• $13,5136
  • €15,3543
  • 771.526
  • 1809.65
28 Temmuz 2013 Pazar

Hırsızlara da güvenilmiyor artık!

Birkaç sene önceydi… Üniversite mezuniyetinden beri görmemiştim Selen’i... Yıllar sonra ilk kez sanal ortamda değdik birbirimize.


Genel bir “Nasılsın, ne yapıyorsun?” girişinin ardından annesini yeni kaybettiğini söyledi, hem de şu satırlarla: “Anneyi kaybetmek bir başka zor. Bugün hastaneye ölüm kâğıdını imzalamaya gittim, nüfus kâğıdını görünce alıp içime sokmak istedim. Başladım ağlamaya. Annem kanserdi 4.5 yıldır. Savaşı kaybettik. 
Pazar günü annemlerin evine gittim, hırsız girmiş. Annemden hatıra kalan takıların hepsi gitti. Sinirimden, üzüntümden bütün gün ağladım. Ben onların bir tanesine bile dokunamazken şerefsizin biri hatıralarımı çaldı.”
Suçun etiği olur mu?
Kan beynime çıktı, tüylerim diken diken oldu, sinirlerim bozuldu.
Olayı büyük bir şaşkınlıkla çevremdekilerle paylaştığımda ise herkesin bilgi kesesinden benzer öyküler çıktı...
“Bizim komşunun da babası ölmüştü, o dönemde evini soydular”.
“Eşimin ameliyatı için 2 gün hastaneydik. Soyulduk.”
 “Balayına gittik, eve döndüğümüzde pek bir şey kalmamıştı.” 
Böyle o kadar çok hikâye duydum ki.

CENAZE EVİ SOYUCULAR

O zaman twitter da yaygın değil; tanıklıklar eşten, dosttan, Facebook’tan…  
Emniyet bu tür istatistikler tutmazmış; biz kendi kendimize sayı 80’i geçince, bu soygunları yapanların da bir tür çete olduğu kanaatine vardık. 
Ya hastaneleri, ya cenaze çıkan evleri ya da düğün salonlarını ‘gözaltında’ tutuyorlar. Belki de ‘içeride muhbirleri var’. Gazetelerdeki ölüm ilanları bile kaynakları olabilir. 
Sonuçta insanların zayıf anlarını yakalayıp vuruyorlar! İyi de gazete okuyor, haber takibi yapıyorlar…

BAKTILAR EVİNDEN UZAKLAŞIYOR!

Seçim barajının düşmesi için İstanbul’dan Ankara’ya yürüyen Aylin Kotil’in evinin soyulması da bir garip. “Seçim barajı düşmezse Brüksel’e kadar yürürüm” diyen Kotil ile eşinin yüzükleriyle birlikte pasaportlarının da çalınması ilginç, çok ilginç. 

Son kullanma tarihi geçmiş ilaçları paketleyip satan ‘ilaç çetesi’... Lösemili bebeklerin tedavisinde kullanılan mamalara bile yeni tarih basıp piyasaya sürdüler bir dönem. 
Yaşlı ve yalnız insanları “işkence ederek, günlerce aç susuz bırakarak” öldüren tapu çetesi!
Emekli maaşını çekenleri dolandıranlar...
Oysa bir zamanlar suçun da bir adabı vardı.  

ROBIN HOOD DİYE BİRİ…

Eskiden koluna altın bilezikleri dizip çıkan kadınlara “Seni soyarlar” derlerdi. Şimdi fark etmiyor, pantolonunun her yeri yama da olsa biri cebine el atıyor; 
10 TL için cinayet işlenebiliyor.
Hırsızlara, katillere de güvenilmiyor artık! 
Kimsenin zenginden alıp fakire vermesi gerekmiyor. Ama “Git kara para aklayanı, bahşiş diye bir asgari ücreti vereni soy” diyesim geliyor. 
Suçun, kötü eylemin etiği olur mu? Bence bal gibi de olur; kötünün iyisini yapmak da bir yoldur. 

<p>Bu hafta GTA 5'in çevrim içi modundaki özel sunuculara yerleştirilen aşı merkezleri ve oyun içeri

GTA 5'te aşı kuyrukları oluştu | TeknoZone #11

Yunus polislerinin zorlu eğitiminden kareler

Misafirlerini kendi tasarladığı 'dönen ev'de ağırlıyor

Çöpe gidecek malzemeleri dönüştürüp dünyaya pazarlıyor