• $7,4066
  • €8,9895
  • 445.56
  • 1569.35
22 Kasım 2011 Salı

Köyümüze geri dönelim!

Kentsel dönüşüm projelerine teslim edilen her bir karış kent toprağından sonra sıra köylerimize geldi...
Kısa bir süre içinde TBMM gündemine gelecek köy kanunu taslağıyla kırsal yerleşim alanları köyler, 'kalkınmacı ideoloji' tarafından köklü dönüşüme maruz kalacak.
87 yıllık Köy Kanunu'nda yapılan değişiklikler ilk bakışta 'köye geri dönüşü' heveslendirici bir izlenim verse de özünde köylülerin ortak kullanım alanlarının ticarileşmesini barındırıyor.
Atıl tarım alanları, yaylak, kışlak, mera, harman yerleri ve ormanlık vasfını kaybetmiş arazilerin satışının önündeki engeller yeni Köy Kanunu'yla kaldırılmış olacak...
Yani köylerde de bir çeşit 'köysel dönüşüm projeleri' devreye girecek.
Endüstriyel toplumun köyü ve köylülüğü tasfiyesinin geçmişte kaldığı günümüzde, köy toprağının rant piyasalarına dahil edilmesinden bahsetmek herhalde daha isabetli bir yaklaşım. 
Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu Başkanı Abdullah Aysu, Medeni Kanun'da yer alan 'Devletin hüküm ve tasarrufunda olan bütün sahipsiz yerler, sular, kayalar, tepeler dağlar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynaklar özel mülkiyete konu' olamaz ifadesine rağmen kanunla bu alanların özel kişilere satılabileceğine dikkat çekti.
Açıkçası tarım üretimine ve hayvancılığa teşvik yerine köy varlıklarının satışı, köyde yapılaşmayı teşvik edip, görsel estetiğe sahip sosyal donatılarla mamurlaştırılmış köylerin marketlerinde de herhalde ithal et ve tarım ürünü satılacak.
Yeni kanunla ihtiyar heyeti de yerini 'Köy Meclislerine' bırakacak ve bu meclislerin de CEO misali muhtarla birlikte 'yönetişimi' sayesinde köy toprakları artık endüstriyel tarım tekellerine mi yoksa toprak ağalarına mı kalır bilemeyiz.

REKOR KIRAN HUBUBAT VE CANLI HAYVAN İTHALATIMIZ...

Türkiye'nin her geçen yıl patlayan hububat ithalatı ve kurbanlık hayvan için bile dışa bağımlılığı, artık kendi ürettiğiyle kendini doyuramayan yetemeyen bir ülke olduğunu açıkça gösteriyor...
Temel gıdanın ana bileşeni hububat ithalatı 2011 yılının ilk beş ayında 2010 yılını geride bırakırken yine 2011'in ilk beş ayında canlı hayvan ithalatı 2011 yılını geçti...
Uruguay, Macaristan, Bulgaristan'dan canlı hayvan ya da Polonya, Almanya, Fransa, İtalya'dan et ithal ederken mera, yaylak, kışlakların satışına verilen izin, hayvancılığımıza destek olmasa gerek...
Türkiye'de buğday üretimi son yıllarda 12 milyon dekar azalırken bir zamanlar üretiminde dünya lideri olduğumuz bakliyatı Kanada'dan ithal etmek ve son otuz yılda hayvan varlığının 85 milyondan 35 milyona düşmesi Köy Kanunu değişikliğinin ilgisini çekememiş.
Kapitalist ülkeler dünyadaki bereketli toprakları satın alıp çitleyip gıda rezervi oluştururken bu yüzyılın petrol değil, gıda savaşlarına sahne olacağı ve gıda egemenliğini kaybeden dışa bağımlı ülkelerin egemenliğinden bahsedilemeyeceğini uzmanlar defaatle söylüyorlar.
Artık biz de 'estetik' yapılaşmaya açılmış, mimar mühendis istihdam eden muhtarıyla, tarihte kadim tarım üretiminin vatanı Anadolu'nun köylerini turistik mekan diye ziyarete açarız.

<p>Son yıllarda, teknoloji ile ilgilenenlerin sıklıkla duyduğu kavramlar arasında büyük veri (big da

WhatsApp'la kayıp giden 'Prozodimiz'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı

Sağlık Bakanlığı koronavirüs aşısı için 10 kuralı belirledi! İşte o detaylar...