• $7,4021
  • €9,0182
  • 441.016
  • 1537.05
07 Mayıs 2011 Cumartesi

Hıdrellez doğanın, hayallerin ve ısırgan otunun bayramı

Nedim Atilla
Nedim Atilla
YAZARIN SAYFASI

Eskiden Hıdrellez'in bir adının da Isırgan Bayramı olmasının nedeni, 5-6 yaşındaki çocukların ısırganın dalamasına aldırmadan otların arasında yuvarlanması imiş. Bunun çocuğun bağışıklığını geliştireceğine inanılırmış.

Rüzgar, yağmur derken baharın ilk günlerinden bir şey anlamadık. Sonunda nihayet mayıs ayını gördük ve şükür Hıdrellez'i kutladık. Dün sabah yine erkenden suya dileklerini bırakan insanlar vardı, deniz kıyısında... Bizim çocukluğumuzda Hıdrellez (Hızır-İlyas) şenlikleri, bütün mahalleyle birlikte kutlanırdı. Hep birlikte kocaman bir ateş yakılır; sonra yaşlı-genç güle oynaya üzerinden atlanır; dilekler kağıtlara yazılıp gül dallarına asılırdı ertesi sabah suya bırakılmak üzere... Bir de insanlar ev ya da araba gibi hayalini kurdukları şeyin resmini çizer ya da onun çerden çöpten uyduruk bir maketini yapar; bunlar da yine gül ağaçlarının altına bırakılırdı. Çünkü böylece hayallerin gerçek olacağına inanılırdı. Öykücü Ahmet Büke'nin dediği gibi, 'O zamanlar şimdiki gibi herkes kibrit kutusu evinde yandaki komşusundan habersiz yaşamadığı içindi belki de... Nasıl düğünlerde hep beraber göbek atıyor, cenazelerde birbirimizin gözyaşlarını siliyorsak, Hıdrellez'e de hep beraber hazırlanılır, cümbür cemaat gidilirdi.'

BÜYÜK BULUŞMA GECESİ
Bizim çocukluğumuzda denize atılan dileklere 'martaval' denirdi. Biraz fazla konuşana, olur olmaz atıp tutana da 'martavalcı'... Hayallerin Hıdrellez'deki adıydı kısaca martaval. Öyle ya, ya tutarsa! Ölümsüz olduklarına inanılan Hızır ve İlyas peygamberlerin buluşma zamanıdır Hıdrellez. Hızır denizlerde, İlyas karada yaşar ve her yıl 5 Mayıs gecesi buluşurlar; kendilerini bekleyen insanlara şans, iyilik, şifa ve zenginlik dağıtmak üzere...
Bu eğlenceli süreç beslenme kültürü açısından da hayli ilginç geleneklere sahiptir. Örneğin, Kütahya'nın Tavşanlı İlçesi'nde yaşayan Karakeçili Yörükleri, bu Hıdrellez'de de buğday tarlalarından topladıkları çiğ taneciklerle sütlerini mayaladılar ve binlerce yıldır olduğu gibi yine şaşmadı ve sütleri yoğurt oldu. Bolu'nun Seben İlçesi'nde, Balıkesir Susurluk'ta ve Göynük'te de yaşıyor bu gelenek. Tahmin edeceğiniz gibi, işin bilimsel bir yanı da var. Mayıs ayının ilk haftasında, bitkilerin yapraklarındaki çiy damlalarında oluşan mantarlar bu mayanın kaynağı... Göynük'te süt yoğurt olursa, bu yoğurttan birer parmak alınarak diğer yiyeceklere de sürülüyor. Eğer ki maya tutarsa, Hızır oraya uğramış sayılıyor ve tüm yılın bolluk içinde geçeceğine inanılıyor.

KEKİK VE ISIRGAN
Hıdrellez ile ilişkili iki ot ise kekik ve ısırgan. Kekik, Hıdrellez'den önce toplanmıyor; çünkü sonrasında toplanırsa daha şifalı olacağına inanılıyor. Yine Hıdrellez'de evlerin kapılarına asılan ısırgan otunun da bereket getireceğine inanılıyor. Günümüzde faydalarını saya saya bitiremediğimiz ısırgan otu ile Anadolu'nun birçok yerinde Hıdrellez günü börekler pişiriliyor, salatalar yapılıyor. Eskiden Hıdrellez'in bir adının da 'Isırgan Bayramı' olmasının nedeni ise, 5-6 yaşındaki çocukların ısırganın dalamasına aldırmadan yarı çıplak halde otların arasında yuvarlanması imiş. Bunun çocuğun bağışıklığını geliştireceğine inanılırmış.
Mayıs ayı ile birlikte diğer otlar yavaş yavaş tükenirken, temmuzda istifno (ya da stifno) çıkıncaya kadar, otseverlerin yegane malzemesidir ısırgan... Bez torbada kalan son pişirimlik tarhana çorbanızı ısırganla tatlandırabilirsiniz; taze lorla karıştırıp salata yapabilir ya da kışın bal ile karıştırmak için tohumlarını kurutabilirsiniz.

ANADOLU'DAN HIDRELLEZ GELENEKLERİ
Deniz Gezgin'in Metro Gastro dergisindeki yazısında da vurguladığı gibi, 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece, bereket yağdığına, tıpkı 'Kadir Gecesi' olduğu gibi 'suların uyuyup ağaçların secde ettiğine' inanılıyor.
Hıdrellez geleneğinin Anadolu'da yarattığı oldukça ilginç sofra alışkanlıkları var:
- Hızır geldiğinde, atının karnı doysun diye kapı önlerine arpa-buğday serpilir.
- Bazı yörelerde Hıdrellez gecesi ateş yakılır ve ateşin üzerinden atlarken dilek tutulur. Türk mitolojisinde ateşin kutsallığı vardır ve insanları kötü ruhlardan koruduğuna inanılır. Bu inanış zaman içerisinde Hıdrellez ile de bütünleşmiştir.
- 5 Mayıs gecesi delikanlıların özel yapılmış tuzlu bir çörekten yiyip yattıklarında, o gece rüyalarında evlenecekleri kızı göreceklerine inanılır. Genç kızlar ise tuzlu çöreğin yarısını yer, kalan yarısını da dam ya da duvar üstüne bırakırlar. Kargalar çöreği hangi evin damına taşırsa, genç kız o eve gelin gidecek demektir. Şayet kargalar çöreği uzaklara götürürse, genç kızın kısmeti de gurbette demektir.
- Hıdrellez günü önceden pişirilmiş ekmek bütün halde sofraya konulur. Bu ekmek asla parçalanmaz ki ailenin birliği o yıl da kalıcı olsun.
- 6 Mayıs sabahı, seher vakti bir akarsu kenarında çamurdan ev maketi yapılarak içine buğday konulursa, o yıl tarlalarda mahsulün bol olacağına inanılır. Hıdrellez günü, çocuklara şifa olması için soğan suyunda kaynatılmış yumurta yedirilir. Yayıklar, yıl boyu iyi ürün versinler diye yeşil dallar ve yapraklarla süslenir. 
- Bazı yörelerde Hızır haftasında, yani 5-6-7 Mayıs günleri üç gün boyunca oruç tutulur. İftara doğru kesilen kurban etleri fakirlerle paylaşılır. Orucun son günü ise tuzlu çörek pişirilip dağıtılır. Ayrıca komşular birbirlerini ziyaret edip 'Hızır Lokması' ikram ederler.
- Makedonya Türkleri de un, arpa ve buğday ambarlarına bereket taşı koyarlar.
- Azerbaycan'da 'Hıdır-Nebi' adıyla kutlanan bayram için, hazırlıklara Şubat ayından itibaren başlanır. Hıdır-Nebi zamanında bütün evlerde 'haşıl' (yoğurtlu buğday çorbası) ve pilav pişirilir. Bu güne özel olarak da yeşertilmiş buğdaydan 'semeni' adında bir tatlı yapılır.
- İzmir'de Hıdrellez gecesi Hızır için pilav pişirilir. Urla ve Karaburun'da da şifa olsun diye kır çiçekleri kaynatılıp suyu içilir ve yeni sağılmış süt Hızır'ın eli değsin diye bir köşeye bırakılır.
- Hıdrellez günü 'Hıristiyan-Türk' olan Gagavuzlar kurban keserler. Rahip tarafından kurbanın dili tuzlanır ve hayvanın iki boynuzunun arasına iki tane mum yerleştirilip yakılır. Kurban edilen kuzunun kanı da herkesin alnına sürülür ve kuzu eti parçalanmadan bütün olarak pişirilir. Kurban eti kilise avlusunda haç damgalı buğday ekmeğiyle beraber fakirlere dağıtılır.

Isırgan otu, Anadolu'nun her yerinde  başka bir adla anılıyor. Ege'de 'dalgan' ya da 'dalagan' derler ısırgana... Doğu Anadolu'da 'gezgeç' ya da 'geznik'; Karadeniz'de ise 'cızlağan' ya da 'cızgan'...  Ayrıca Artvin'de 'cincar', Isparta'da 'ısırgandalak', Van'da 'gezgezok' dendiğini de biliyoruz. Latince adı ise 'urtica'; 'uro'dan geliyor; anlamı da 'yakan' demek...

<p>Başkan Erdoğan: Türkçe'de kelime katliamı oldu </p><p>KÜLTÜR VE TURİZM ÖZEL ÖDÜLLERİ </

21 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ankara'nın en yaşlı iki kadınına koronavirüs aşısı yapıldı

Bülent Turan, 1915 Çanakkale Köprüsü inşaatında incelemelerde bulundu