• $7,397
  • €8,9929
  • 443.629
  • 1542.81
22 Temmuz 2012 Pazar

Türkiye’de ünlü olma rehberi!

ABD’deki Güney California Üniversitesi, “İyi şarkı söyleyemeyen, fark yaratacak derecede güzel olmayan ya da oyunculuk konusunda yeteneksiz” bazı kişilerin neden ünlü olduklarını araştırıp 6 temel madde yayınladı; bunlar Türkiye şartlarına uyarlanınca ‘rehber niteliğindeki’ bu yazı ortaya çıktı”!

Allen Gingsberg, hakkında çok şey söylemek mümkündür. Ancak çok kısaca ‘şair, şiir gerillası, beat dönemi şairi, çiçek çocuk, düşünür, bilge’ gibi sıfatlarıyla tanımlanabilir. ‘Howl’ adlı şiiri efsanedir. Pek çok kitap ve filme, en önemlisi bir kuşağa, insanlara ilham vermiştir. ABD, New Jersey’de 1926 yılında doğmuş, 71 yaşında da hayata veda etmiştir.

Bu bilge adam ile yine büyük bir yazar olan William Burroughs, yaşamlarının son döneminde ‘para kazanmanın en iyi yollarından birinin sanat eseri üretmek olduğunu keşfederler’. Boş tuvale tahtalar yerleştirir, ateş ederler mesela! Bu gibi yollarla elde ettikleri sanat eserlerinden önemli paralar da kazanırlar. Edebiyattan kazanılmayan parayı!

MEŞHURDUR, YAPAR
Ama tabii bunu herkes başaramazdı, burada bir ‘ince nokta vardı’. Allen Gingsberg de bunu şöyle açıklamıştı: “Meşhursanız ne isterseniz yapabilirsiniz! Eğer bir alanda meşhur olursanız insanların başka alanlarda sizi ciddiye alma ihtimali artar. Belki de fazlasıyla ciddiye alırlar. Benden çok daha iyi fotoğrafçılar tanıyorum. Ama hiçbirinin benimki kadar hoş fotoğraf kitabı yok!”. 

Bu anekdotu, yıllar yıllar önce, AKŞAM Kitap eki yazarı Zeynep Heyzen Ateş’in bir makalesinde okuduğumda ilk aklıma gelen isim Okan Bayülgen olmuştu; şöyle de düşünmüştüm, “Keşke tüm aklıma gelen örnekler Gingsberg ya da Bayülgen gibi olsa!”

Geçtiğimiz hafta, gazetede ‘hep birlikte’, Türkiye’de sanırım şarkıcılığıyla ünlenmiş olan bir hanımın videosunu izliyorduk (Ofis yaşamı böyle oluyor; bir ‘kaset düştüğü an’ içeriği fark etmiyor, toplu olarak izlemeler yapılıyor)! Bu şarkıcı hanım kendini cep telefonuyla, kombinezonuyla dans eder iken çekmiş, telefon kamerasını poposundan göğsüne gezdiriyor; ardından videoyu Twitter’a koyuyor! Artık ‘şok olma’ kapasitemizi yitirmişiz demek ki, bu ‘vakayı’ kolay geçtik, bu videonun, aramızdan birine ‘Cicişler’ namıyla da anılan iki genç-sarışın-Hello Kitty hayranı kız kardeşi hatırlatmasıyla kendimizi bir anda Youtube’de Esra-Ceyda kardeşlerin videolarını izlerken bulduk! Ama bu defa bünyeye biraz daha fazla elektrik verilmiş gibiydi; bu iki kız kardeş Türkiye’nin en önemli televizyon kanallarında program yapıp para kazanabilmişti; vay anasına sayın seyircilerdi…

Şaşırmamak lazımdı; Murathan Mungan’ın “Türkiye’de her şey olunur, rezil olunamaz sözü” ruhumuza dağlanmıştı. Ancak “Bu insan niye hayatımızda, ekranlarda?” ya da “Bilmem kim varken bu insanlar niye ön planda?” diye sorulan tek yer Türkiye değil herhalde ki, ABD’deki Güney California Üniversitesi, ‘iyi şarkı söyleyemeyen, fark yaratacak derecede güzel olmayan ya da oyunculuk konusunda yeteneksiz’ bazı kişilerin neden ünlü olduklarını araştırmış. 5-6 adımda “ünlü olmanın formülü”nü çıkarmış.

‘TANIYOR GİBİ YAPMAK’ DA ETKİLİ
Üniversite ‘gereksiz ünlü kavramından’ fazla sıkılıyor olacak ki, benim daha önce de bir yazıya konu ettiğim araştırmasını revize etmiş; ben de araştırmayı Türkiye uyarlamasıyla yeniden paylaşmak isterim. İşte Türkiye’de ‘kolay yoldan’ ünlü olma formülleri:

1- DOĞRU COĞRAFYADA OLUN!: Ünlüler çoğunlukla New York, Londra, Los Angeles gibi büyük şehirlerde yaşıyor. Türkiye’de de ön şart büyük şehirde, özellikle de İstanbul’da olmak. İstanbul’da da belirli yerler var: Nişantaşı, Bebek, Cihangir, İstinye Park önemli merkezler. Hatta bu semtlerde de ‘çizilmek istenen imaja göre’ belirli gece kulübü ve restoranlar!

