• $7,4177
  • €8,985
  • 437.656
  • 1467
22 Aralık 2011 Perşembe

İşler kesat, ihaleye 'fesat'!

12 Eylül'ün iş yasalarını 31 yıldır tepe tepe kullanan Türkiye, çalışma hayatının etrafını 'esnek' yasal düzenlemelerle çitleyip büyük bir 'taşeronistan'a dönüşüyor.
Kamu/özel sektörde dayatılan taşeronluk yani kiralık işçilikle, insan emeği, istihdam bürolarınca 'pazarlanan kısa ömürlü ucuz mal' işçinin liyakati 'kiralık' olurken, çalışma haklarını savunan işçiler ise bir punduna getirilip çeşit çeşit ağır cezalık suçlarla mahkemeye çıkıyorlar.    
Aynen Adana Çukurova Üniversitesi Hastanesi'nde çalışan 27 taşeron sağlık işçisinin ihaleye 'fesat' karıştırmaktan 27 yıl hapis cezasıyla yargılanması gibi.
10 ücretlinin bir şirketten daha fazla vergi ödediği yetmezmiş gibi devletin başı çektiği eğitim ve sağlık sistemindeki kamu personelinden başlatılan ve belediyelerin büyük teveccüh ettiği 'taşeronlaştırma operasyonunun' kapsamına artık bütün çalışma hayatı girmiş bulunuyor.
Bu arada Çukurova Üniversitesi'nde geçmiş haklarını talep edip, taşeron değil 'asıl işçi' olduklarını tespit ettiren ve yasadışı taşeron ihalesine karşı çıkan 27 işçiye 'ihaleye fesat karıştırmaktan' toplam 729 yıl ceza isteniyor.
Elbette işçilerin gerek hastanenin ihale komisyonu ve gerekse taşeron firmanın ihale teklifiyle en küçük ilişkileri yok, ihaleye çıkarılan 'mal ve hizmetin' kendi emek ve iş güvenceleri olması dışında...
Ama işçiler ihaleye direndi diye Çukurova Üniversitesi Rektörlüğü aman işler kesat olmasın, işçiler 'fesat' olsun diyerek dava açmış.
Neden mi? Çünkü Çukurova Üniversitesi'nde çalışan 1200 taşeron işçi kiralanabilir 'emek paketi' olmaları gerekirken Dev Sağlık- İş'te örgütlenmişlerdi.
Ve örgütlenmenin akabinde sendikanın katkılarıyla çalışmaya başladıkları ilk günden beri 'asıl işçiler' oldukları ortaya çıkınca bunu da Adana Çalışma Bölge Müdürlüğü'ne tespit ettirdiler.
Çalışma müfettişleri de 13 Ocak 2010'da Üniversite Rektörlüğü'ne ihalelerin hileli olduğunu bildirip gereğini yapın dedi.
Yani Rektörlük, bu tarih itibarıyla ihale yapmadan ve işçilerle bireysel sözleşme imzalaması gerekirken taşeron firmayla çalışmaktan vazgeçemiyordu.
Üst üste 12 ihale açtı; 9'unu işçiler, 3'ünü Kamu İhale Kurumu engelledi. En son yasadışı ihalenin açıldığı 22 Ağustos'ta ihaleyi protesto eden 27 işçi, bibergazlı, coplu polis müdahalesiyle gözaltına alındı.
Ve Rektörlük suçlama 'kulpunu' buldu. İhaleye 'fesat karıştırmak'!
Çalışma Bakanlığı'nın 'hileli çalıştırma' tespiti, Kamu İhale Kurumu'nun ihale iptallerine kulak asmayan yönetimin, 'ihaleye ne karıştırdığı' sizce izaha muhtaç bir durum değil mi?
DİSK araştırma raporlarında 6 milyon kişinin iş güvencesinden yoksun, taşeronlar eliyle çalıştığı yazılı ve tüm işkollarında şimdilik yüzde 60 olan oranın önümüzdeki günlerde hızla yaygınlaşarak tek çalışma modeli olacağı muhakkak.
Örgütlenmenin gücünün de böyle zamanlarda ortaya çıkacağı da...

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Başkan Erdoğan, AK Parti'nin Erzurum Olağan Kongresi'ne canlı bağlantı ile katıldı

Ankara'da80 yaş ve üzerindeki vatandaşlara aşı uygulanmaya başlandı