• $8,3218
  • €10,1077
  • 490.386
  • 1440.26
08 Mart 2011 Salı

8 Mart; kadını işten atma tarihimiz!

Her gün kepenkleri biraz daha inen 'demokrasimizi' bir an evvel 'markalaştırma' çalışmasına girişmesi beklenen Türk Patent Enstitüsü, 8 Mart'ta Türkiye'ye yakışır uygulamayı ihmal etmedi!
8 Mart günü Türk Patent Enstitüsü (TPE), çoğu kadın 110 çalışanını kapının önüne koyuyor.
Yani çalışan kadınların 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü'nde sokağa atılmasını bizlere yaraşır 'hak ve hukuk ihlal patenti' olarak akıl etti.
Bütün evrensel hak ve özgürlükleri tepetaklak eden bize mahsus fiili demokrasimiz, bir özgün patent daha edinmişti.
TPE 8 Mart'ın en can alıcı etkinliğini gerçekleştirerek, devletin kadının çalışma hayatındaki yerine ve güvenceli istihdamına ilişkin gerçek niyetini de çarpıcı şekilde sergilemiş oldu. 
Demek ki 8 Mart'ta bile zaten devlette numunelik oranda çalışan kadınlar, yıllardır çalıştıkları işyerlerinden bir çırpıda dışarı atılıp, kapılar içerden kapatılmıştı.
Acaba hala hak, emek, liyakat ve yıllardır kurumlarına yaptıkları hizmetleriyle birlikte işsizler hanesine katılacak TPE'li kadınların iş haklarına sahip çıkmayı umursayacak birileri var mıydı?
Ya da haysiyetini ve emeğini rehin alan taşeron/köle sisteminin 'gereksizdir, işe yaramaz' listelerinde her gün adlarımızı aramayı kanıksamış mıydık? 
Devletin 11 ay çalıştırıp attığı, sosyal hakları kullandırılmayan işçileri parazit taşeron firmalardan kiralamasını 'ucuzca' açıklayan 'ekonomik' zihniyetin etik kaygısızlığı ve hukuksuzluğu had safhada.
Tıpkı Türk Patent Enstitüsü'nde yıllarca kurumun 'asli işlerinde' çalışanlarını 'temizlik taşeron işçisi' olarak gösterdikten sonra da işten atıp, 'zaten siz pasif görevdeydiniz' açıklamasıyla savuşturmaya çalışması gibi...
1999-2009 yılları arasında 'temizlik ve kat ihalesi' paravanı altında ihale edilen işçiler, enstitünün gayet merkezi ve stratejik birimlerinde 8-17 yıllık çalışmalarına ve yasalarca tek ve gerçek işvereni TPE olmasına rağmen bugün iş akitlerini feshediyor...
Hem enstitüye hem de taşeron firmaya fazlasıyla karlılık sağlayan işçilerin aslında TPE'nin işçisi olduklarını ve 'asli büro hizmetlerinde' çalıştıklarını TPE yok sayıyor.
Devlet eliyle yaygınlaştırılan sömürü düzeni, taşeron çalıştırmanın yasalarını TPE ihlal ediyor...
İş hukukçuları TPE'nin defaatle iş yasalarına aykırı taşeronluk uygulaması yaptığını belirtiyorlar.
Bu arada 110 işçisini, aileleriyle sokağa atan TPE acele ilanla '115 sözleşmeli personel' duyurusunda bulunuyor.
İşten atılan tecrübeli ve donanımlı işçilerin yerine acilen 'sözleşmeli 4-B'li personel' alımı da TPE'nin bir başka iş verimlilik standardı olmalı.
Ama TPE'nin dışarıda bıraktığı 110 işçisine karşı aldığı hukuka aykırı kararından kurtulması zor gözüküyor.
Sosyal-İş Sendikası'nda örgütlenen, bugün işten çıkartılan 110 çalışan 'yılların emeğini'nin sokağa atılamayacağını ve Sosyal-İş'in açtığı işe iade davasıyla haklarının sonuna kadar takipçisi olduklarını söylüyorlar.
Ayrıca sendika, sözleşmeli personel alımıyla ilgili yürütmeyi durdurma davası açıyor.
TPE'nin işten çıkardığı 110 işçinin 'örgütlenmiş' hukuk arayışı, başkalarının hak ve hukuk ihlallerinde kafaları kuma gömen gaflete ya da bu defa da paçayı sıyırdım tesellisine sığınanlara sıraları gelene dek emsal olsun.
Kışın ortasında işleri ellerinden alınan TPE'li kadınlarımızın 8 Mart Emekçi Kadın Bayramı'nı kutluyoruz.                 
Bugün sağa sola tek sap çiçek dağıtıp, hamaset yapacak devlet erkanına TPE'nin önündeki işsiz kadınlarımızın yanına uğramalarını tavsiye ederiz...

<p>Astrolog Özlem Recep, 'Kadro bekleyenler alanları ile ilgili olumlu olan süreçlerin içerisindeyiz

11 Mayıs Boğa Burcu Yeniayı'nın burçlara etkisi

Sağlık çalışanlarının özverisini kare kare gözler önüne serdi

Adana'da polis, Engelliler Haftası dolayısıyla engellileri evlerinde ziyaret etti

''Mucize bitki''nin hasadına başlandı