar mı? O ne ulvi bir görüntüdür.
6. Arap ülkelerinde yere kadar giyilen entarilere söz edilebilir mi?
7. Bir sanatçı bahsedilmediği gün bitmiş tükenmiş demektir.
8. 'Yıldırımlar yüksek tepelere düşer' demiş atalarımız!
Sizler benim paratonerimsiniz.

<p>CHP’nin yayın organı Halk TV’de program sunan Özlem Gürses MHP lideri Devlet Bahçeli&

Sağlık Bakanlığından Halk TV sunucusu Özlem Gürses'e yalanlama: Öyle bir personelimiz yok

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor

Kurşun kalemlerin ucunda sanat