• $ 5,6913
  • € 6,3238
  • 272.777
  • 103072
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

“Ne istediniz de yapamadınız?” demek ikiyüzlülüktür

Sizlerin de medyada gözünüze mutlaka takılmıştır. Bu ülkede cumhurbaşkanlığı, başbakanlık yapmış liderler neredeyse eksiksiz şekilde başkanlık sisteminin gerekliliğinden bahsetmişler. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu sistemin sıkıntılarını anlatmak isterken “Ben attan düştüm attan” demesinin nedeni de aynı…

Demirel “Başbakan oldum Cumhurbaşkanı ile sorun yaşadım. Cumhurbaşkanı oldum başbakanla sorun yaşadım” derken bu çift başlılığın hükümet isteminde nasıl yıkıcı bir etkisi olduğunu anlatmaya çalışıyordu.

Özal, Erbakan, Türkeş ve Yazıcıoğlu da öyle…

Düşünebiliyor musunuz, Cumhurbaşkanlığı Özal gibi parlak bir liderin sonu oldu. Onu orada bir hücreye kapatır gibi hapsettiler ve etkisizleştirdiler. Yeni bir parti kurup sistemi değiştirmek adına başbakanlığı hedefledi ama ömrü bir şekilde kifayet etmedi.

Merhum Erbakan başbakanlığının ilk yılında Türkiye tarihinin en düşük borçlanma faizine ulaşarak büyük bir ekonomik disiplin yarattı ama 28 Şubat ile onu da tasfiye ettiler. Bu tasfiyede ne yazık ki Cumhurbaşkanı Demirel de rol oynadı. Onun kendisini savunması da “Askerin tankla darbe yapmasını önlemek” şeklindeydi. Müesses nizamın geçilemez olduğunu düşünüyordu.

Demirel “Başkanlık sistemi içimde ukdedir yapamadık. Ülke çok büyük, ülkeyi idare edemiyoruz. Üstün kuvvet kim bu belirlenebilmiş değil. Millet “seçiyoruz da ne oluyor” diyor. “Biz adamlarımızı seçiyoruz, Ankara’da bizim seçtiklerimize bir tekme vuruyorlar” diye ekliyordu.

Önerdikleri şey bugün 16 Nisan’da oylayacağımız yürütmedeki çift başlılığı gidermek, başbakanlığı cumhurbaşkanlığında birleştirerek, yetki ve sorumluluk karmaşasını gidermekti.

Biz de bu teklifle bunu yapıyoruz.

Çünkü parlamentonun içinden çıkan hükümet sistemi bir kapan görevi görmekte, başbakan ya oradan çıkamamakta, çıksa bile sorumsuz ama yürütme yetkileriyle donatılmış Cumhurbaşkanı ile çatışma yaşamaktadır.

Bu da bürokratik vesayeti doğurmaktadır.

Yani muhalefetin “15 yıldır neyi istediniz de yapamadınız” sözü aslında bir itiraftır. Son 15 yıldır sürdürülen istikrar, sisteme rağmen büyük bir kavga verilerek elde edilmiş, lider ve parti sayısız müdahalede şapkasını alıp gitmediği için milletin teveccühüne sahip olmuştur. 2007 yılında cumhurbaşkanını muhtıra ve 367 ile seçememiş, kapatma davası açılmış, 15 Temmuz’u yaşamış bir iktidara “ne istediniz de yapamadınız” demek ikiyüzlülüktür.”

Kaldı ki, bu sistem kaosu nedeniyle, Meclis, asli görevi olan denetleme yetkisini de kullanamamaktadır. Hükümet parlamentonun içinden çıkmak zorunda olduğundan, ya çıkamamakta ve kriz yaşanmakta, çıktığında ise kanun ve denetleme mekanizmalarına tamamen hakim olmaktadır. Burada muhalefetin hiçbir etkisi kalmadığı için, yürütmeyi denetleme mekanizmaları iktidar partisi veya partilerinin elinde toplanmaktadır. Yürütmenin diğer ortağı cumhurbaşkanı ise hiç denetlenememektedir.

Bakanlar hem milletvekili hem bakan oldukları için, seçilme endişesiyle siyaset adamı/devlet adamı ikileminde kalmakta, işlerine yoğunlaşamamaktadır. İstisnalar takdire şayandır.

Cumhurbaşkanlığı sisteminde ise cumhurbaşkanı adayları, bakanlar milletvekili olamazlar. Bakanlar, üst derece görevliler Cumhurbaşkanı ile gelip, birlikte giderler. Sorumluluk bellidir, ortada kalmaz. Koalisyon riski yoktur. Cumhurbaşkanı artık yargıya karşı sorumludur. Milletvekillerinin bakan olma durumu da yoktur. Onların işi, olması gerektiği gibi kanun yapmak ve yürütmeyi denetlemektir.

Cumhurbaşkanlığı modelinin en önemli özelliği sert bir kuvvetler ayrılığına haiz olmasıdır. Parlamenter rejimde kuvvetler ayrılığı çok zayıftır. Bizimki parlamenter sistem bile değildir. Parlamenter sistem görünümlü bir vesayet sistemidir.

16 Nisan halkoylamasında güçlü bir Evet ile bu deli gömleğinden kurtulma şansına nihayet çok yaklaşmış durumdayız. Geçmişteki tüm liderlerin içinde ukde olan bu büyük reformu hep birlikte CHP’nin yalanlarına kanmadan kabul edeceğimize olan inancım tam.

Çünkü bu bizim zorlu hikâyemizin doğal bir sonucudur.

<p>İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Deniz Bilimleri Bö

Bu Balık ´Fenerbahçe´ Adıyla Literatüre Geçti

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Bursa’da yedi emin deposunda büyük yangın

Diyarbakır’da 800 yıllık İncil ve İbranice işlenmiş ferman ele geçirildi