• $8,155
  • €9,7089
  • 457.312
  • 1393.24
11 Haziran 2011 Cumartesi

Anadolu üzümlerine iade-i itibar

Nedim Atilla
Nedim Atilla
YAZARIN SAYFASI

'Master of Wine Weekend İstanbul'da ödül alan 30 şarabı denedim, gururla söyleyebilirim ki Anadolu'da yetişen birçok üzüm cinsi artık kıymete binmiştir. Yani iade-i itibar sağlanmıştır topraklarımızdaki berekete...

Bu yıl ikincisi yapılan 'Master of Wine Weekend İstanbul'da değerlendirilen 188 şarap arasında ilk 30 içinde yer alan şaraplar, geçen hafta içinde özel bir tadımla gazeteci ve yazarlara sunuldu. Elde ettikleri derecelerle 'klasik kıymette mükemmel şarap' kategorisine girmeye hak kazanan Türkiye'nin en seçkin şarapları, bir yandan da Anadolu'da yaşamını sürdürmeye çalışan üzümler için 'iade-i itibar' niteliğini taşıyordu. Veritas'ın sahibi Yunus Emre Kocabaşoğlu'nun yönettiği tadımda, üzüm cinsleri, üretim bölgeleri ve yılları gibi konularda değerli bilgiler edindik. Dünyaca ünlü şarap üstatlarına (master-wine) tuzak tadımlar yapıldığını öğrendik örneğin... Tadımların tamamı 'kör tadım' olarak yapıldığı için, belli aralıklarla üstatlara hep aynı şarap sunulmuş ve verdikleri notlar kontrol edilmiş; ancak tuzağa düşmemişler, aynı şaraba yaklaşık aynı puanları vermişler.  Aynı şekilde istatistik biliminin gerekleri de yerine getirilmiş ve puanlar bilimsel olarak değerlendirilmiş.

DÜNYA ÇAPINDA KALİTE
İlk kategoride gerek uluslararası üzümlerden (Chardonnay gibi), gerekse yerel üzümlerden (Narince gibi) üretilen 'monosepaj' ve 'kupaj' beyaz şaraplar; ikinci kategoride gerek uluslararası üzümlerden (Cabernet Sauvignon gibi), gerekse yerel üzümlerden (Çal Karası gibi) üretilen 'monosepaj' ve 'kupaj' rose şaraplar; üçüncü ve özel kategoride köpüren veya alkolle güçlendirilmiş 'fortifiye' ve/veya 'dömisek'ten tatlıya uzanan yelpazedeki şaraplar değerlendirilmiş. Dördüncü ve Beşinci kategorilerde ise şarap dünyasında 'varietal' denilen, yani şarabın içindeki üzümün yüzde 80'i aynı cins üzümden olan; kalan yüzde 20'si ise karışık türlerden oluşan ürünler yarışmış. Dördüncü kategoride en az yüzde 80'i bir Anadolu üzümünden (Kalecik Karası) mamul şaraplar; Beşinci kategoride hakim üzümün Fransız (Merlot), İtalyan (Sangiovese), Alman (Riesling), İspanyol (Tempranillo) gibi uluslararası bir üzüm cinsi olduğu şaraplar yarışmış. Son kategoride ise iki veya daha fazla üzümün harmanı olan 'Kupaj Kırmızı Şaraplar' yer almış.
Ödül alan şarapları bizler de tattık. Gururla söyleyebilirim ki bu ödüller, yüksek vergiler gibi her türlü baskıya rağmen, Türk şaraplarının son yıllarda dünya çapında ulaştığı seviyenin açık bir kanıtıdır. Ama bundan da ötesi ve önemlisi, şarap uzmanlarının verdikleri puanlar ve seçimler göstermiştir ki, Anadolu'da yetişen (başta Kalecik Karası olmak üzere) birçok üzüm cinsi artık kıymete binmiştir. Yani iade-i itibar sağlanmıştır topraklarımızdaki berekete...   
Yunus Emre Kocabaşoğlu, 'Master of Wine, gerek büyük üreticilerin son 10 yıldır giderek artan nitelikli ürün gamlarının, gerekse butik üreticilerin teruarı yansıtan şaraplarının giderek daha fazla tanınmasını sağlıyor. Aynı zamanda Türk şarapçılığının yurtdışındaki fuarlara ve etkinliklere daha geniş, daha sık ve daha fazla özgüvenle katılmalarına katkıda bulunuyor. Birkaç yıl içinde Türk şarapları dünyadaki satış noktalarındaki raflarda görünür biçimde yerlerini alacaktır' diyor. Bunu gönülden diliyoruz ve şimdi daha umutluyuz.

