• $7,4186
  • €8,9814
  • 437.867
  • 1467
12 Mayıs 2012 Cumartesi

Ekmeğe düşkünlüğümüz Hititlerden kalma

Nedim Atilla
Nedim Atilla
YAZARIN SAYFASI

Hüküm sürdüğü bin yıla yakın sürede, Anadolu'da var olan yaşam biçimini yeniden şekillendiren Hititlerin bazı kültürel alışkanlıkları bugün de etkili. 'Çorum Mutfağına Güzelleme' adlı kitap, Hititlerin beslenme alışkanlıklarının bugün Çorum mutfağında hala capcanlı yaşamakta olduğunu kanıtlıyor...

"yemek.20120511203020.jpg"

Geçen hafta sona ererken Sakıp Sabancı Müzesi'nin içindeki 'Müzedechanga'da, yıllardır Anadolu mutfağı üzerine fikir üreten insanları bir araya getiren yemek,        14 yazarın ortak çalışması olan 'Çorum Mutfağına Güzelleme' adlı kitabın kutlamasıydı. Çorum Valiliği ve Metro Kültür Yayınları tarafından hazırlanan kitabın editörlüğünü Nilhan Aras üstlenmişti. Ama o gece de sıkça dile getirildiği gibi, Çorum'da yaşamakta olan Hitit yemek kültürünün izleri, bu kitabın da ötesinde anlamlar içeren çok önemli bir konu... Hititler dün olduğu gibi bugün de Çorum'un şansı sayılır. Söyler misiniz, dünyada kaç kent, böylesine önemli bir imparatorluğun başkenti olma şansına sahip olabilir?  

BENZERLİK ÇOK
Kitabın yazarlarından Asuman Albayrak'ın vurguladığı gibi, Hititlerin başkenti Hattuşa'ya, Alacahöyük, Boğazkale ve Şapinuva'ya ev sahipliği yapan Çorum, geçmişte Hitit mutfağında kullanılmış olan besinlerin çoğuna bugün de sahip; hatta bunların birçoğunun da üretim merkezi... Üstelik Hititlerin yiyecek hazırlama, pişirme ve tüketim şekilleri de günümüz Çorum mutfağına çok benziyor. Zaten günümüz Anadolu insanının ekmeğe ve hamur işlerine düşkünlüğü de Hititlerden kalma...
Bugün Çorumlular gibi eskiden Hititler de, tahılları un ve tane olarak kullanıyorlar; başak halindeyken ateşte közleyerek ya da kavurarak tüketiyorlarmış. Günümüzde buğdayı ve nohudu henüz yeşil başak halindeyken toplayıp kavuran Çorumlu kadınlar; aynı zamanda 'çatal aşı' denilen ve içine hemen her türlü bakliyatı koydukları kıvamı yoğun bir çorbayı da sıkça yapıyorlar. Aynı Hititler gibi... Araştırmacılar, Hititlerin de Anadolu mutfağının tören yemeği olan 'keşkek' benzeri dövülmüş buğday ve etten yapılan bir yemek yediklerini; Çorum'un Osmancık İlçesi'nde soğuk olarak satılan pişmiş kuzu etine benzer bir et yemeğini tükettiklerini söylüyorlar.

GASTRONOMİ YOLU
Aslını isterseniz Hititler ve onların ortaya koydukları uygarlık, 'marka kent' olmak için büyük çaba harcayan Çorumlular ve Çorum için önemli bir fırsat... Vali Nurullah Çakır da bunun oldukça farkında ve elinden geleni ardına koymuyor. Son iki yıldır görüyoruz ki, bütün dünyanın ilgisini çeken Hititleri nihayet Çorumlular da benimsemiş durumda. Son kitap çalışması da bunun önemli bir göstergesi... Kentin dünya markası haline gelmesinde başrol artık Hititlerin ve Çorumluların... Projenin bir başka adımı olarak buradan müjdesini de vereyim, Hitit antik kentlerini birbirine bağlayan çok iyi işaretlenmiş bir 'yürüyüş-gastronomi yolu' da önümüzdeki günlerde açılacak. Yolları açık olsun...

KEPÇE KEPÇE BODRUM
Bodrum'da bir süredir çok güzel ve yararlı işlere imza atılıyor. Artık Bodrumlular da kendilerine has yemek kültürlerine ve geçmişten bugüne gelen tatlarına sahip çıkıyorlar. 'Kepçe Kepçe Bodrum' adlı bu güzel projeyi, Bodrum Belediyesi öncülüğünde birçok kurum da destekliyor.
Geçtiğimiz pazar günü, Bodrumlu hanımlar, aldıkları eğitimin ve aylardır devam ettikleri uygulamalı çalışmaların sonunda, Bodrum'un yöresel lezzetlerini İstanbullulara tattırdılar. Hem de Armada Oteli'nde ve panoramik İstanbul manzarası eşliğinde...
Lezzetname Yolcuları'nın desteklediği etkinlikte Bodrum'dan ne yemekler vardı diye sorarsanız hemen sıralayayım: Lokum pilavı, peynirli erişte, acı ot ya da yumurtalı tilkişen, arapsaçı, bol yeşillikli zeytinyağlı yaprak dolması, otlu kol böreği, oklavadan çekme (bu bir tür hamur tatlısıdır, saraylı olarak da söylenirmiş), mandalina reçelleri.

UYARLANMIŞ HİTİT YEMEKLERİ
Türk mutfağını çağa ayak uyduran lezzetli bir hale getirmek gibi hayli büyük bir iddia taşıyan Müzedechanga, geçen haftaki yemekten genel olarak yüzünün akıyla çıktı. Biz mutfak yazarları tayfası bir arada oturduk ve Tarık Bayazıt'tan bilgiler aldık. Kıtırlı (kıkırdaklı) düğün çorbası ve peynirli yufka dürüm ile açıldı yemek... Yörede yoğurtlu çorbalarda 'katık', yani 'süzdürülmüş yoğurt' kullanılıyor. 'Katık'la yapılan çorbalar bıkıp usanmadan karıştırılarak pişiriliyor, aksi halde yoğurt kesiliyor.
Gecenin kuşkusuz en başarılı ve en özel yemeği 'söbelek'ti; yani morell (ya da kuzugöbeği) mantarının dolması... Mantarın taze olduğu dönemlerde, önemli konuklarına bu dolmayı yapıyorlarmış; bize de ikram ettiler. Tarık Bayazıt, dolmanın harcı için bulgur yerine pirinç tercih etiklerini söyledi.
'Tandır' olarak hazırlanan kuzu ise domates suyu, biraz sarımsak ve soğanla birlikte yaklaşık 10 saat çok düşük ısıda, tuz ve karabiberle tatlandırılarak pişirilmişti. Bizim Çorum'da yediklerimize göre biraz daha yağsız ve kuru olduğunu söylemeliyim. 'Madımaklı pastırmalı bulgur pilavı', herkesten tam not aldı, hakkıydı. Bulgur pilavı yörede, kış aylarında mercimek ilaveli olarak ıspanaklı; yaz aylarındaysa ebegümeciyle yapılıyor; tahmin edeceğiniz gibi müthiş oluyor. Tatlı faslına gelince, Çorum'un 'sıkma baklava'sının en önemli özelliği ve özgünlüğü beyaz olmasıdır. Beyazlığının sırrı da uzun süre kısık ateşte ve üzerinde beyaz bir kağıtla pişirilmesinde gizlidir. Changa ekibi de finalde, manda kaymağı ve portakal sosu eşliğinde sundu bu leziz ve beyaz baklavayı... Doğrusu, eklediklerine kimsenin itirazı olmadı. Anadolu mutfağına yapılan küçük, güzel dokunuşlara itiraz olabilir mi?

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Başkan Erdoğan, AK Parti'nin Erzurum Olağan Kongresi'ne canlı bağlantı ile katıldı

Trakya beyaza büründü