2- DOĞRU İNSANLARLA ‘TAKILIN’: Türkiye’de tanışıklık ‘maymuncuk’ gibidir, her kapıyı açar. Sizi övecek, parlatacak, tanıtacak, tanıştıracak birileriyle her daim yakın durmak şart. Araştırmaya göre ünlü isimlerin yakınlarında gezenler de bir süre sonra tanınır oluyor. Ünlü insanlarla ilişki yaşamak da atılacak en büyük adımlardan biri. ‘Tanıyor gibi yapmak’, bir kere “Merhaba” denmiş bir ünlüden farklı ortamlarda ön adıyla bahsetmek de bir başlangıç tabii!

3- AKRABALIK: Her daim iş görür. Şu ülkede kimleri, birilerinin kardeşi, eşi, kızı, baldızı vs. olduğu için bağrımıza basmadık ki?

4- MEDYA TAKİP!: Sadece gazete değil, sosyal medya da olur... Kim kiminle, nerede, ne yapıyor; kimlerin arası bozuk, kimler yakın bilmek yarar getirecektir!

ORTA DÜZEY YETENEK YETER
5- DOĞRU ZAMAN-DOĞRU YER:
Bilim insanlarına göre, “Şöhret sahibi insanların bulunduğu ortamlarda yani film festivalleri, galalar, açılışlar, parti ve davetlerde bulunmaya özen göstermek bu yolda atılacak adımlardan biri.”

6- ORTALAMA DÜZEYDEKİ YETENEK EN İYİSİ!: Türkiye’de üstün yetenek, ‘insan olayım, sadece işimi iyi yapayım tavrı’ birer lanet gibidir, hemen itilir. Dikkat çekici davranışlar, ortalama bir yetenek yeğdir! Bilim adamları da söylüyor “şöhret olmak için yetenek gerekmiyor.” Türkiye’de de ‘güzellik’ ve ‘zenginlik’ önemli birer ‘artı’ faktör.

7- OLAY ÇIKAR!: İster köşe yazarı ol, ister Survivor programının yarışmacısı, ister Twitter’da saf bir kullanıcı ‘kavga çıkarmak’ her daim para eder! Haksız da olsan, terbiyesiz de unutulur; yeter ki sen bir toz kaldır! Laf at, yanıt al, yanıtla olayı büyüt, isim yap!

8- ÇETE: Eğer gözünü diktiysen bir yere, Voltran’ı oluşturmayı da bilecek, ya bir çeteye girecek ya da kendi çeteni kuracaksın! Bu da ‘olmazsa olmaz’lardan; tek başına olmaz bu işler. Bir şey      ‘-daş’lık; ‘Kankalık’ şart!

9- ‘AŞIRILIKLARLA’ DOLU BİR ÖZEL HAYAT: Bilim insanları, insanların yeterince ünlü olana kadar ‘aşırılıklarla dolu bir özel hayatları’ olduğunu, ‘istemiyor gibi görünseler de’ özel hayatlarını sergilediklerini belirtiyor.

10- İNTERNETİ İYİ KULLAN: Facebook’ta olmak hayır getirmez, orada sadece “hayran grupları iş görür”. Twitter’da olacaksın ama ünlülerle sık sık yazışacak, eğlenceli hayatından doneler verecek, fazla akıllı konuşmayacaksın.

11- TESPİT TESPİT DİZEREKTEN…: Salak saçma, ota-boka yorum yapacak hatta cahilliğini gözler önüne serecek, gaflar yapacaksın. Genellemelerde sınır tanıma! Tespitte ‘tersine gitme’ de iyi bir yöntem. Herkes “Tecavüzü lanetliyorsa” sen “kaçınılmazsa zevk alın” diyeceksin!

DUNNING-KRUGER SENDROMU
12- İNANÇ:
İki bilim adamının bugün Dunning-Kruger Sendromu olarak nitelendirilen bulgularını özetlersek şöyle: “İşinde çok iyi olduğuna yürekten inanan ‘yetersiz’ kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür! Ancak bu ‘cahillik ve haddini bilmeme’ karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.

 ‘Eksiler’ kariyer açısından ‘artıya’ dönüşür. Sonuçta, ‘kifayetsiz muhterisler’ her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler...  Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında ‘fazla alçakgönüllü’ davranarak öne çıkmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Üstleri tarafından da ‘ihtiras eksikliği’ ile suçlanırlar...”

 Yani neymiş, kendinize inanacaksınız!

13- MANEVRA KABİLİYETİ: Rüzgâr nereden esiyorsa bilmek, karşısında durmamak da lazım!

14- USTALIK: Bir dönem ‘sosyetik güzel’ iken şimdi ‘fotoğrafçı, model, oyuncu’ gibi titrler geldiyse adınızın önüne ‘olmuşsunuz’ demektir. Ama ‘ustalık’ bundan sonra devreye girer. Ünü yakaladığınız kavşakta iki yol vardır: Şöhreti koruyabilmek ya da unutulmak! Bir zamanlar görünmek için uğraşıyordunuz ya... Şimdi tam tersi; bilim adamlarına göre bundan sonra saklanmanız, kameralardan kaçmanız, ünlü olmaktan şikâyet etmeniz ve sade bir hayat yaşamanız gerekiyor! Bu arada ortaya çıkabilecek skandalları ‘kâra geçirmek’, imajı doğru yönetmek tam bir ustalık işi!

<p>Dünyanın pek çok yerinde şehir yönetimleri marka olabilmek için birbirleriyle yarışıyor. Gastrono

Taşradan Türkiye'ye açılan bir edebiyat penceresi: İkindi Yazıları...

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Haftanın yalanları

Caddebostan Sahili kırmızıya bürüdü