• $7,5427
  • €8,9818
  • 413.406
  • 1541.98
25 Aralık 2010 Cumartesi

Temel demokratik haklardan 'silahlanma!'

İnsan hakları ihlallerinin her yıl bir yıl önceki ihlalleri katlayarak geometrik arttığı ülkemizde, yeni piyasa tipi bir insan hakkı gündeme getiriliyor.

Bireysel silahlanmanın 'temel insan ve yaşam hakkı' olduğunu iddia eden bazı silahlanmacı gruplar olmasa biz de bu hakkı ıskalayacaktık!

İnternet üzerinden örgütlenen bu gruplar; Meclis'te oylama için 'sota' bir anı bekleyen Silah Yasa Tasarısı'nı hemen aklımıza düşürüverdi.

Silah sektör lobicilerinin Meclis'te yatıp kalkıp 'takip ettikleri' bu yasa tasarısı, 'temel insan hakkı, yaşama hakkı' paketiyle getirilirse hiç şaşırmayalım.
Bütün hakların kapitalizmin karlılığına endekslenip, tüketimin parası olanlara 'özgürlük' diye pazarlandığı zamanlarda 'insanın temel savunma hakkı: silahlanma' kampanyası ve reklamlarıyla kuşatılabiliriz.

Çok canlı ve etkin bir ekonomik alan yaratacak Silah Yasa Tasarısı'nın ulusal, küresel silah sektörünün güçlü lobi faaliyetleri sonucu Meclis'ten geçmesi bekleniyor.  Dünyada silahla işlenen suçlarda 4. sıradaki Türkiye, artık bu yasayla ilk sıralara zahmetsizce yerleşir.  

Büyük pazar potansiyeline sahip Türkiye, böylelikle silahlı sivil toplum haline dönüşürken, sektör de görgüsüz tüketicinin 2 taşıma 5 bulundurma ruhsatı ve ekstra olarak uzun namlulu silah düşkünlüğüyle abad olacak.

Biliyoruz ki tekinsiz 'erkek kimliğinin eksikliğini' geçici gideren abartılı silah 'fetişizmi' ve 'teşhiri' durduğu yerde durmayacak, ergenlik düzeyinde takılmış erkeksi öfke krizlerinde yere göğe boşaltılacak.

Yumurtanın fiziksel şiddet olduğunu iddia eden ve öğrencileri şiddet üretmekle suçlayan hükümet üyeleri, bizim yaşam hakkımızı bu milyonlarca silaha karşı nasıl koruyacak?

Sigarayı gördüğünde parçalayan Başbakan, silahlanma teşvik yasasına karşı neden kayıtsız kalıyor?

Sigara ve alkol gizli reklamları bile yasaklanırken gazetelerde sayfa sayfa silah reklamları yer alıyor. 

Ayrıca sanılanın aksine hafif silahların büyük kısmı devlet güçlerinde değil yüzde 60'a yakın kısmı sivillerin elinde bulunuyor.

İngiltere, Avustralya ve Kanada devletleri düzenledikleri yeni silah yasalarıyla ateşli silahla işlenen suç oranlarını aşağıya çektiler.

İngiltere'de bireysel silahlanmaya asla izin yok, Fransa ve Belçika'da ise silah bulundurmanın hayali bile yasak.

Yani açıkçası 'temel insan haklarından savunma hakkı' ihlallerinde bu ülkeler başı çekiyor!       

Umut Vakfı verilerine göre son 10 yılda silah sayısı 10 kat artmış. Ruhsatlı ve ruhsatsız toplam 10 milyon silah dolaşımda.

Üstelik yeni silah yasasıyla eski sabıkalılar da silah ruhsatı alabilecek, tecavüzcü, hırsız, çete üyesi 'silah tüketicisi' olma ve 'silahlanma hakkına' kavuşturulacak.

Pompalı tüfek ruhsat yaşının 25'ten 18'e çekilmesinin naif gerekçesi, et ithal eden, hayvancılığı bitmiş ülkenin çobanına pompalı tüfekle korunma sağlamak.
Bu silah yasası çıkarsa bankaların da silah edinme tüketici kredisi vermesine şaşmayalım.

Günde üç kadının öldürüldüğü, yükselen şehir milliyetçiliğin maç çıkışlarını kana bürüdüğü, her 10 cinayetten birinin trafikte işlendiği ve anında örgütlenip sokağa çıkıp kurbanlarını kıstıran linç gruplarının cirit attığı yurdumuzun bu yasayla küçük Amerika olacağı düşünülmesin...

Olsa olsa lümpen kalabalıkların sokak linçleriyle bilinen Guatemala olur!

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

Dünyanın sonuna ilişkin tarih verdi! NASA'dan korkutan açıklama

Sosyal medyadan servis ettiler... Haftanın yalanları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı