• $12,8024
  • €14,4694
  • 733.986
  • 1808.79
14 Temmuz 2013 Pazar

Elâlem nelerle uğraşıyor!

Ne caz festivali geçen yazlara benziyor; ne de muhabbetler eskisi gibi… Instagram paylaşımları azaldı, Twitter ve Facebook farklılaştı… Bu yaz çok farklı! 1,5 ay önce notlar almışım, bambaşka bir dünyadaymışım! O notları paylaşmadan silmeyeyim dedim, ilginç şeyler çıktı, buyurunuz…

Hadi itiraf edelim; çoğumuz için bu yaz hiç de normal değil. Instagram’da deniz kıyısındaki ayak fotoğrafları çok az artık; yemek fotoğraflarını daha az paylaşır olduk. Ne Caz Festivali önceki seneler gibi; ne de tatil planları öyle iştahla yapılıyor… Hafif bronzlaşmış olmak ya da sosyal medyada şarkı paylaşmak da utana sıkıla yapılanlardan… Müzik sesleriyle seni uyutmayan teraslar siyaset meydanlarına evrildi; muhabbetler bir başka dönüyor. Bir şeyler oluyor; sürekli. Biliyorsun başka bir dünya yakınında ama olmuyor işte; geçemiyorsun.
Geçenlerde, sayfa fotoğrafı çekerek gazete-dergi okuyan insanlardan olduğumdan iPad’im uyarı verdi; pek çok şeyi silmem gerekliydi. Daha 1,5-2 ay önce arşivlediğim cümlelere, linklere baktım da; üzerinden yıllar geçmiş gibiydi… Bazen bir cümleyi, bazen bir trendi not etmişim; paylaşmadan silmeyeyim dedim…    

l Ursus Wehrli; İsviçreli bir komedyen; ‘düzen karşıtı’ bir komedi ikilisinin üyesi olduğu, çok da televizyona çıktığı için bir hayli meşhur. Ama yazarlık da yapan Wehrli’nin son dönemdeki popülaritesinin nedeni ‘düzen’i. Wehrli, ‘Tidying Up Art’ ve ‘Tidying Up More Art’ adlı ‘fotoğraflı’ kitaplarıyla büyük ün kazanmış. Çok basit, çok komik ve oluşan eserlere bakınca çok dâhiyane olduğunu gördüğümüz bir fikir bulmuş çünkü… Ursus Wehrli, kitaplarında Picasso, Magritte, Pollock, Klee gibi ressamların resimlerini ‘düzenliyor’! Mesela Van Gogh’un ünlü ‘Arles’teki Yatak Odası’ndaki her şeyi ‘topluyor’; Picasso’yu parçalarına ayırıp diziyor! Ortaya muhteşem yeni tablolar çıkıyor… Son olarak da park yerindeki otomobilleri, çamaşırları, bir kâse içindeki mısır gevreklerini ‘toparladığı’ ve bunları fotoğrafladığı bir kitap yapmış. 

l Sadece nota olarak yayınlanmış bir albüme ne dersiniz! Fikri ilk duyduğumda “Vay be” demiştim; ‘Beck’in ‘Songbook’ projesini hayata geçirdiğini görünce “Helal olsun” dedim. Adam bildiğiniz nota kitabı gibi bir şey çıkardı ve şarkıları için ‘yorumlar istedi’; yani notaya bakıyor müziği siz yapıyorsunuz! Benim bir grup arkadaşım da göndermiş, izlemesi harika www.songreader.net sitesinden insanların Beck’in notalarına yorumlarını izleyip dinleyebiliyorsunuz… 
Bir Türk müzisyen de bunu yapar mı? Harika cover’lar ortaya çıkar mı; cover da denemez ya; yorumlar işte… Ama bayii toplantıları için çıkarılan albümler dünyasında, ıımmm; pek olası görünmüyor!

l Logo büyük bir marka için önemli değil mi? BP mesela, şu anki logosu için 211 milyon dolar harcamış; oysa Twitter’ın ünlü logosu yani ‘o kuş’ iStockphoto’dan 15 dolar’a satın alınmış. ‘Eserin sahibi’, Japonya’da yaşayan İngiliz sanatçı Simon Oxley, bu alışverişin sadece 6 dolarını alabilmiş! Twitter’da 235 izleyicisi var. 

l Emine Gürsoy Naskali’nin kitabı ‘Cumhuriyet Tarihi Soyadı Hikâyeleri’ni okumak çok keyifli; 1934’ten bu yana soyadların hikâyelerini anlatıyor. Ben bunu ‘keşke interaktif bir internet sitesine taşınsa’ diye not etmişim; neler öğreniriz kim bilir? 

l “Bir odada iki kişi yaşıyorsa, aralarında bir iktidar ilişkisi başlamıştır” Pinter.

l ‘Mutluluğun Doğası’ ve ‘Mutluluk Efsaneleri’ adlı kitapların yazarı Psikoloji Profesörü Sonja Lyubomirsky’den birkaç not: 

1- ‘Olumlu deneyimleri arada kesmek onları daha zevkli kılar’. 
2- Araştırmalara göre ‘kiracılar ev sahiplerinden daha mutlu’. 
3- Genel anlamda insanlar kendi başarılarına seviniyorlar, bu tamam; ama onlar başarılı iken başkaları başarısız ise daha çok seviniyorlar(mış)! 

l Oxford Üniversitesi’nden Charles Spence, ‘yemek ve ses’ ilişkisine ‘takmış’; yiyecek paketlerinin seslerinin ya da biz yemek yerken dinlediklerimizin tatlar ve algılar üzerinde etkili olduğu konusunda iddialı. Mesela bazı şeker türleri, şekerli tatlılar sakin müzikler dinlenerek yendiğinde insana daha tatlı geliyormuş! Az şekerleme tüketmek isteyenlerin dikkatine…  

l Alper Böler; genç tasarım dehalarından… Elbise askılığını andıran çok şık ve çok kullanışlı, ‘her eve lazım’ bir kitaplık tasarımı var. Yine onun tasarladığı üzerinde oturulabilecek su boruları da tam Beyoğlu’na göre… Üzeri kakma desenli, içinden geçen hava ya da suya göre, ısıtılıp soğutulabilir; durmak, oturmak için de kullanılabilir… Tabii bilmem artık olur mu?

l Penguin Yayınevi, modern klasik olarak nitelendirilen 10 kitaba yeni kapak tasarlamaları için sokak sanatçılarına başvurdu. Çok güzel akıl, çok güzel fikir; hele de kötü kapak tasarımları dünyamızda… Ben bu girişimi pek çok yayınevine yakıştırırım ama Marjinal Kitap’a da çok uyar sanırım.

l Hani her gün görüp de kötülüğüne, kitsch’liğine alıştığımız kartlar, tabelalar, ilanlar var ya; bir güzel akıl onları ‘kötü Türk grafikleri’ başlığı altında topluyor. www.badturkishgraphics.blogspot.com adresinden bakılabilir.

l İki arkadaş bir uygulama yapmış, Killswitch. Uygulama sayesinde eski sevgilinizin mesajlarını, osunu busunu Facebook’ta görmüyorsunuz artık; eski eşyaları kutulayıp kaldırmanın sanal bir versiyonu. Ha, daha fazlası varsa             www.neverlikeditanyway.com da (Zaten daha önce de hoşlanmamıştım) ‘eski sevgili ya da eşten’ geriye kalanların satıldığı bir site… En çok satışa çıkarılan şey ise; yüzükler! 

<p>Erdoğan, faiz-kur manipülasyonlarıyla mücadeleden Birleşik Arap Emirlikleri ile normalleşen ilişk

Başkan Erdoğan: Göreceksiniz enflasyon düşecek

Uşak'ta dere yatağında patlamamış top mermisi bulundu

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (29 Kasım 2021)

Kuvvetli lodos hayatı olumsuz etkiliyor