• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
13 Ocak 2013 Pazar

Beyin yedekleme çok yakında!

'Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir?' ki; değil mi? O zaman 'ölümsüzlük' üzerinde çalışalım! Hatta biri var, takmış, çalışıyor... ABD'li dahi Ray Kurzweil, şimdi Google'un olanaklarını da kullanarak 'beyin yedekleme'yi gerçek kılmaya uğraşıyor.

'Yakın gelecekte' insan beyni, kişiliği, anıları, yetenekleriyle birlikte bilgisayara aktarılacak; oradan da bir android araçta vücut bulacak... 'Bedenden bağımsız' bir sanal ama tanıdık bir beyne ne dersiniz; bu, sevip kaybettiklerimize özlemi giderir mi dersiniz?

Hayatınızda hiç çok sevdiğiniz birini kaybettiğiniz, sonrasında da sık sık 'Ah keşke burada olsa' dediğiniz oldu mu? Dostlarınızın yakın birini kaybettiğini her duyduğunuzda empati sağ olsun (!) kendi yaranızı da bir kez daha kanattınız mı?
Yanıtınız 'Evet' ise kulübe hoş geldiniz...
Ocak ayıyla birlikte şahsi yaralarımın tazelendiği, çok yakın bir arkadaşımın da annesini kaybettiğimiz gün, yine o adamın ismini (Serdar Kuzuloğlu'nun bir yazısında) gördüm: Ray Kurzweil. Yani Forbes Dergisi'nin 'En büyük düşünce makinesi' diye tanımladığı, ABD'li bilim adamı ve gelecek bilimci!
Kurzweil bu defa 'daha da yakın' gelecekte, teknoloji sayesinde 'bedenden bağımsız' olarak ölümsüzlüğün mümkün olacağını iddia ediyor. (Bu iddiası 2 yıl önce de vardı ama şimdi bir kitap yazdı, yöntem de anlatmaya başladı.)

STAR WARS MİSALİ
Ray Kurzweil'e göre insan beyni, kişiliği, anıları, yetenekleriyle birlikte bilgisayara aktarılacak; bu veriler androidlere aktarılınca sonsuza kadar yaşamak mümkün olacak.
Beynimi yedekleyip bir cep telefonuna koydurtabilir, Star Wars'taki hologramlar misali sevdiklerimin elinde bıdı bıdı konuşabilirim yani!
'Uçuk' geliyor değil mi?
İşte bu noktada, araya, Ray Kurzweil'in bugüne kadar yaptıklarını almak şart oluyor.

BULUŞ CANAVARI!
Bill Gates'in, hakkında 'Yaşayan en zeki gelecek bilimcisi' dediği Ray Kurzweil yapay zekadan sağlık teknolojilerine birçok konuda uzman. Hem bilim, hem de bilimkurgu çevrelerinde dahi olarak görülüyor. 1948 New York doğumlu bilim adamı, Massachusetts Institute of Technology (MIT) de bilgisayar bilimleri ve edebiyat okumuş. Pek çok doktorası, onlarca ödülü, yüzlerce buluşu var. Onun sadece kullanıma geçen buluşlarını sıralamak için bile bu gazetenin sayfaları yetersiz kalıyor!

"bynydklme1.jpg"BİLGİSAYARA SES VERDİ
Bilgisayarlı dilbiliminin öncüsü o. Bilgisayarda ses tanımını o geliştirdi (ve tabii ki bu nedenle bir servet kazandı). 1976'da yaptığı körlere kitap okuyan bir alet (ilk yazıdan sese çevirme makinesi), 1986'da bulduğu k250 isimli gerçek bir piyano sesi çıkarabilen synthesizer, geç öğrenen çocuklar için, öğrenme hızını artıran 3 bin adet bilgisayar eğitim programı bunlardan birkaçı... Sibernetik zanaat (elektronik aygıtlar tarafından kontrol edilen siber animasyonlar) ve yapay zekanın başka boyutları alanlarında pek çok iş kurdu ve geliştirdi.

ŞİMDİ GOOGLE'DA
1998'de ABD'de Yılın Mucidi seçilip 'Thomas Edison'ın veliahtı' diye de anılan Ray Kurzweil'le ilgili son gelişme ise 2012 Aralık ayından itibaren, Google'ın yeni Mühendislik Direktörü oluşu. Kendi kurduğu Teklilik Üniversitesi (Singularity University) de Google tarafından finanse ediliyordu. Şimdi Kurzweil, Google'da makine öğrenimi ve dil işleme alanlarında yeni projelerde çalışacak.
'1999'da 10 yıl içinde kendi kendilerine çalışan otomobiller, sorularınıza cevap verecek telefonlar olacağını söylediğimde insanlar, gerçek dışı bularak eleştiriyorlardı. 10 yıl sonrasına ileri sardığımızda Google kendi kendine çalışabilen otomobiller olabileceğini ve insanların Android telefonlarına sorular sorabileceğini gösterdi' diyor.

GÜNDE 200 VİTAMİN
Benim bu adamla ilgili olarak en çok ilgimi çeken şey ise inancı! Yine bir bilim kurgu dehası olan yazar Philip K. Dick (Azınlık Raporu desem) 'Gerçek inanmayı bıraktığında kaybolmayandır' diyor ya; bu adam tam da gerçek olmayana inanıp onu gerçek kılmak için elinden geleni yapıyor.
Mesela, 'Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir?'. O da ölümü çok ciddiye alıyor ve ölümsüzlük için elinden geleni yapıyor! Bir taraftan en azından 'beyin ölümümüzün' gerçekleşmemesi için araştırmalar yapar, teknoloji arar iken, bir taraftan da kendi ölümünü geciktirmek için günde 200 vitamin alıyor. 200 vitaminin içinde olduğu birkaç hap değil, bizzat 200 hap yutuyor, alkali su içiyor, süper sağlıklı beslenip, iyi spor yapıyor. Tüm bunlar yaşında göstermesine ve saçlarının dökülmesine engel olmamış anlaşılan. Ancak o, sanki, ölümsüzlüğü teknolojiyle yakaladığı an kendisinde kullanmak istiyor.

BABA ETKİSİ
Yani domuz gribi aşısının bulunduğu gün domuz gribinden ölmek, AIDS'e çare bulunduktan 2 gün sonra bundan hayatını kaybetmek ne kadar acıysa, anlaşılan o da inandığı şey gerçekleşmeden 'gitmek' istemiyor. Hemen hemen her eşyasını sakladığı babasını kalp krizi nedeniyle 'erken' kaybetmesinin de bunda etkisi olduğu söyleniyor.

ZİHİN YARATMAK!
Ve şimdi Ray Kurzweil, kasım ayında ABD'de yayınlanan, bir an önce Türkçesi'nin de çıkmasını dilediğim 'Akıl Nasıl Yaratılır: İnsan Düşüncesinin Gizemi' (How to Create a Mind: The Secret of Human Thought Revealed) adlı kitabında öngördüğü geleceğe biraz daha yaklaşıyor. amazon.com'un bana izin verdiği kadar okuduğum kitapta Kurzweil, beynin gizemlerini çözmeye biraz daha yaklaşıyor. Tabii o bir şeyi çözmüşken yeni bir madde de ortaya çıkıyor ki, bazen bu yüzden Kurzweil'in '20 yıl sonra' dediği gelecek bir 10 yıl daha 'atabiliyor'!

PEKİ YARA SARAR MI?
Bense düşünüyorum; çok zeki, entelektüel ve yaratıcı bir adam da olsa babamın beyninden, bana verdiği önerilerden çok 'O orada ve var ya, her şeyi halleder' hissini özlüyorum. Mantığı değil, mantıksızca, ne yaparsam yapayım beni sevmesi ve koruyacak olması çekiyor beni. Sonra diğer sevdiklerimin zihin, alışkanlık ve yeteneklerini yedekleme fikri aklıma geliyor. Bu tür ölümsüzlük, acıyı hafifletir mi diye düşünüyorum.
Fazla teknoloji kafa karıştırıyor; bilemiyorum.

Belgesellik ekip: RedHack
EVET radyoda konuştular, gazetelerde röportajları çıktı, Twitter'da çok faaller ve söyleyeceklerini içlerinde tutmuyorlar. Ama yine de hala çok merak etmiyor musunuz? Ben gündemi çok iyi takip edip, yerinde tavır ve eylem koyan; üniversitedeki skandalları ortaya çıkardıkları son 'RedLeaks' raporlarıyla gönüllerde taht kuran bu ekip kimdir, ne yaparlar, nasıl karar verir, işi nasıl başarırlar çok merak ediyorum. Tek tek kişileri ve yüzleri görmemeyi, tanımamayı tercih ederim (umarım hep böyle birer gizli kahraman olarak da kalırlar) ama aykırı sanatçı Banksy ve onun Exit Through the Gift Shop benzeri bir belgeseli de deli gibi izlerim. Umarım şimdiden kamera kaydı tutuyorlardır.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor