• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
12 Temmuz 2011 Salı

JİTEM'in dokunulmazlığını deşmek...

1990'larda Güneydoğu'nun üstüne koyu bir pus gibi indirilen JİTEM'in varlığı, devlet tarafından kenarından kıyısından ancak kabul edildi.
Oysa bütün devlet kurumları tarafından defalarca reddedilen JİTEM'in 'varlığına' tanık ve eylemlerine maruz kalan büyük bir bölge halkı varken bu nasıl tarihe geç kalmaydı yine.
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Arif Doğan'ın JİTEM kurucusu olduğunu söylemesi, eski PKK'lı, 9 yıl JİTEM'de çalışan Abdülkadir Aygan'ın itirafları ve maaş bordrosu, belgeler de 'JİTEM diye bir birim yok' inkarını kıramamıştı.
12 Eylül darbesinin Diyarbakır Cezaevi'nde açtığı gedikle varılan 1990'ların yasadışı ama resmi ödenekli, silahlı suç makinesi JİTEM örgütlenmesi, 24 yıl sonra kerhen onaylanmıştı.
JİTEM devlet memuru kadrosundaki çalışanlarıyla bütün faaliyetlerini 'ölümle' sonlandıran, devletin 'ismini' bile telaffuz etmeye çekindiği 'kanlı ve karanlık bir tarihin'  militer örgütlenmesiydi...
JİTEM'in gerçek yüzü ve işlediği suçlar kamuoyundan ustalıkla saklanarak, komutanları ölü bulunan, izi bulanık bir hayalet oluşum muamelesiyle bugüne kadar geldi...
1993-1996 yılları arasında Güneydoğu'yu 'alev alev yakan' toplu mezarlar yetmeyince asit kuyuları ve dere yataklarına ceset dolduran JİTEM'in faaliyetlerini tüm bölge halkı birkaç kuşak çok yakından tanıyarak büyümüştür...   
Geçen hafta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, JİTEM'in İçişleri Bakanlığı'nın onayı ve Genelkurmay Başkanlığı'nın haberi olmadan Jandarma Komutanlığı'nın inisiyatifiyle kurulduğunu açıkladı...
Jandarma Genel Komutanlığı 1987'de kurulan JİTEM'in 1990'da tasfiye edildiğini belirtmişti...
Ama çok geniş yetkilerle donatılmış JİTEM'in varlığından zamanın siyasi ve askeri üst iradesinin habersiz olması mümkün değildi...
Nitekim JİTEM kurucusu, Ergenekon sanığı Arif Doğan istihbarat raporlarının JİTEM ibaresiyle Genelkurmay Başkanlığı'na da gönderdiklerini söyledi...
Ayrıca JİTEM'in fiiliyatta 2005'te Şemdinli'deki Umut Kitabevi'nin bombalanmasına kadar aktifliğini biz biliyorduk...
Bundan sonraki süreçte JİTEM'İn sadece adının kabulü değil JİTEM'in hukuk dışı infazlarının sorumlularının yargılanması ve devlet arşivinde kayıtlı 'gerçeklerin' gün yüzüne çıkartılması gerekmektedir...   
JİTEM bölgeyi şiddet sarmalıyla tutuştururken bütün hak ihlallerinin yanı sıra kirli savaş sektörünün  işlettiği büyük rant mekanizması da kamuoyuna teşhir edilmelidir...
Yargısız infazlar, suikastlar, bombalamalar, köy katliamları, faili meçhul cinayetlere uzanarak, yüzlerce kayıp vatandaşımızdan geriye kemik kalıntısı bile bırakmayan JİTEM'in Kürt Halkı üzerindeki travmatik şiddetinin boyutları da sergilenmelidir...
Adı ve sanı 'gizli', yetkileri yasadışı, yapılanması 'devlet sırrı', cürümleri sivil halkı gözaltına alıp 'kaybetmek' olan JİTEM, tabii ki toplumsal zihinde 'terör tehdidini' taze tutmakta çok işe yaramıştı...
1990'larda daha TMK mağduru çocuklar doğmamış, ana ve babaları köylerinden zorla göç ettirilmemiş, mezralar ve köyler tütmüyordu, Cumartesi Anneleri de oğullarıyla birlikteydi...
JİTEM'İn dokunulmazlığını deşmek 'derin arkaik yapılara' sahiden dokunmak demektir... 
Bekliyoruz...

<p>HDP Esenyurt ilçe binasında asılı, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın afiş ve posterleri

HDP binasına baskın

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

İstanbul boğazında görüntülendi! Sakarmekeler martılarla beraber simitle besleniyorlar