• $9,5274
  • €11,0921
  • 547.484
  • 1455.42
4 Mayıs 2013 Cumartesi

"Zambak dur, sana da bulaştı kan"

Yerde kıvrılmış yatarken başına isabet eden, gaz kapsülünden hâlâ dumanlar yayılan liseli Dilan'ı görünce "Zambak dur, sana da bulaştı kan" diyememiştik.
Boynu kırılmış bir zambak gibi yere yıkılmış Dilan'ı Madımak katliamında can veren büyük şairimiz Behçet Aysan'ın dizesiyle anlatmaya kalkışınca, göğüs kafesinizden sayısız güvercin kanat çırparak havalanır ve sizi terk ederdi.
Devletin attığı bomba, fırlattığı gaz kapsülü, havan topuyla ölen, yanan, kör olan yüzlerce çocuk ve bebeğin yanına gitmeyi yeğlerlerdi.
Binlerce asker ve polis nezaretinde cayır cayır insanların yakıldığı katliam ve zulüm prodüksiyonlarını izlemiş, "insan-acısına" yabancılamış gözlerimiz de Dilan'ın ensesinden tüten kapsülü görünce "marjinal bu canım" derdi. 
Madımak'da nefesleri dumanla boğulan 34 Alevi aydın "halkın dini değerlerini tahrik etmek" kisvesiyle, Uludere'de 1 saat 48 dakika kayaların altına saklanan ama termal kamera ile önce tespit sonra "imha ettiği" 34 Kürt genci kaçakçı ve PKK'lıya benzediği için öldürülmüştü.
İş cinayetlerinde öldürülen işçi davalarında bilirkişi nasıl yekten işçiyi kusurlu ilan ediyorsa, "öldürülenleri" öldükten sonra devlet diliyle "itibarsızlaştırırdık"...

KAFATASI KIRARAK KAMU GÜVENLİĞİ SAĞLANIR! 
İstanbul Valisi de 1 Mayıs'la ilgili yaptığı açıklamada "Dilan'ın ve beyin kanaması geçiren 3 kişinin marjinal örgüt üyesi olduğunu" söylemiş ve "vicdanının rahat olduğunu" eklemişti...
Kafa tasları gaz kapsülüyle kırılan üç vatandaşın marjinal çıkması nasıl bir tesadüftü.
Ya da devlet şiddetinin "ölümcül" etkisi "marjinale" vurunca, bunlar sözde vatandaş deyip bizimde İstanbul Valisi gibi vicdanımız rahat mı etmeliydi?
İstanbul'un en büyük mülki amirinin birincil sorumluluğu işçi kızı Dilan'ın can güvenliğini sağlamaktı...
Üstelik dün ortaya çıktı ki Dilan örgüt üyesi değil ama devlet tarafından "fişlenmişti." 
Muktedirlerin zehirli sisle kapladıkları İstanbul'un bir köşesinde 27 yaşındaki ataması yapılmayan öğretmen Meral Dönmez, başka bir noktasında 28 yaşındaki Türk metal işçisi Serdar Gül'ün yerde yüz üstü kaldırıma devrilmiş görüntülerini görünce bu "kafatası kırıcı" güvenlik operasyonunun yine "örgütlü işler" dosyasına gireceğini kolaylıkla tahmin etmiştik...
Çünkü "marjinal grup, sapanla demir bilye attılar, bunlar işçi mi yav" diyen sivil toplum korosu, kutsal devletin "marjinal" kafa kemiği ufalama yöntemini "bunlara müstahaktır" çığlıklarıyla alkışlıyordu... 
Tabii ki yeni-türedi terim "marjinal" özellikle seçilmiş olup "2013 model iç düşmanımızı" imleyecekti...
Toplumsal örgütlenme-fobisi iyice azdırılmış, meslek örgütlerinin, sendikaların, dayanışma platformlarının sermaye ve devlet nazarında "kriminal yapılar" diye telaffuz edilmesi boşuna değildi.
Geç buldumcuk Türkiye'nin kapitalizmi ve "kamu güvenliği" adına göz çıkaran, kafa patlatan neo-güvenlikçi devlet konsorsiyumu, önümüzdeki zamanlarda hakkını arayan "işçi, öğretmen, avukat, öğrenci, taşeron, memur, çiftçi, mahalli ahaliyi" önce "marjinal fişlemeye" alıp sonra "özelleştirilmiş" toplumdan "etkince" uzaklaştıracağına emindik...

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu