• $7,3998
  • €9,0059
  • 442.704
  • 1550.03
30 Ağustos 2012 Perşembe

Travmatik yeni nesiller yetiştirilir

10 Eylül'de ilköğretim okullarının 1. sınıflarının öğretime başlamasıyla eğitim tarihimizin en travmatik tecrübesini de edineceğiz.
4+4+4  eğitim modelinin fiiliyata geçmesiyle birlikte 66-84 aylık çocuklar, bir arada 40 kişiden fazla sınıflara doluşturularak fiziksel alt yapısı 5.5 yaşa uygun olmayan okullarda, 'eti senin kemiği benim' temennileriyle Milli Eğitim müfredatına teslim edilecekler.
Pedagojik olarak okul öncesi eğitime devam etmesi gereken 5.5 yaşındaki miniklerle aynı sınıfta kendilerinden iki yaş büyük 84 aylık çocukların arasındaki motor, zihinsel, duygusal gelişim farklılığını kapatmak da 40 dakikalık derslerde 'ücretli' öğretmene düşecek.
Ya da özür grubu atamalarıyla mağdur edilmiş eşinden çocuklarından ayrı, iki ayrı ve uzak ilde kira veren ev geçindiren moral çökkünü, parçalanmış aileleriyle sınıf öğretmenleri 1. sınıflardaki bu sarsıcı gelişim uçurumunu dikkate alarak eğitim yapacak.
Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı 40 bin öğretmenin atamasını tam da 10 Eylül'de yapacak.
Anaokuluna gitmeden doğrudan ilköğretime başlayacak 5.5  yaşındaki çocukların daha gelişmemiş zihinsel ve sosyal becerileriyle iki yaş büyüklerle aynı sınıfta eğitim almaları muhakkak ki Milli Eğitim eliyle bu defa 'travmatik kuşakların' yetişmesine neden olacak.
Dünyada 40'tan fazla ülkede ilköğretim 7 yaşında başlarken uzun yıllardır dünyada 'en gelişmiş ve nitelikli eğitimi veren' Finlandiya'da da çocuklar 7 yaşında yani bilimsel olarak 'fiziksel ve psikolojik yetkinlik' kazanınca okula başlıyorlar.
Bu arada ekleyelim; Finlandiya'nın nitelikli eğitiminin ardında özel okul, dershane piyasası ya da tablet teknolojisi değil 'yetkin ve idealist' öğretmenleri duruyor...
Zaten dünyada matematik ve fen bilimlerinden geçilemez Finli öğrencilerin ders kitapları neredeyse yok. Yabancı dil eğitimine 3. sınıfta başlıyorlar ve öğrencileri ölçen başarı cetveli yok yani başarı ölçmüyorlar ve ülkedeki en saygın meslek öğretmenlik...  
Türkiye ise öğretmenlerini sokaklarda bekletip, kopyalı KPSS'lerde telef edip, atamalarını ulufe gibi dağıtırken, pek düşkün olduğumuz bilişim çağı da bize hala eğitim = öğretmendir diyordu. Ama küresel eğitim politikalarını harfiyen uygulayan Türkiye, 'eğitimin kamusal bir hak' olmaktan çıkartılması sürecini yeniden şekilleyerek bu defa 4+4+4 ile 'sözde' zorunlu, 'imajda' dindar, 'özünde ise' hiper kapitalist eğitim sistemini Milli Eğitim Reformu adıyla yürürlüğe geçiriyordu.
Bu arada 1. sınıfa kaydedilen 66-84 aylık 2 milyon 313 bin çocuğa aynı sınıfta bir arada nasıl bir eğitim verileceği, nasıl bir pedagojik bir yöntem izleneceği ya da böyle bir yöntem var mı bugüne kadar bilen çıkmadı.
Ritmik seken, ayakkabısını bağlayan ama okuldaki lavaboya erişemeyen, kendisinden 6 yaş büyük üst sınflarla ortak tuvalet paylaşacağı öngörülen, öz bakımını ve tuvalet temizliğini yapacağını umduğumuz çocuklarımızı 1. sınıf diye okula başlatarak kitlesel eğitim devrimi yaptığımıza inanabiliriz.
Kapatılan etüt okulları, engellilerin elinden alınıp İmam Hatip'e dönüşen devlet okullarımız, sabah karanlığı 07.30  ve akşam karanlığı 19.00'da açık ikili eğitim yapan okullarımızla, yılda 2.5 milyon çocuk okula başlarken kim bilir kaç kuşak yaratılacaktı 2023'e dek?
Elbette 5 yaşında okula başlayanın 8 yaşında sıkı bir dershane müşterisi olacağını, dershaneye gidemeyen dar gelirli ailelerin çocuklarının da 9 yaşında oto ve imalat sanayiine yönleneceğini ve hayatın 'çocukluk evresinden' otoriter devlet ideolojisiyle nasıl 'yorgun ve erken büyütülmüş çocuğumsu kalabalıklara' evrildiğini göreceğiz.
5.5 yaşındaki çocuğunu okula göndermek istemeyen veliler ise devlet hastanelerinden çocuklarına 'yaşıtlarından geridir' diye yazan raporlar alma peşinde. Yine devlet vatandaşı hileli rapor için hastanelere yollarken minikler de 5.5 yaşında devlet kayıtlarına 'mental gerilikle' sicillenmiş olacak...
Anlaşılan birkaç kuşak da 5.5 yaşında okula başlayarak ya da başlamayarak  her halükarda 'travmatize bir sürecin' mağdurları olarak yetiştirilecek...

<p>Samsun'da arazide ağzı tel ile bağlı başıboş eşek kurtarıldı. Eşeğin ağzındaki teli kırarak çıkar

Ağzına demir teli bağlayıp ölüme terk ettiler... Zavallı eşeği, baba ve kızı kurtardı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Beyaza bürünen Horma Kanyonu muhteşem manzaralar sunuyor

Rusya'dan görenlerin aklını başından alan kareler