• $7,3747
  • €8,9834
  • 442.97
  • 1551.57
17 Şubat 2012 Cuma

Anadolu'nun lezzet üssünden tatların öyküsü...

Nedim Atilla
Nedim Atilla
YAZARIN SAYFASI

Ahmet Yorulmaz, kendinden beklenen mutfak kitabını 2012'nin ilk günlerinde yayımladı. Adını da 'Bizim Zeytinyağlı Ayvalık Yemeklerimiz' koydu.

Ahmet Yorulmaz, soyadı gibi bir insan... Onu ilk kez 'Ayvalık'ı Gezerken' adlı monografisi ile tanımıştı Ayvalık dışındakiler. Bizim gibi hemşerileri ise Uğur Mumcu'yu da yaz aylarında görebildiğimiz kitapçı dükkanından bilirdik. Dükkanı devredip kendini edebiyata verince sadece Türkiye'de değil, Balkanlar'da, Akdeniz kıyılarında özellikle de Girit'te iyi tanınır oldu Ahmet Abi... Yunanlı yazarlardan yaptığı çevirilerin yanı sıra 'Ayvalık'ta İz Bırakanlar', 'Ayvalık'tan Cunda'dan', 'Girit'ten Cunda'ya', 'Portreler' adlı denemelerden sonra 'Kuşaklar ya da Ayvalık Yaşantısı', 'Savaşın Çocukları - Girit'ten Sonra Ayvalık' adlı romanlarıyla tanıdık.
Yıllardır kendisinden beklenen mutfak kitabını da 2012'nin ilk günlerinde yayınladı. Hep karşı çıkmıştı böyle bir kitaba; çok iyi bir aşçı olmasına rağmen, 'yemeğin edebiyatla ne ilgisi var?' diyerek... Kitabın adını da 'Bizim Zeytinyağlı Ayvalık Yemeklerimiz' koydu. Ahmet Yorulmaz'ın dediği gibi, 'Zeytinyağı, ölümsüz ağacın insaoğluna en büyük armağanı. Hele Ayvalık'ta, çok kişi onunla doksanlı yaşları bulduğu gibi, aşanı da çoktur. Kalp ve damar hastalıklarıyla becelleşmeden... Kalp hastalığına yenik düşmeden... Kanser illetine yenilmeden, illa da zeytinyağı!'
Ahmet Abi'nin kitabı verdiği nefis tariflerle dolu CD'nin yanı sıra ders niteliği de taşıyor: Ayvalık yemeklerinde zeytinyağı dışında, bir yağ türü düşünemezsiniz. Varsıl kesim eskiden, sadece pilavlarda ki zamanla bu alışkanlıklarını terk ettiler, barbunya ve dil balığı tavasında Urfa, Trabzon ya da Libya'nın Derne kentinden getirilen, 'sadeyağ' adlı gayet sarı renkli tuzlu bir tereyağı kullanırlardı. Bu yağı Midilli mübadilleri 'sadeyağ', Girit mübadilleri 'vutiro' diye isimlendirmişlerdi. Şimdi her şey zeytinyağıyla pişiyor.
Ahmet Yorulmaz kitabını anlatıyor: 'Sokakta insan sağlığını tehdit eden, katı yağlarla, kimileyin de hiç de yararı olmayan sıvı yağlarla hazırlanan, birkaç dakika içinde yenen, 'sözde yiyecekler' çağını yaşıyoruz. Bu gibi yerler, sunumdaki değişiklik, arkadaşlarla birlikte olmanın verdiği keyif nedeniyle, gençlerimizi çekiyor. Biz meraklıları için 'zeytinyağlı Ayvalık yemekleri' başlığı altında bilinen, lokanta ve meyhanede hala bulunabilen türlerin reçetelerini, vermek niyetlisi değilim. Denediğim/bildiğim ve ustaları yok olmakta olan türlerin bir bölümünü, saptamaya çalıştım. Örneğin bazı lokantalarda dağdan-bayırdan toplananlarla yapılan karışık ot yemeğini -içindeki malzeme eksik de olsa - bulabilirsiniz; ama bilen bir bahçıvanın toplayacağı ondan fazla türle oluşturulan 'karışık bahçe otu'nu, pek kolay bulamazsınız. Kendiniz bulmaya, toplamaya çalışırsanız, başka...  Kitaba 'Bizim Zeytinyağlı Ayvalık Yemeklerimiz' ismini vermemizin nedeni de budur. Çünkü bizim, bazen kendi yaptığımız ve kimileyin de yapılmışlarını imrenerek yediklerimizin çoğu, bu kitapta             yer alıyor.'                   (Tarlakuşu Yayınları)

Dört Mevsim Gaziantep Yemekleri
Gaziantep Mutfağı, Osmanlı'nın eski Halep Vilayeti'nin en lezzetli köşesi kuşku yok ki... Ama Gaziantep'te bile bir yandan yemek kültürümüze ayaküstü atıştırılan hızlı-yemek tarzı girerken, simit aşı, maş çorbası, dövmeli alaca çorba ve daha niceleri yavaş yavaş yeni neslin yemek listesinden siliniyor.
Yemeğin ve hatta beraber bir şeyler yemenin sosyal kaynaşma, yakınlaşma ve birlikte olma bakımlarından toplumumuzdaki önemi, inkar edilemeyecek derecede büyük. Yemek ziyafetlerinde küskünler barışır, evlenmeler planlanır, düğünler yapılır ve köklü arkadaşlıklar ve birlikteliklerin temelleri atılır.
Özden Sabuncuoğlu, Dört Mevsim Gaziantep Yemekleri adlı kitabı için, 'Bu toprakların üstünde ve bu mavi gök kubbenin altında yaşamış, Türk, Arap, Ermeni, Yahudi, Rum, hangi toplumdan olurlarsa olsunlar insanlara, ne kadar çok ortak yanlarımızın olduğunu göstermek amacıyla da hizmet etmek istedim. Aradığınız bütün yemek tariflerini bulamayabilirsiniz. Hatta bazı yemek tarifleri ve kullanılan malzemelerin çeşit ve miktarları sizin bildiklerinize uymayacaktır. Bu çok doğaldır, zira yemek kültürü dinamik bir olgudur ve 50 yıl önce bir şekilde yapılan bir yemek, çeşitli insanların katkılarıyla bugün başka türlü hazırlanıyor olabilir' diyor...
Yemek kültürünün zenginliği de zaten, bu kitabın sunduğu çeşitlilikte yatıyor.   Dört Mevsim Gaziantep Yemekleri'nin ilk iki baskısının geliri, tamamen Gaziantep Üniversitesi Vakfı'na bağışlanmış ve satılan her kitap, bir öğrencinin bursu olarak onların eğitim çabalarına maddi katkı sağlamış.
(Artı Yayın)

Can Boğazdan Çıkar
Mehmet Ali Bulut kitabında beslenme ile sağlık ilişkisine dikkat çekmiş; 'Beslenme şeklimiz hasta ediyor' diyor.
Motorların farklı yakıtla çalıştığı gibi... Hastalıklarımızın büyük bir kısmının yediklerimiz ve içtiklerimizden kaynaklandığı bilimsel anlamda da ispat edilmiştir. Kişilerin mizaçlarına uygun beslenmemesi, hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalarda, farklı motorlarda farklı yakıtlar kullanıldığı gibi; insanların da birbirinden farklı mizaç ve yapılara sahip olduğu, alınan gıdayı hazmettirecek enzimin her bünyede aynı güçte ifraz edilmediği belirlenmiştir.
Kan grubunuza göre beslenin. Bugün tüm dünyada, bu yeni bilgiler ışığında yeni bir beslenme tarzı önerilmekte; kişilerin, kan gruplarına (mizaçlarına) uygun beslenmeleri halinde şişmanlık ve hastalık probleminden kurtulacakları savunulmaktadır. Geleneksel tıp daha da ileri giderek her insanın kendine özgü sindirim sistemi ve enzimleri olduğu bilgisinden hareketle, kişiye özel beslenme programları önermektedir. Bilinçli beslenip sağlıklı yaşayın Kendi bünyenize göre bilinçli beslenmenin yol ve yöntemlerini öğrenerek sağlıklı yaşayın.
(Hayat Yayın Grubu)

Zeytini Kuşlar Diker
'Her yıl zeytin hasadında ağaçların tepelerinde kalan birkaç zeytin için büyüklerim 'onlar da kuşların göz hakkı' derler. Ben kuşların da zeytini sevdiklerini bilmezdim doğrusu!'
Zeytinle içiçe süren bir yaşam. Bu yaşamın içinde büyüyen çocuklar ve onlarla birlikte boylanan zeytin fidanları...
Çocukların meraklı sorularına yanıt ararken, onlarla birlikte araştırmalı, öğrenmeli zeytinle ilgili merak ettiğimiz birçok şeyi. Bunları yaparken zeytinin kültürleri birleştiriciliğine tanık olmalı... Ayşe Aktül-SchŠfer bu kitabında bize zeytinle ilgili birbirinden değerli bilgileri, konunun uzmanlarıyla birlikte aktarıyor. Birçoğunu ilk defa göreceğiniz fotoğraflarla ve çizimlerle süsleyerek, keyifle okunmasını sağlıyor, sizi zeytinliğine misafir ediyor.
 Ayşe Aktül-SchŠfer, 1960 Kütahya doğumlu. Evli ve bir kızı var. Türkiye'de liseyi bitirdikten sonra, Almanya'nın Wuppertal Üniversitesi'nde Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde öğrenim gördü.. 2000 yılında eşiyle birlikte Köln'de Türkiye'nin zeytin kültürünü ve zeytinyağlarını tanıtım amaçlı Olea Organica adında bir şirket kurdu.  İlköğretim okullarında zeytinle ilgili projeler yaptı. Almanya'nın tanınmış bağ bölgelerinden Mosel ve Rheinland-Pfalz bölgelerinde bağcılık yapan Alman arkadaşlarıyla birlikte, Türkiye'den getirdiği fidanlarla küçük zeytinlikler kurdu ve bu çalışmalarıyla Alman kamuoyunun büyük ilgisini çekti.

<p>Başkan Erdoğan: Türkçe'de kelime katliamı oldu </p><p>KÜLTÜR VE TURİZM ÖZEL ÖDÜLLERİ </

21 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Merve Boluğur yalanlamıştı... Işın Karaca açtı ağzını yumdu gözünü

Yılanların yuttukları dev canlılar