• $12,4902
  • €14,1202
  • 713.051
  • 1776.41
6 Ocak 2013 Pazar

'Büyük fikir peşindeyken asla müzik dinlemeyin!'

Kimi onu Mad Men'e ilham veren adam, kimi dahiyane reklamcı, kimi Esquire'ın 'müzelik' kapaklarının yaratıcısı olarak tanıyor... Son kitabı Türkçe'ye de çevrilen bu efsanevi adam, gelecek ay İstanbul'a geliyor. George Lois ve onun muhteşem yaratıcılık önerilerinden bir kısmını takdimimizdir.

"1.20130105205936.jpg"

Kapağında 'Olağan(üstü) Tavsiyeler-(Yetenekli Kişiler İçin)' yazan bir kitabı normalde almazdım; tabii ki başlığın altında George Lois ismini görmeseydim.
Hemen başlayayım; kim bu adam?
George Lois, şu anda 82 yaşında olan, Yunan asıllı bir New Yorklu; efsane olmuş bir reklamcı, sanat yönetmeni, yazar ve tasarımcı. 'Esquire' dergisi için,  -benim de kendisiyle tanışmama vesile olan- 92 kapak tasarladı ve bu kapaklarla 60'lı yıllarda ABD'ye damgasını vurdu.
EFSANEVİ KAPAKLAR
Dönemin farklı alanlarından Andy Warhol, Muhammed Ali ve Richard Nixon gibi önemli isimleri hiç çekinmeden, tartışma yaratacak biçimde kapaklara taşıdı. Lois'in Esquire için yaptığı 32 kapak tasarımı The Museum of Modern Art'ta (MoMA) da sergilendi.
Peki, neydi bu kapakların özelliği? Her şeyden önce çok cesurdu; 'daha önce yapılmamış' ve 'denenmemiş' tasarımlardı. Tek karede çok şey anlatan çarpıcı bir görsel ve vurucu tek bir cümle, onun kapaklarını efsane yaptı.
Feminizmin ve kadın gücünün çok tartışıldığı bir dönemde güzel bir kadını tıraş olurken gösteren fotoğraflı kapağı ya da Muhammed Ali'yi işkenceyle öldürülmüş Aziz Sebastian olarak gösterdiği, 'çok şey söyleyen' tasarım çok konuşuldu. (Müslüman olduktan sonra orduya gitmeyi reddettiği, asker kaçağı olduğu için Muhammed Ali bokstan men edilmişti ve hakkında 5 yıl hapis cezası isteniyordu.)
Bir kapakta Jack Nicholson'ı soyuyor, bir diğerinde Dustin Hoffman'ın yükselişini NewYork manzarası içinde kocaman bir Hoffman koyarak gösteriyordu...
DERS OLDU!
New York Magazine'in 'New York' ekinin konsept ve prototipini, 'I Want My MTV' kampanyasını o yarattı. Xerox, ESPN, MTV, VH1, Tommy Hilfiger ve USA Today gibi markaların sayısız kampanyasında onun imzası vardı; aralarında Robert Kennedy'nin de yer aldığı 4 Amerikan Senatörü de müşterileri arasındaydı.

"nilay.20130105205836.jpg"

