• $13,1138
  • €14,929
  • 755.825
  • 1809.53
12 Ocak 2013 Cumartesi

Votka sadece votka değildir

Polonyalılar icat etmiştir votkayı ama Ruslara atfedilir... Doğrusu en çok tüketenler onlar olsa da onlara bile Türk markası votka içiren yerli girişimcilerimiz var. İşte, Bond'dan İzmir'e bir votka hikayesi...

Elli yılı aşkın süredir dünyada en çok iş yapan filmlerin başlarında James Bond serisi geliyor. Ian Fleming'in hayali roman kahramanı James Bond'un tam 25 filmi çekilmiş bugüne kadar... Benim gibi gittiği filmde ya da okuduğu romanda yemek, lokanta, bar, meyhane sahnesi olunca dikkatini ikiye katlayanlar için, hem Bond serisinin ilk filmi 'Dr. No', hem de 'Casino Royale' unutulmaz sekanslarla doludur.
Örneğin, James Bond bara girdiğinde, içeceği 'Dry Martini'nin tarifini öyle bir verir ki, sahne kolay kolay unutulmaz. Bond, 'Derin bir şampanya bardağında... Üç ölçek cin, bir ölçek votka, yarım ölçü Kina Lillet (özel bir Fransız vermut markası), küçük bir parça limon kabuğu ama kaşıkla değil... Şeykırla lütfen...' der havalı havalı... Zamanla bu içki James Bond filmleriyle özdeşleşir... Hatta romanın baş kadın kahramanı Vesper Lynd ile etiketlenir ve barlardaki adı 'Vesper' olur. Barmenler arasında ciddi tartışmalara bile sebep olmuştur, yazarın Bond'a söylettikleri... Bu kokteyl oksijenli bir ortamda, yani kaşıkla mı karıştırılmalıdır; yoksa kapalı olarak şeykırla mı? Hangisinin daha lezzetli-keyifli olduğu binlerce kez denenerek aranmıştır. 
Özünde bir tahıl, özellikle de buğday içkisidir votka... Polonyalıların buğdayı önce ezip sonra damıtarak icat ettikleri bu içki, nedense Rus içkisi olarak tanınır. Amerika'nın ve Türkiye'nin yaygın olarak bu içkiyle tanışması ise, Bolşevik devriminden kaçan Ruslar sayesinde olur. Bu nedenle de votka deyince, bütün dünyada ve Türkiye'de akla önce Ruslar gelir. Ruslar, içine limon veya portakal likörü koyarak 'sarı votka' içmeyi, İstanbul'da meraklılarına öğretmişlerdir. Türkiye'de 'sarı votka' deyince ayrıca, Rejans ile Ayazpaşa'daki Rus Lokantası ve Ankara Atatürk Orman Çiftliği'nin Merkez Lokantası da gelir insanın aklına...  

ABD'DE ADI 'BEYAZ VİSKİ'
Votka, Türkiye'de pazar payı çok güçlü bir içki olmasa da, bütün dünyada en çok satılan içki son yıllarda... Amerikalılara bir zamanlar 'Beyaz Viski' diye pazarlanmış, ama bugün özellikle 20-30 yaş arası Amerikalılar arasında 'en çok tüketilen içki'... Burada Rus kadınlarını aşağılayan 'çirkin kadın-az votka' esprisini yineleyecek değilim ama en çok votkayı hala Ruslar, Çekler ve Polonyalılar içiyor. Üretimde ise İsveçliler, İngilizler, Fransızlar ve hatta İtalyanlar pek iddialı... Doğal olarak herkes kendi meşrebine göre yapıyor bu içkiyi... Biliyor musunuz, işin ustalarına 'Bu kadar da olmaz' dedirten 'taze üzüm votkası' bile yapıldı ve tuttu da...

AYRANLA BİLE İÇİLİR
Hemen, hızlı, gerektiğinde ayakta, yanında bir şey yemeye de gerek duymadan, (bir limon dilimi, içine biber doldurulmuş yeşil zeytin turşusu, bazen biraz çerez yeter) daha çok 'fastfood' bir içki olarak tanımlanan votkayı, Türkiye'de de en çok gençler tercih ediyor. Bizim üniversite yıllarında 'hızlı kafa bulma' yöntemiydi Tekel birası ile votka karıştırmak, daha hafif gidenler kolalı içeceklerle karıştırırlardı votkayı. Yanında gazeteciliğe başladığımız bir ağabeyimizin icadı ise öğle yemeğinde yarım ekmek içi köftenin yanında ayranlı votka içmekti. (Denemişliğim vardır, enteresandır, ağabeyimizin deyimi ile 'Votkalı ayran olmasa bu sayfalar zor biterdi...')
Malumunuz, bizim memlekette belli bir yaş grubu, 'rakı'dan başka bir şeye içki demez. Son dönemde yükselen 'iyi şarap' trendi ise, votkaya meraklı gençleri nedense pek etkilemiyor. Gençlik denince hep hızlı yaşam akla geldiğinden midir nedir, 'fastfood içki' kavramını hak ediyor votka.

