• $7,3217
  • €8,8553
  • 413.174
  • 1495.27
23 Aralık 2010 Perşembe

İstanbul'un yüksek kredi notu!

Finans merkezi olma iştahıyla baştan aşağı 'Kentsel Dönüşüm Yasasıyla' piyasalaşan İstanbul'un küresel piyasa algısına beklenen cevap, The Guardian Gazetesi'nden geldi.
Küresel finans krizini öngören ekonomist Meredith Whitney, 'Uçurumun Kenarındaki' başlıklı makalesinde borç batağına saplanan şehirler arasında İstanbul'u da saydı.
İstanbul'un büyük bütçe açıkları ve katlanan borçlarıyla 'kırılganlığına' dikkat çekilirken, Avrupa'nın kredi notu düşük şehirlerinden biri olduğu belirtildi.

Bakanlık bütçelerini geride bırakan dev bütçeli İstanbul Belediyesi'nin borçlanmalarının sıkıntılı bir evreye girdiği, böylelikle gün yüzüne çıktı.

Taşı ve toprağı kalmayacak biçimde inşaat sektörüne teslim edilen İstanbul'un semalarında, tepeler de dahil emlak balonları uçuşurken, elinde kalan gayrimenkul ve 'ürettiği' arsaları satma planları içindeki İstanbul Belediyesi'nden hızla açıklama geldi.
Guardian'daki makalenin gerçekleri yansıtmadığı ve aksine İstanbul'un kredi notunun sürekli yükseldiği belirtildi.

Yani uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, İstanbul'un borçlarını geri ödeme güvenilirliğinde hemfikirdi.  

Hatta bu yılın ekim ayında Moody's, kasım ayında Fitch, İstanbul'un kredi notunu artırmışlardı.

Moody's İstanbul'un BA- notunu BA'ya yükseltmişti, S&P'nin 2010 yılına dair verdiği en son kredi notu BB idi.

Bu notların esnek yorumlarını ve ima ettiği spekülatif unsurların açılımını uzmanlara bırakırken bizler de bu 'şık' notların; geleceği belirsiz, risk içeren, krediler için kırılgan bölgeleri işaret ettiğini bir miktar biliyorduk.          

Pek tabii ki müflis Yunanistan'a ve İrlanda'ya ekonomileri çökerken yüksek not vererek spekülatif saldırılara imkan sağlayan ve batağa saplandıktan hayli sonra bu ülkelerin notunu kıran piyasa kurumlarının 'güvenilirliği' de ayrı bir derinlikti.

Bariz sıkıntıları ayyuka çıkan, sıcak paracı büyüyen Türkiye ekonomisine 'deneysel önlemler' alınarak sıcak para girişi ve kredi genişlemesi daraltılmaya çalışılırken İstanbul'un dış piyasalardaki 'uçurumun kenarındaki şehirler' listesine girmesi tesadüf olmasa gerekti.

Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi kendilerine takdir edilen notun mali durumları çok iyi olsa bile Türkiye'ye verilen notun üzerinde verilemeyeceğini eklemişti.
18 milyarı geçen kallavi bütçesiyle İBB'nin yıldan yıla gelir ve gideri arasında açılan büyük açık bir yana, kar eden şirketlerini özelleştirme, 'kamu varlıklarını satış' çabası diğer yana devam ediyordu.

2009 yılı bütçe açığının 1 milyar 676 milyon TL'sini iç ve dış borçlanmayla denkleyen İBB, kurumsal gelir giderini toplu ulaşıma yaptığı yüzde 10'luk zamlarla ayarlıyor.
İBB'nin asıl ilgi alanını ise 3. köprü projesi, Galataport, dumanlara boğulan Haydarpaşa Garı ve otoyollarının özelleştirmeleri oluşturuyor. 

Nitekim finans sermayeyi çekme telaşıyla yanıp tutuşan İstanbul'un kendini finans merkezi yapma ihtirasının sonucu her yıl katmerleşen borcuyla 'uçurumun eşiğindeki şehirler' arasına girmiş gözüküyor.

Belediyenin kamusal hizmetlerini ötelemiş neoliberal belediyeciliğin dünya çapındaki örnekleri arasına girmiş, yakında elinde satacak karlı şirketi, arazisi ve binası kalmayacak İBB'nin; piyasa aktörlüğüne nasıl devam edeceği de merak
konusu...

Guardian'daki yazısında Whitney, finans sektörünü uçurmak için çabalayan İstanbul'un hayalinin kent siluetindeki cami kubbe ve minarelerinin yanında 'kırılgan cam kuleler!' olduğunu söylüyordu.  

Bize de 'ateş olmayan yerden duman çıkmaz' demesi kalıyor...

<p>Afyonkarahisar'da sipariş ettiği çiğ köftenin acılı olduğu gerekçesiyle iş yeri çalışanı Y.K.'yı

Sosyal medyayı ayağa kaldıran olayda yeni gelişme! Çiğ köfte 'acılı' diye çalışanı tokatlayan şüpheli serbest

Dünyaca ünlü yönetmen Guy Ritchie Ayasofya ve Topkapı Sarayı'nı ziyaret etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (01 Mart 2021)

Hafta sonu kısıtlamasının ardından yurt genelinde hareketlilik başladı