• $7,355
  • €8,947
  • 438.842
  • 1535.87
10 Şubat 2011 Perşembe

Okulda 'Çocuk Polis' Temsilcileri

Sosyal vasıflardan kurtulan devlet, bünyesine kattığı sivil, çoluk çocukla dev bir güvenlik ve istihbarat örgütüne dönüşüyor.
Milli Eğitim Bakanlığı da asli vazifelerini 'ödeneksizlik' bahanesiyle geçiştirip bu dönüşüme büyük katkı veriyor.
Ünal Özmen'in Birgün Gazetesi'ndeki haberinde MEB'in 'Okul Güvenliği Projesi' kapsamında okullarda 'Çocuk Polis Okul Temsilcisi!' uygulaması başlattığı açığa çıktı.
Haberde, Iğdır Valiliği'nin 20 Ekim 2010 tarih ve 1184 sayılı yazısıyla İl Eğitim Müdürlüğü'ne talimat vererek ilköğretim okullarından seçilen iki öğrencinin okulda 'polisi' temsil edeceği ve adına kimlik kartı düzenleneceğini bildiriliyordu.
İl Milli Eğitim Müdürleri de okullara gönderdikleri yazıyla okulların 'Çocuk Polis Temsilcisi' olarak iki aday belirlemelerini ve aday öğrencinin ad- soyad, okul bilgileri ve iki adet vesikalık fotoğraflarının Çocuk Şube Müdürlüğü'ne gönderilmesini istemişti.
Herhalde adayların aile sülale ölçeğinde GBT'leri incelenerek 'Çocuk Polis' olmaya engel bir durumları olmadığı anlaşılınca öğrenciler okullarındaki 'görevlerine' başlayacaklardı!
Aralık ayında 33 OECD ülkesi arasında eğitim kalitemizin uluslararası ölçüsünün (OECD PISA testi) 32. olduğu öğrenilirken bizler okullarda 'Çocuk Polis' yapımıyla meşguldük. 
Totaliter rejimlerde rastlanan devletin baskı ve denetleme mekanizmasına, 'sade vatandaşı' fahri görevli/muhbir olarak katan örgütleme pratiğiyle karşı karşıyaydık.
Bu defa çocuklar okul çatısı altında 'polislik rolü ve misyonuyla' görevlendirilmişlerdi. Okullar eğitim kalitesine değil tamamen 'güvenliğe' endekslenerek, sessiz itaat toplumunun harçları böyle mi karılacaktı.
İlköğretim çağındaki öğrencilere 'Çocuk Polis Temsilcisi' kimliği vererek 'Okul Güvenliği Projesinde' ne tip hizmetler beklendiğini tahmin etmek zor değil. Pek tabii ki bu çocukların tek ve yegane işlevi arkadaşları ve diğer öğrencilerin ne yapıp ettiğini aktarmak olacak.
Yani birilerinin adı, sanı, soyu sopundan başlayan çeteleler tutarken arkadaşları arasında 'büyük kulak' ve 'büyük göz' olarak dolaşacaklar. Dünya görüşlerini yadırgadıkları, inançlarını ve fikirlerini benimsemedikleri öğrencileri, işbirliği gereği okul yönetimi ve polisle 'iletişim bilgisi' diye paylaşacak.   Kişilik ve ruhsal  gelişimleri devam eden, güç ve otoritenin etkisine son derece açık bu çocukların, 'polisleştirilmeleri' öngörülen toplumsal kurgunun küçük modelini mi temsil ediyor ?.. 
Bu çocukların küçük muhbirler misali bir müddet sonra 'tecrübelenince' öğretmenini, arkadaşını milli birliğe, bütünlüğe tehdit diye algılamayacakları,'suç' ve 'suçlu' tespit ve takibine düşmeyecekleri ne malum!                
Her 100 kamu görevlisinin 10'unun polis olduğu, bütçesi bu yıl %23 artırılarak TSK'yı yakalamış Emniyet Müdürlüğü'nün olduğu ülkede nasıl bir 'güvenlik zafiyeti' var ki 'Güvenli Okul Projesi' altında 'çocuk polis temsilciliği'ne gerek duyuldu?
Kamusal alan, 'asayiş ve güvenlik' gerekçesiyle 'kalıcı ve geçmeyen' olağanüstü halin hakimiyeti altına giriyor. Üniversitelerde her gencin başına bir güvenlikçi diken anlayış, ilköğretimde işi sıkı tutup sistem içinden kadro yetiştirmeye erkenden başlamış.       
Sonuç olarak, üniformasız 'Çocuk Polis Temsilcisi' olmanın, bu yaştaki çocukların kişiliklerini ve ilişkilerini 'etkilemeyeceğini' hangi pedagojik otorite iddia edebilir?

<p>HDP’nin Esenyurt ilçe binasına düzenlenen operasyon  kapsamında terör örgütü elebaşı Abdull

HDP siyasette sona mı yaklaştı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Herkes memleketinde yaşasaydı illerin nüfusu kaç olurdu?

Başkan Erdoğan, Elazığ'da deprem konutları anahtar teslim törenine katıldı