• $7,3732
  • €8,9822
  • 442.853
  • 1551.57
19 Şubat 2011 Cumartesi

Belediyeden sosyal ayrımcılık

Petrol zengini Körfez ülkelerinin akıllara zarar gösteriş düşkünü şehirlerinin arka yollarında hurda ve köhne otobüsler görürsünüz.
Lüks ve pahalı ulaşım araçlarının cirit attığı geniş yollarda, klimasız otobüslere doldurulmuş Güneydoğu Asyalılar, ayda 100 dolara 16 saat çalışacakları inşaatlara taşınmaktadırlar.
Yapay plastik cennetin gizlediği derin eşitsizlik ve ayrımcılık cehenneminden böylece haberdar olursunuz.
Ülkemizde de kent mekanını ve hizmetlerini hızla 'ticarileştiren' Büyükşehir Belediyeleri, benzer uygulamalara başladı. Ankara Büyükşehir Belediyesi belli yerleşim bölgelerinde yaşayanların sosyal/siyasi vasıflarına göre 'ayrımcı icraatlar' yapıyor.
Büyükşehir Belediyesi kent merkezi dışındaki Ege Mahallesi'ne 25 yıllık otobüsler tahsis etti.
Ayrıca da sefer sayısı azaltılan hatta kullanılan eski ve hurda kapısı kapanmayan otobüsleri, mahalle sakinleri saatlerce duraklarda beklemek zorunda.
Yazsa sıcaktan bunalarak, kışsa soğuktan titreyerek istiflendikleri otobüslerle işlerine, okullarına gitmeye çalışıyorlar. 
Yani Ege Mahalleliler, Körfez ülkelerindeki 'ucuz göçmen işçilerden' farksız muameleye maruz kalıyorlar.    
Tek fark; Ege Mahallesi'nde yaşayanların bu ülkenin vatandaşı olmalarına rağmen 'hizmet alımında' uğradıkları bu sosyal ayrımcılık ve dışlanma oluyor.  
Ankara Tabip Odası'nın ve Metalürji Mühendisleri Odası'nın otobüslerde yaptığı incelemede yoğun gaz kokusunun yanı sıra otobüslerin kapılarının kapanmadığı, kapansa bile elektrik tesisatında ciddi problemler olduğu tespit edildi.
Toplu taşımacılık adına kamu sağlığı ve güvenliği açısından 'tehlikeli' bu otobüsler; yaşlı, hasta, engelli, çocuk mahalle halkının tek ulaşım imkanı.
'Paralı' hizmetlerini vatandaşa değil 'müşteriye' kolay ve karlı biçimde satmak derdinde olan rant odaklı belediyecilik, her türlü 'hak ve hizmet' talebine aşırı tepkiler vererek halkı cezalandırıyor. 
Nitekim Ege Mahallesi'nin 'ulaşım haktır' talebine şiddetli tedbirlerle karşılık veren Büyükşehir Belediyesi, mahalle halkını toptan kötü ve hurda otobüslere mahkum etti.
Günümüz belediyelerinin, özel ulaşım imkanı bulunmayan kent çevresinde yaşayanların kent merkezine ulaşımlarını engelleyerek mekansal ve yaşamsal ayrışmanın derinleştirilmesinde stratejik rolleri var.
Ve yeri geldiğinde siyasi baskı mekanizmasını işleterek polisiye tedbirlerle vatandaşın üzerine gidebiliyorlar.
Araştırmalar, büyük şehirlerde yaşayan nüfusun yüzde 46'sına yakın bir oranın kent merkezlerine ulaşım ve kent yaşamından dışlanarak 'içe kapanarak' yaşandığını söylüyorlar.
Geçen yıl otobüs ücretlerine yapılan fahiş zammı protesto eden Ege Mahallesi sakinleri, kışın saatlerce duraklarda bekletilip 2.5 saat sonra gelen otobüse kart basmadan binince bir otobüs dolusu insan doğruca karakola çekilip ifade vermişlerdi.  
Kent ulaşımında toplu taşımacılık yerine özel otobüs ve dolmuşları öne süren Büyükşehir Belediyesi'nin, yaptığı zamlarla Ankara, Türkiye'nin en pahalı ulaşım bedeli ödeyen kenti oldu.
Dolayısıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ege Mahallesi halkıyla uğraşacağına bir an evvel imaj (!) çalışmalarını bırakıp Başkent'te yıllardır bir türlü 'ilerleyemeyen' toplu ulaşım projelerini bitirsin.

<p>Türkiye'de yeni bir siyasi partiye ihtiyaç var mı?</p><p>HDP tabanı hangi olaylar sonrasında part

HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

ABD'nin 46'ncı başkanı Joe Biden, Beyaz Saray'a geldi

Binlerce su maymunu taşkın nedeniyle Edirne'ye geldi