ANADOLU'NUN ŞAMPİYON ÜZÜMLERİNİ TANIYALIM
Narince: Anadolu'nun en sevilen beyaz şaraplık üzümlerinden biridir. İç Kuzey Anadolu'da, Tokat yöresinde üretilen beyaz üzüm çeşididir. Karadeniz kıyısına yakın dağların güneyindeki yaylaları sever. 500 metre yüksekliğindeki bu bağlık bölge, Yeşilırmak boyunca devam eder. 'Narince' adı, incecik kabuğuna göndermedir. Yıllandırmaya ve meşe fıçıda bekletmeye uygun, ender beyaz üzüm türlerinden biridir. 
Emir: Tarihçiler Roma İmparatorluğu döneminde Anadolu'da yetiştiğinden çok eminler; hatta Hititler dönemine kadar götürenler bile var. Kapadokya bölgesinin (Nevşehir, Kırşehir, Kayseri, Niğde) suyu bol olan bir üzüm çeşididir. Adını hükümdarların özel şarabı olmasından aldığı sanılıyor. Sek şarap yapımında kullanılır. Emir üzümünden üretilen şarapların rengi de yeşil sarı ya da açık sarı olur.
Kalecik Karası: Bir zamanların en prestijli Türk üzümü olan Kalecik Karası, şimdi yeniden eski güzel günlerine dönüyor. Türkiye'de tarihi en eski üzüm türlerinden biridir diyebiliriz. Hitit İmparatorluğu döneminden (MÖ 1650-1200 ) beri, Kızılırmak boylarında yetiştirilmektedir. Kızılırmak'a çok dik bir eğimle inen topraklarda yetişir. Kalecik Karası üzümünün taneleri yuvarlak, rengi siyah-mavi ve kalın kabukludur. Kalecik Karası üzümünden üretilen şaraplar da renkleri çok koyu olmayan, ancak derinliği olan şaraplardır. Damakta uzun zaman kalırlar. Bu üzüm türünden, yaklaşık 12-14 alkol derecesinde şarap üretilir. Yıllandırmaya uygun şaraplardır.
Öküzgözü: Elazığ, Malatya'nın Arapgir ilçesi ve Tunceli yörelerinde yetiştirilen kırmızı şaraplık üzüm türüdür. Bu bölgenin tarihsel coğrafyasına bakıldığında, birçok köyün Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar Ermeniler tarafından iskan edildiği görülür. Ermeni nüfusun azalmasıyla birlikte, bu üzümün üretiminde ve kalitesinde ciddi gerilemeler olmuştur. Aslında dağların arasından dar ve uzun vadiler oluşturarak akan, daha sonra da Fırat Nehri'yle birleşen akarsuların yarattığı 'mikroklima'nın etkisiyle bölgesel iklim yumuşamakta ve bu değerli üzüm türünün yetişmesi için ideal koşullar oluşmaktadır.
Boğazkere: Evliya Çelebi, Türkmenlerin şaraba 'Keren' dediklerini yazar... Diyarbakır yöresinin kırmızı şarap yapımında kullanılan bir üzüm türüdür. Çakıllı, zaman zaman kalkerli, killi topraklarda hayat bulur. Dicle ve Fırat Nehirleri arasındaki alüvyonlu ovalar ve o bölgenin iklim koşulları, bu üzümün yetişmesi için son derece uygundur. Yaygın tarımı Ermeni ve Süryaniler tarafından yapılırken, son dönemde Kürt yurttaşların sahip çıkmasıyla da üretimi artmıştır.

Macaristan'da enteresan vergi...
Geçtiğimiz hafta en ilginç gıda haberi Macaristan'dan geldi. Hükümet tarafından hazırlıkları sürdürülen ve halk arasında 'Hamburger Vergisi' olarak bilinen yeni vergi taslağı, Macar medyasına göre son şeklini alıyordu. Yakında parlamentoya sunulması beklenen bu yeni yasa, sağlıksız olarak tanımlanan gıda maddelerine ek vergi yükü getiriyor. 'Fast food' olarak bilinen yiyecekleri tüketenler; yani hamburgerden kızarmış patatese, hatta cipsten gazoza kadar doktorların sağlığa zararlı olarak adlandırdıkları gıda maddelerini tüketenler, bir tür ek vergi (yaygınlaşan adıyla 'Hamburger Vergisi') ödeyecekler. Türkiye'de böyle bir vergi, yarın seçeceğimiz yeni parlamentodan çıkar mı sizce? Çıkmaz, çıkmaz...

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü