• $7,4227
  • €9,0335
  • 439.271
  • 1534.65
09 Şubat 2012 Perşembe

Türkiye kaybetsin-ben kazanayım!

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Salı günü, son dönemde belli bir koronun özellikle Batı'ya yönelik seslendirdiği bir söylemden ve bu söylemin hem temelsiz hem de hesaplı ve tehlikeli olduğundan bahsetmiştim. Bugün yargı önünde olan Ergenekon yapısının yapmak isteyip de yapamadığını, yani ülkede kaos ortamı ve korku atmosferi yaratma işini bu koro, post-Ergenekon sürecinde gerçekleştirmek için kolları sıvadı. Batı kamuoyuna avaz avaz 'AKP sivil dikta rejimi getirdi. Korkuyoruz!' diyorlar. 
***
Bugünkü iktidarın bazı açıklama ve icraatlarını eleştirseler anlayacağım ve ben de onlara hak vereceğim ama burada yapılmak istenen siyaset eleştirisi filan değil. Hakiki bir siyaset eleştirisini yapanlar Mehmet, Ahmet Altan, zaman zaman Hasan Cemal ve başka bazı liberal kalemler. Tabii bir de genel anlamda Taraf Gazetesi. Zaten gerçek muhalif ses de bugün onlar. Eleştirilerinin tümüne katılmasam da onların söylediklerini çok önemsiyorum.
***
Ancak benim yukarıda kastettiklerim başka. Bunlar yalnızca Türkiye'yi bir 'olağanüstü hal' içinde göstererek sis bulutu yaratmak ve topyekun bir değişimin önünü açmak isteyenler. Değişimden bekledikleri de tabii ki AK Parti iktidarının devrilmesi... Ama seçimle değil!
***
Üstelik bu koroya CHP de katılmış durumda. Dikkat ederseniz son dönemde iç kamuoyuna yönelik pek bir şey söylemiyor bile ana muhalefet partisi. Biz içeride CHP'yi olağanüstü kurultayları üzerinden tartışıyoruz ama dışarıya, daha doğrusu Batı'ya karşı yukarıda tarif ettiğim koronun peşine takılmış ve onun rüzgarını kullanıyor Kemal Kılıçdaroğlu. 'Türkiye'de muhalefet susturuluyor' diyor, 'Burası açık hava hapishanesine döndü' tezini ileri sürüyor. Elbette açık bir toplumda herkes her yere ulaşabilir, her platformda sesini duyurabilir. Bunda hiçbir sorun yok. Ben 'dışarıya bizi şikayet ediyor' tezini saçma sapan buluyorum ama benim esas ilgimi çeken CHP'nin ne yapmaya çalıştığı... İçeride kendi ayak bağlarından kurtulamadığı için hiçbir politika üretmeyen bir parti dışarıya 'ülkemde tutsağım' diyerek, ülkesi üzerinde uluslararası bir baskı oluşturmaya çalışıyor. Peki bunu niçin yapıyor? Hakikaten tutsak olduğu, muhalefet yolları tükendiği için mi? Hayır! Muhalefet yapmadığı, normal şartlarda seçim kazanma şansı bulunmadığı ve tek çıkış yolunun olağanüstü şartlar yaratmak olduğunu bildiği için... Türkiye ile ilgili öyle bir 'acil durum' havası çizmeye çalışıyor ki dışarıda panik havası yaratılsın, son dönemde atılan adımların, yapılan kazıların, çıkan kemiklerin, yargılanan darbecilerin üzeri örtülsün. Maalesef bu 'Türkiye kaybetsin-ben kazanayım' yaklaşımından başka bir şey değil!

Dindar değil, özgür gençlik
Yukarıda bahsettiğim koro sinsice ve gerçeklerin üzerini örtmek istercesine propaganda yaparken hükümet kanadından gelen tuhaf açıklamalar işi iyice zorlaştırıyor. Başbakan CHP'nin İmam Hatipler'le ilgili katsayı engelinin devamını istemesini haklı olarak eleştiriyor ama doğru bir temelde başlayan eleştiri nasıl olur da 'dindar gençlik yetiştireceğiz tabii, tinerci mi yetiştirelim' eksenine kayar? Dindarın alternatifi nasıl tinerci olarak sunulur? Siyasetçinin görevi belli bir kalıpta genç yetiştirmek değil, gençlerin istedikleri gibi yetişebilecekleri özgür ortamların önünü açmak!
***
Bu ülkede dindar kesim yıllarca ezildi. Aynı şekilde Aleviler de, Kürtler de sayıları maalesef çok azalmış olsa da Ermeni, Rum ve Yahudiler de ezildiler. Dindar aileler çocuklarını istedikleri eğitimi verecek okullara gönderemediler. Aleviler çocuklarını zorunlu din dersine sokmaya mecbur edildiler. Kürtler kendi dillerini okullarda öğrenemedi. Müslüman olmayanlar yabancı gibi algılandı. Bu ülkede herkesin eşit olanaklardan yararlanmasını istiyorsak bütün mağdur kesimlere aynı oranda sahip çıkmalıyız. Başbakan'ın bir tek tipleştirmeden diğerine geçişin sinyali gibi algılanan sözleri neresinden tutarsanız yanlış. Yöneticiler bizleri inşa etme sevdasından artık vazgeçsinler!

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan

Kafe ve restoranlar ne zaman açılacak? Başkan Erdoğan açıkladı!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Merve Boluğur yalanlamıştı... Işın Karaca açtı ağzını yumdu gözünü

İHA fabrikası Ankara'da üretime başladı