BAŞ AĞRISI YAPMIYOR
Ülkemizde, Salihli'de kurduğu işletmeyle önce votka ve likör üretimine giren, yakında da şarap ve rakı üretimine geçecek olan Allco İçecek Yönetim Kurulu Başkan Erol Sezer ile votka üzerine sohbet etme olanağı buldum geçen hafta. 'Svarovsky Vodka'yı, yedi kuşaktır votka üretimi yapan Rus teknologlarla işbirliği yaparak üretiyorlar. Öncelikle de Türkiye'de yaygın bir kanı olan, 'Votka baş ağrısı yapar, ertesi gün yorgunluk verir' imajını değiştirmeye çalışıyorlar. Gerçekten de baş ağrısı sorunu giderilmiş; çünkü gümüş karbon filtrasyon sistemi kullanılıyormuş artık... Kullandıkları buğday da, Anadolu'nun insanlığa armağanı olan 'durum' buğdayı... Makarnalık olarak tanınan bu seçkin buğday türünün votkasının da iyi olacağını tahmin etmek zor olmasa gerek. Erol Sezer, aslında içki dünyasında tanınan bir isim ve şimdilerde çıkardıkları 'Diamond' ile de hayli iddialı olduklarını ortaya koyuyor. Likör işinde de tek amaçları var, nitelikli ürünle piyasada var olmak... Sezer, 'Türkiye'nin özenle seçilmiş buğdaylarından, hijyenik koşullarda el değmeden üretim yapıyoruz. İçinde hiçbir katkı maddesi ve şeker bulunmuyor. Hammaddeden şişelemeye kadar, 238 kez analiz ve kontrolden geçiyor' diyor.

BOL ÖDÜLLÜ
Henüz 'bebek' sayılabilecek bu firmanın aldığı ödüller ise küçümsenecek gibi değil. 12 yıldır ABD'de düzenlenen dünyanın ilk kapsamlı uluslararası içki yarışması 'World Spirits Competition'da, 60 ülkeden dünyaca tanınmış firmanın katıldığı 1.215 ürün arasında; 'Svarovsky Gold Series'de gümüş madalya, 'Svarovsky Altın Likör'de de bronz madalyayla ödüllendirilmişler. Yüzde yüz yaş üzüm ve yüzde yüz 'suma'dan üretecekleri rakı ve şaraplar da, yine özel formüllerle hazırlanıp tüketiciye sunulacak.
Hepimiz biliyoruz, Türkiye, vergiler nedeniyle içkinin çok pahalı satıldığı bir ülke... Ancak unutmayalım ki, 2012'de de bütçeyi alkol ve tütün kurtardı; bu ikiliden gelen vergi geliri tam 22,6 milyar lira oldu. Bir yandan da sözünü ettiğim önemli yatırımlara başarıyla imza atılıyor; bu da gurur verici...

VEFA ZAT'IN 'SARI VOTKA' TARİFİ
Malzemeler:
- 1 şişe 70 cl votka
- 4,5 cl portakal likörü
- 1 bar kaşığı (ya da çay kaşığı) toz şeker
- 4-5 adet dişi yatak limonu
Hazırlanışı: Bilindiği gibi dişi yatak limonları hem pürüzsüz, hem hoş kokulu, hem de çok sulu olur. Limonların kabukları spiral olarak, koparılmadan çok ince olarak soyulmalıdır. Soyulan kabuğun yalnızca sarı kısım olmasına dikkat edilmeli, içindeki beyaz kısımlar sıyrılmalıdır. Yoksa o beyaz kısımlar lezzet yerine acılık verir. Hazırlanan limon kabuğu zarları 70 cl'lik bir şişeye, koparılmadan düzgünce yerleştirilir. Üzerine önce toz şeker, sonra portakal likörü, en son da votka eklenir. Şişe buzdolabının orta rafında bir hafta kadar bekletildikten sonra, içindeki iki katlı bir tülbentten yeni bir şişeye süzülür. Sarı votka servis edilmeden şişesinin buzlukta iyice soğutulması, hatta küçük kadehlerin de aynı işlemden geçirilmesi gerekir. Mutlaka soğuk servis edilmelidir.

<p>Bu hafta GTA 5'in çevrim içi modundaki özel sunuculara yerleştirilen aşı merkezleri ve oyun içeri

GTA 5'te aşı kuyrukları oluştu | TeknoZone #11

Konya'da kum fırtınası zincirleme kazaya neden oldu

Van'da aracın çarptığı ayı tedaviye alındı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (30 Kasım 2021)