• $7,3979
  • €8,9894
  • 443.353
  • 1544.47
14 Eylül 2012 Cuma

Açlık ile tokluk arası Konya'da yarım yufka

Nedim Atilla
Nedim Atilla
YAZARIN SAYFASI

Saime Yardımcı, 'kuşaklardır süregelen lezzetlere bir yolculuk' yaptığı yeni kitabında Konya Mutfağı'nı inceliyor. Yemeğin ruh ile piştiği, sevgi ile demlendiği, aşk ile sunulduğu günlerin öyküsünü anlatıyor.

Saime Yardımcı, yıllardır Konya Mutfağı üzerine çalışan bir yemek ustası, Bağ evinin asırlık sırlarını Konya Mutfağı adlı yeni kitabında bizimle paylaşıyor. Yardımcı, 'Kuşaklardır Süregelen Lezzetlere Bir Yolculuk' başlığıyla sunuyor yemeklerini. Çocukluğu Meram Bağları'nda Kadılar Sokağı'na geçmiş. Sokağa adını veren Kadılar Ailesi, evlerinin bahçesinde baharla birlikte bir halı gibi beliren mis kokulu zambaklarıyla meşhurmuş. Yemeğin ruh ile piştiği, sevgi ile demlendiği, aşk ile sunulduğu günlerin öyküsünü okumak için enteresan notlar var. Sofra kültürünün bir yaşama biçimini kuşattığını, kuşaktan kuşağa nasıl öğretildiğini içten bir dille anlatıyor. Kitap 'Nazif Yardımcı anısına' adanmış.
Konya'da yeme-içme üzerine söylenen bazı deyimler de kitabın girişinde bulunuyor ve kültürü anlamamızı kolaylaştırıyor. Bunlardan bazıları çok ilginç, 'açlık ile tokluğun arası yarım yufka', 'acıkan doymam, susayan kanmam sanır', 'aç ölmez gözü kararır, susuz ölmez benzi sararır', 'abdalın karnı doyunca, gözü pabucunda olur' gibi deyimler dikkat çekenler.

EV DAVETİ, DÜĞÜN YEMEĞİ
Saime Hanım'dan öğreniyoruz ki; Konya'da bir ev daveti sofrasında yer alan yemekler şöyle: Çorba (yoğurt çorbası), etli pilav (yaz günü olursa patlıcanlı bütün et), börek (su böreği), baklava. Ya da bamya çorbası, yaprak sarması, pilav, kifaye (hoşaf).
'Bir düğün yemeği sofrasında neler var?' sorusunun yanıtını merak ediyorsanız sıralayayım: Çorba (yoğurt çorbası), düğün pilavı (etli pilav), irmik helvası, bamya çorbası, pilav-zerde, kifaye (hoşaf).
Kitapta yer alan yemekler şöyle sıralanmış: Çorbalar, Et ve Sebze Yemekleri, Pilavlar, Börekler, Tatlılar, Hoşaflar, Şuruplar ve Şerbetler, Reçeller, Meyve Kuruları, Sebze Kuruları, Yemeklerde Kullanılan Bitkiler, Çetnevir.

'EVET'E KARŞILIK ŞERBET
Kitabın şerbetler-şuruplar bölümünü okuyunca bir ah çektik biz de... 'Bu şerbetler nasıl kayboldu?' diye düşündük. Konya geleneğinde de şerbetin özel bir yeri varmış; şerbet, gelin olacak kızın oğlan tarafına verilirken 'evet' sözünü söylemesinden sonra, bu hayırlı işi kutlamak için cam bardaklarda misafirlere dağıtılırmış. Doğumdan sonra kutlamaya gelen misafirlere loğusa şerbeti dağıtmak da adetten...
Peki şerbet nedir, şurup nedir? Şerbet, doğrudan doğruya meyvenin suyuna şeker katılarak ya da kaynatılmış meyvelerden elde edilir. Şerbet ile şurubun arasındaki başlıca ayrım, şerbetin çok sulu şurubun ise koyu olmasıdır. Şerbet çiğ meyvelerden yapılır. Şurup ise meyveler kaynatılarak elde edilir. Şerbetlerin en ünlüleri gül, gelincik, menekşe, zambak gibi çiçeklerden yapılanlardır.
Bizim gibi memleketin etnik zenginliklerine meraklılar için ise 'Çetnevir' başlı başına zenginlik. Anlatalım: Nişandan bir hafta sonra kız evinden oğlan evine dürü (Hediye) gönderilir. Bir de 'çetnevir tepsisi' gönderilir. Tepsi rengarenk krep örtüleriyle süslenerek hazırlanır. 'Çetnevir ne?' diye soracaksınız; Konya'da uzun kış gecelerinde, komşu oturmalarında, nişan merasimlerinde ikram edilen eğlencelik yiyeceklerin hepsine birden verilen addır. Çetnevir, herkesçe bilinen, leblebi, fındık, fıstık, lokum ve çeşitli şekerler birlikte, ayrı ayrı tabaklar içerisinde gece yarısı sofraya konularak yenirmiş. (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Gülhan Kara ile Çay Saati...
Ülkemizin önde gelen şefleri ve mutfak eğiticileri arasında ön sıralarda saydığım Gülhan Kara'nın, tatlı tuzlu hamur işlerini okurlarıyla paylaştığı yeni bir kitap ile karşı karşıyayız. Alfa Yayınları'ndan çıkan kitapta 139 tarif yer alıyor. Kitapta da yazıldığı gibi, kadınların ellerinin altında, birbirlerinden pasta, kek, börek tarifleri aldığı, kendi yazdığı tarif defteri bulunur. Kitap böyle bir samimiyeti taşıyor. Kara, 'Çay Saati' adlı kitabında tarifler öncesinde pratik bilgiler veriyor. Kitapta yer alan tarifler iki bölümden oluşuyor: Tatlı ve tuzlu hamur işleri. Kitabın her iki bölümünde de yer alan tarifler kolayca yapılabilecek türden. Hemen elimizin altında bulabileceğimiz maddeleri içeriyor.

Her hafta yeni bir diyet kitabı
Kitap mağazalarını dolaşırken dikkatimi çeken konuların başında diyet kitabı bolluğu geliyor. Arka kapağında 'Kilo vermenin iki en büyük engeli olan tekdüzeliği ve sıkıcılığı ortadan kaldırın ve hızla kilo verin!' yazan, '17 Gün Diyeti' adlı kitabı dünyada Dr. Mike diye tanınan Mike Moreno kaleme almış.
Önerilen diyet bilimsel olarak kanıtlanmış temeller üzerine dayanıyormuş. Kitap 5 kilo veya 50 kilo vermek istemenizden bağımsız, temelli olarak kilo vermeye yardımcı olacakmış. Yazarın 'devrimsel' olarak nitelendirilen diyet programı her gün yağ yakabilme üzerine kurulu.
Program dört adet 17 günlük döngüler şeklinde yapılandırılmış. 'İvme Kazandırma' bölümünde 'Sisteminizden şeker ve yağ deposunu atmaya yardımcı olan hızlı kilo verme'; 'Harekete Geçirme' bölümünde, beden yağlarının atılmasına yardımcı olması için, düşük ve yüksek kalori günlerinin dönüşümlü olarak değiştirilmesi anlatılıyor. 'Başarma' bölümünde döngülerin kontrol altında tutulmasını öğrenme ve yeni fitness programları uygulama; 'Amaca Ulaşma' bölümündeyse temelli olarak iyi alışkanlıklarınızı sürdüreceğiniz şekilde önceki üç bölümün bir birleşimi öneriliyor.
Hafta sonları sevdiğiniz yiyeceklerin keyfini sürebilirmişsiniz. '17 Gün Diyeti, 'tatil dönemleri', 'dışarıda yemek' ve hatta 'bir şeker kavanozu tarafından baştan çıkarılma' gibi, beslenme açısından tuzaklar barındıran durumlar için tüyolar içeriyor.

Diyetzedelere: Korkma Ye!
Bu kadar çok diyet kitabı çıkacak da alternatifi çıkmayacak mı? Çıktı nitekim. 'Korkma Ye!' adlı kitap için Türkiye Nöralterapi Derneği Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul şöyle diyor: 'Uzun süredir tanıdığım değerli psikolog Zaza Yurtsever bu değerli eserinde diyetzedelere 'korkma ye' diyor. Eserini bir solukta okudum... Kilo sorunuyla boğuşanların diyet örneklerini sık sık değiştirerek hedeflerine ulaşmaları mümkün değildir. İnsanı sağlıklı kılmak için, bütünlük içinde tutarlı bir yaklaşım gerekir. Çünkü beden, zihin ve ruh birbirleriyle düzenli etkileşim halindedir; bu bütünü gözlemleyip, sorun olarak tanımlanan şişmanlığa farklı bir bakış açısıyla ve tutarlı bir şekilde yaklaştığınız takdirde kişiyi tedavi edebilirsiniz. Bu kitap, bu karmaşık problemin psikolojik ve ruhsal boyutunda en önemli rehberiniz olacak.'

<p>Faizler tarafında geçen haftadan beri değişen bir şey olmadığını kaydeden 24 TV Ekonomi Müdürü Sa

Piyasalar bugün neyi fiyatlıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kırıkkale'de polis merkezi önünde silahlı kavga: 1 yaralı

Yüksek Hızlı Tren testlerini yapan tren Sivas'a geldi