MTV'yi düşmek üzereyken Mick Jagger'la, ESPN'i de bir grup ünlü sporcuyla kurtardı ve bu 'kurtarma' kampanyaları Harvard gibi üniversitelerde ders olarak da okutuldu, okutuluyor.
MAD MEN'E KARŞI...
Ama tabii son yıllarda, dünyanın pek çok yerinde yeniden isminin duyulmasına neden olan şey ise 'Mad Men dizisine ilham veren kişi' olarak anılması.
O buna kızıyor; dizi için 'Bu tam anlamıyla çıldırmış bir şov; göz kamaştırıcı bir ofiste, 'ölü doğan' fikirlerle aptalca reklamlar yapan havalı reklamcıların onlara hayran, kuaför bağımlısı sekreterleriyle yatıp kalktığı, martini içip kendilerini sigara dumanına boğdukları bir pembe diziden başka bir şey değil' diyor. Üstelik ona göre karakterler, erkek şovenisti, ırkçı, beyaz yakalı... Vurucu bir nokta daha var, '30'lu yaşlarımda ben Don Harper'dan çok daha iyi görünüyordum' diyor George Lois ve haksız değil!
KÜLTÜR PROVAKATÖRÜ
George Lois, kimi zaman manipülatif, kimi zaman tam bir baş belası ama belli ki her daim işine aşık, yaratıcı, zeki, açık sözlü, çalışkan ve yetenekli. Ve ırkçılığa, ayrımcılığa karşı!
'Yaratıcılık mücadeleden beslenir. Ve en iyi mücadele, olanı daima reddedip yenisini yaratarak yapılabilir' diyen Lois şunu da söylüyor: 'Muhafazakar, ırkçı ve beyin yıkayan kişilere karşı gönüllü bir kültür provokatörü rolü üstlendim.'
Bu 'milyon dolarlık adam', inandığı şeyler için (mesela muhteşem bir bölgeden geçmemesi gereken bir yol için bir grup kadına yardım etmiş) gönüllü ve başarıyla sonuçlanan kampanyalar da tasarlamış biri.
TÜRKİYE'YE DE LAZIM
Yani Taksim'deki inşaatlar; garip ve şip-şak kentsel dönüşüm çalışmaları için Türkiye'nin bir George Lois'e ihtiyacı var. Nasıl ses getirileceğini, az kişiyle nasıl doğru şeye vurgu yapılıp, sonuç alınabileceğini çok iyi biliyor.
Hatta kendisi, öğretmenlerin protestolarından gazetecilerin yürüyüşlerine 'slogan kısırlığı/kabızlığı' çeken, 'Susma Sustukça Sıra Sana Gelecek' bestesinin solgun temposuyla yürümeye mahkumlar için de kurtarıcı olabilecek beyne sahip; her ülkeye, her eyleme, her satışa lazım yani!
ALLDESING İÇİN
Lois'in şimdi, burada gündeme gelmesinin ise iki nedeni var. İlki Lois'in 10 kitabından biri olan 'Dam Good Advise'ın Türkçe'de de yayımlanması (Olağan(üstü) Tavsiyeler-Yetenekli Kişiler İçin / Boyner Yayınları, İrde Levent Yıldız'ın iyi çevirisiyle, 24.00 TL). Bir diğeri ise 22-23 Şubat'ta Hilton Convention Center'da düzenlenecek olan alldesign 2013'ün konuklarından birinin George Lois olması (bilet fiyatları 250 ile 350 TL arasında değişiyor).
Lois'in kitabı salt, madde madde tavsiyelerden oluşmuyor. Kitap aynı zamanda bir biyografi, bir günlük, anılar toplaması. Lois, her önerisinin nereden geldiğini bir olay, deneyim ve sonuçla, muhteşem esprili, vurucu ve kısa bir dille anlatıyor.
Ben de şimdi, kitabı ve konferansı 'öldürmeden', Lois'in kitabında sözünü ettiği 'İçinizdeki Yaratıcı Potansiyeli Ortaya Çıkarmanın 120 Yolu'ndan bazılarını alıntılarla paylaşmak istiyorum.
Yöneticilere, reklamcılara (N'olur artık ünlülere beyaz tişört üzeri çizim yaptırmayın), halkla ilişkiler işi yapanlara ('E-mail'im geldi mi?' diye telefon açmaktan daha iyi yöntemler de var), gazetecilere, tasarımcılara, gençlere, yaşlılara (gerçekten özel bir bölüm bile mevcut), tasarımcı ve yaratıcılara;  herkese lazım öneriler...

FİKİR
- Bir fikir buluncaya kadar bilgisayarınızın başına oturmayın.
- Trendler herkes üzerinde baskı yaratıp yanıltıcı olabilir. Tek yön, yeni yöndür.
- 'Büyük Fikir' peşindeyken asla müzik dinlemeyin. Özellikle de bir müzikseverseniz... Müziğin izole etme, ruh halini dönüştürme ve değiştirme özelliği vardır. İletişim odaklı bir sorunu çözmeniz gerekirken müzik sizi olmamanız gereken yerlere götürür.
- Olağanüstü fikirlerle ilgili püf nokta, bunların delilik noktasına çok yakın olmaları gerektiğidir. 
- Aklınızda olağanüstü bir konsept varsa, onu uçurumun kenarına kadar götürmelisiniz.
- Analiz etmeyin. İçgüdülerinize güvenin. 
- Kolay hatırlanan bir slogan! Kolay hatırlanan bir görsel! Çok önemli!
- Yetenek DNA'sı büyük müzelerdedir.
- Bazen zor problemleri çözmenin yolu; şaşırtıcıdır ama sadece gerçeği söylemektir.
- Eğer fikirlerinizi tutkuyla ve kısaca ifade edemiyorsanız, unutun gitsin!
CESARET
- Girişimci ruha sahip biriyseniz; misyonunuz sakinleştirmek değil, ayağa kaldırmak, rahatsız etmek, iletişim kurmak, komuta etmek, harekete geçirmek ve hatta kışkırtmak olmalı.
- Hataların üzerinde durmayın, ileriye bakın. 
- İşin görünür ve hatırlanır olması için güvenli çizginin dışına çık! Bunun orta yolu yok! 
- Woody Allen haklı; Hayatın yüzde 80'i kendini göstermektir. Varlığınızı hissettirin!
- Ayaküstü düşünün ve düşündüklerinizi derhal gerçekleştirin.
İŞ BAŞINDA
- İşin zamanlaması çok darsa; hayda yerine, HAYDİ deyin... Hayatım boyunca 'Hayda' yerine hep 'Haydi Yapalım' dedim.
- Çoğu insan işi yapmak için değil, işinden olmamak için çalışır. Eğer ikinciyseniz anlamsız bir hayat sürüyorsunuz. 
- Fikir bulma, tartışma aşamalarında odadaki 'Şeytanın Avukatı'na defolup gitmesini söyleyin.
- Eğer erkeksen ve bir kadının seninle rekabet edemeyeceğini düşünüyorsan, o kadın seni gafil avlamak üzere demektir!
- Asla ukalalık yapmayın. (Ama kendinizden ukalalık derecesinde emin olun!) 
- Daha az tweet'le, daha fazla düşün.
- Bulunduğunuz ortamı, kim olduğunuzu anlatan bir metafor haline getirin. 
- Eleştirecekseniz, kendinizi tutmayın. 
MÜCADELE
- Başarılı bir yaratıcı olmak için, bir ömür boyu arılarla mücadele etmeye (sokulmak pahasına) hazır olun.
- Büyük işleri mutlaka sizin yaratıcılığınızı kabul etme gücüne sahip olan kişilere sunun. Sunumu asıl kararı veren kişiye yapın! 
- Bir ilişki içinde kullanılıyorsanız, ilişkiye son verme cesaretiniz olmadığı sürece, asla büyük bir iş yapamazsınız. Buna derhal son verin.
- Sağlıklı bir paranoya, yaratıcı kişinin işlerini korumasına yardım eder. Çünkü dışarıda herkes sizin açığınızı beklemektedir. (Bu paranoya değil, emin olun) İşlerinizi cahil, zevksiz insanların yargıladığı bir dünyada yaşamak ürkütücü! Size dengesiz diyecekler. 'Ziktir' edin.
İPUÇLARI
- Belki de geleceğinizi belirlemenin en iyi yolu, onu yeniden yaratmaktır.
- Ekonomik sıkıntı dönemlerinde, kariyerinizi ateşlemek için denenmemiş yollar arayın. İP
- Sözünüzü sakınmadan yaşayın.
- Fikirlerinizi; 'Biliyorsunuz', '...gibi', 'ımmm' kelimelerini kullanmadan anlatın.
- Neye mal olursa olsun ırkçılıkla savaşın.
- Bazen 'ya olursa'ları hayata geçirmek; yaratıcılığın ta kendisidir.
- Gösterecek bir şeyiniz varsa, gösterin!
- Eşinizi bulduğunuzda bırakmayın. 
- ABD Başkanı Abraham Lincoln'ün 'Kusura bakma zamanım olmadığı için sana daha kısa bir mektup yazamadım' cümlesi harika. Asıl önemli olan ne kadar kısa yazdığınız değil; kısa yazarak ne kadar çok şey ifade ettiğiniz.
- Dünya sizi 'bir başarı hikayesi' olarak kabul ettiğinde bile siz, daima üstatlarınızı takdir edin. 
- Çığır açan bir insan mutlaka okumalı, araştırmalı, sorgulamalı ve değerlendirilmelidir. Tereciye tere satamazsınız. 
KENDİN OL
- İsmini, cismini, geçmişini, kimliğini değiştirme! Kendine dürüst ol ki, dünya da sana dürüst olsun.
- Asla, kötü ruhlu insanlar için çalışmayın. Fikirlerinizden heyecan duyacak kişilere çalışın.
- İş hayatında tek hedefiniz sevdiğiniz işi yapmak (ve bundan para kazanmak) olmalı. 'Sevdiği işi bulmuş olan kutsanmıştır!'

İzzet Çapa, Türkiye'nin ilk Instagram mönüsünü yaptı!
Kasım ayının ortalarında yazmıştım 'Türk restoranları Instagram'ı keşfetmeli' diye.
Ben ve benim gibi pek çok sosyal aktiviteyi ama özellikle yemek ve restoranları Instagram'dan takip eden, paylaşanlar için süper bir buluştan 'Instagram Mönü'den bahsetmiştim.
New York'ta bir restoran, Comodo, yemek fotoğrafı çekme merakını görerek güzel bir işe soyunmuştu: #ComodoMenu. Cep telefonunuzdan #ComodoMenu etiketiyle arama yaptığınızda orada yemeklerin fotoğraflarını, yorumları, arkadaşlarınızın beğenisini görüp siparişi ona göre verebiliyordunuz.
Ve yine Instagram'da gördüm ki, böyle yenilikleri hiç kaçırmayan İzzet Çapa, İstanbul Nişantaşı'nda City's içindeki restoranı Limonata için bir Instagram Mönü yapmış. Altına da yazmış: 'Son verdim mönü masrafı işine! LimonataMenü telefonlarınızda, iPad'inizde, her yerde.' Kutluyorum kendisini!

Fotoğraf dünyasına giren Abdullah Gül'e Obama taktiği
Eğer Amerikan Başkanı Barack Obama, size sempatik geliyorsa bunun bir nedeni de Pete Souza; yani onu an be an fotoğraflayan kişi!
Bir National Geographic belgeselinden öğrendiğim o ki, Beyaz Saray'ın her daim, her dönem bir fotoğrafçısı var. Başkanların 'sıradan' anlarını da görüntülüyorlar ve bu kareler Saray'ın koridorlarında sergileniyor.
Obama döneminde de durum aynı; pek çok fotoğrafçı ve bir fotoğraf ekibi var. Souza çekiyor, ekip onları arşivliyor, seçilenler haftalık, aylık periyotlar halinde Saray'ın içine asılıyor. Ama Obama Ailesi, biraz sosyal yapılarından da ötürü, bu fotoğraflarda birer yıldız; birer doğallık timsali.
"nilay_gul.jpg"Kimi zaman Obama'yı Oval Ofis'te 5 yaşındaki bir kız çocuğundan kaçarken görüyoruz, kimi zaman Spider Man kostümlü biriyle sohbet ederken! Kimi zaman düşüncelere dalmış dertli ama bir o kadar gerçek, kimi zaman da gömleğinin kollarını kıvırmış neşeyle dans ediyor. Ya da mesela Obama'nın bir maçta, kişisel spor eğitmenine basket oynarken 'smaç bastığı' bir fotoğraf var ki, etkileyici. Obama da bu fotoğrafın koridorda normal süresinden fazla kalması için elinden geleni yapmış.
Tabii biz, siyasetçilerin sokaktaki spor alanlarına bile kravat ve makosen ayakkabılarla, o aletlere tırmanarak açılış yapmalarına alışığız; yani 'Aman ev halleri nasıldır?' merakı uyandırmıyor çoğu!
Ama şimdi Abdullah Gül, pek çok 'tepedeki' siyasetçiye göre daha samimi görünen Twitter performansıyla bir ivme yakaladı; şimdi de Instagram hesabı açtı. Orada da siyasi hallerinden çok doğal ve farklı durumları, hatta kendi fotoğraf denemelerini paylaşması bizim için de bir renk olacak. Boşuna 'Like' yapmayalım yani!
Abdullah Gül kartopu oynarken

<h2>NEDEN YÜRÜRKEN  KOLLARIMIZI SALLARIZ?</h2><p>University of Michigan'da ki bilim insanları

Vücudumuz Neden Böyle?

Hibe desteğiyle kurduğu mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor

400 bin uçuş saatini başarıyla tamamladı! Türkiye'nin ilk milli ve özgün SİHA'sı

Irak'ın Musul kentindeki bir restoranda robot garsonlar işe başladı