• $7,3975
  • €8,9853
  • 445.521
  • 1569.35
30 Aralık 2012 Pazar

O zaman hepimizi fişleyin!

Yeni karara göre sağlık görevlilerince, 'şiddete meyilli' oldukları gerekçesiyle şizofreni hastaları emniyet yetkililerine bildirilecek; hastalar 'olay çıkarmamaları için' gözetim altında tutulacak

'(...) İnsanların ruhuma bu izinsiz girişleri yok mu, beni delirtiyor:
'Sevgilim, beni ne kadar çok seviyorsun'lar,
'Felsefe yapma aşka gel, kendine gelirsin'ler,
'İnsanları olduğu gibi kabul et, mutlu olursun'lar...

İnsanları olduğu gibi kabul edersem bu savaşları, bu gizli sömürüyü, bu öldürücü şiirsizliği de kabul etmiş olmaz mıyım? Bu, hem İsa'ya hem Edip Cansever'e, hem kendime, yeni doğan çocuklara ve gökyüzüne ihanet etmek olmaz mı?
Hepimiz deliyiz, akıllı taklidi yapmayı bıraktığımız anda tımarhaneye kapatılırız. İnsanlar akıllı taklidi yapmakta ne kadar da usta Tanrım. Bense beceriksizim bu konuda, daha doğrusu akıllı taklidi yapmaktan bıktım. Normal olmaya çalışmak deli olmaktan daha zor. Bir ofiste çalışıyordum, deli gömleğimin (seçkin bir markaydı) üzerine kravat takmayı bıraktım.

(...) Beni insanların çıldırtmasındansa gökyüzünün çıldırtmasını isterdim, karanlık yağmurun, müziğin... Beni çıldırtma hakkını insanların elinden almalıyım.
(...) İnsanın Tanrı'ya inancını kaybetmesinden daha kötü olan bir şey varsa o da insanlığa inancını kaybetmesidir.'

***
Benim tekrar tekrar, hayranlıkla okuduğum, daha önce de hakkında yazı yazdığım bu satırların yazarı bir şizofreni hastası. Çanakkale'de yaşayan bir zabıta memuru; mahlası Süveyda Ölüdeniz... 'Süveyda'nın 'kalpteki kara leke' manasına geldiğini bilenler için de ayrıca anlamlı...
Ben bu satırlarla her yıl Şizofreni Dernekleri Federasyonu'nun önemli çabasıyla yapılan öykü yarışmasıyla tanışmıştım. Ölüdeniz'in 'Kanatılmış Sözcükler Kitabı' adlı öyküsünün birinci olduğu yarışmada dereceye girenlerin öyküleri kitaplaştırılmıştı... Okudukça anlıyordunuz, anlıyorsunuz şizofreni hastaları arasında nasıl cevherler olduğunu ve biraz da neler yaşadıklarını...
YOK DAHA NELER!
Ve şimdi iki hafta öncesinden bir haber: 'Emniyet Genel Müdürlüğü, Antalya'da 3 polisin öldürülmesi olayında failinin şizofren olduğunun ortaya çıkması üzerine şiddet eğilimli şizofreni hastalarının polis kontrolünde tutulması için çalışma başlattı. Sağlık Bakanlığı'yla temasa geçen yetkililer, şizofrenlerin sağlık ve adres bilgilerini alıp karakollara bildirecek. Böylece her karakol, kendi mıntıkasında kaç şizofreni hastası bulunduğunu tespit edip, bu hastaları takip edecek. Ekipler, şizofren tanılı bireylerin aileleriyle de zaman zaman görüşecek; önleyici tedbirler alacak.'
SEN DELİYSEN BİZ NEYİZ?
Bu kararı alanlar, bunun o hastalar, hasta yakınları ve yıllardır inanılmaz güzel çalışmalar yapan Şizofreni Dernekleri Federasyonu'nun tüm çabalarını sıfırlayacağını biliyor mu acaba?
Yeni yıl öncesi vaka sayarak iç karartmayalım da, Türkiye'de şiddet de çok, şiddete eğilimli de... Yani bir tek şizofreni hastalarını şiddete ve hatta cinayete eğilimli görüp etiketlemek ne kadar doğru?
Süveyda'nın öyküsünü okuyup bitirdiğimde, öyküdeki Cemal için şöyle demiştim: 'Cemal; sen deli değilsin! Ya da sen deliysen biz neyiz?' Bugün de aynısını düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi!

Bu sene, çok kostümlü parti yaptı!
İlk şaşkınlığımı 4 yıl kadar önce yaşamıştım maskeli, kostümlü partilerin -Türkiye'de "kostum.jpg"demeyeceğim- İstanbul'da geldiği nokta hakkında. Beyoğlu, Asmalımescit'te sokakta oturuyorduk, Cadılar Bayramı, önce bir Kızılderili geçti, sonra bir maymun kostümlü, derken önce dar deri giysiler içinde kırbaçlı bir kız gördüm, ardından bir 'tavşan kız'.
Açayım; kasım ayında kafasında tavşan kulakları, üzerinde siyah bir mayo, file çoraplar ve poposunda pembe bir ponponla bir genç kız geçti yanımızdan. Cüretkardı. Ve şimdi biraz instagram'da geziniyorsanız, her yıl yılbaşı partileri düzenleyen büyük şirketlerde arkadaşlarınız varsa görüyorsunuz ki bu sene, en azından İstanbul'da, bir kostümlü parti patlaması yaşandı; yaşanıyor. Biz de kostümlü parti konusunda 'büyüklerden' biri olan By Retro'ya 'Gözlemimiz doğru mu?' diye sorduk. Kısa birkaç notla durum şöyle...

- Son dönem trend 70'ler ve 80'ler partileri.
- 'Yerlilerden' en çok Türkan Şoray olmak isteniyor! 
- Aksesuvar olarak  en çok peruk ve gözlük tercih ediliyor. 
- Yılbaşı nedeniyle bir klasik, Noel anne ve baba olmak isteyen çok.
- Artık doğum günü partileri de kostümlü. 
- Son iki hafta içinde büyük şirketlerde çalışanlara kostüm yetiştirmekte bile güçlük yaşandı; birçok şirket kostümlü parti yaptı.

THY reklamı en güzel sayıya vermiş
Hemen hemen hepimiz, en az bir kez, bir filmde şu tür bir sahne görmüşüzdür... Bir adam ya da kadın kendini yoktan var eder, pek çok iş başarır ve Hollywood filminde bunu kısaca anlatmanın çok kolay bir yolu vardır: Hızla, döne döne önümüze iki dergi gelir; bunlardan biri Time, biri de Newsweek'tir ve kişimiz onun kapağında yer alıyordur. Bu, dünyaları fethetmenin tek kareyle anlatımıdır!

"thy.20121229210037.jpg"

SON NEFESTE KATİLE GÖNDERME!
Artık böyle bir durumda, şu çağda hala bu klişe geçerliyse, ya sadece Time belirecek beyaz perdede ya da döne döne gelen bir İPad göreceğiz Newsweek kapağıyla. Malum, 80 yıllık Newsweek'in son kağıt baskı sayısı 31 Aralık 2012 tarihiyle geçtiğimiz pazartesi günü basıldı. Son kapakta, derginin Manhattan'daki binasının fotoğrafı var; altında da bir kurbanın, kanının son damlasıyla katilinin adını işaret etmesi misali bir Twitter hashtag'i ile #lastprintissue (son baskı) yazıyor.
TESADÜF İLAN DA İYİ
Bugün, hele de benim gibi medya içindeki pek çok kişi için manevi değeri olan bu özel sayı, bir süre sonra 'son basılı sayı' olduğu için ayrı bir koleksiyon değerine kavuşacak. 5.5 TL iken, ileride değer kazanacak ilginç bir yeni yıl hediyesi olabilir; tavsiye ederim. Bu yüzden de dergide ilk baktığım şeylerden biri ilanlar oldu.
'Koleksiyon sayısı olacak, ilan yağmıştır dergiye şimdi' diye düşünürken, baktım haber-ilan dengesi iyi düşünülmüş, dergi ilanla boğulmamış.
'Bu sayıya ilan verenler ne şanslı, daha da ölümsüz olacaklar, çok havalı' derken de 9'uncu sayfada Türk Hava Yolları'nın ilanını gördüm.
Hani şu, kamera önü ve arkası, tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından izlenen Messi'li Kobe Bryant'lı reklamının ilanı. Ne diyeyim, THY ile uçarken kepekli ekmek bulamadığım bile oluyor ama kurum reklam işini çok iyi yapıyor!

<p>ATV'nin reyting rekorları kıran başrolünde Burak Özçivit'in rol aldığı Kuruluş Osman dizisi Türk

Ahmet Yenilmez 'Kuruluş Osman'ı' anlattı: Demirci Davut'un sahnelerine dikkat edin!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ankara buz kesti

Kızılırmak buz tuttu