• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
09 Haziran 2011 Perşembe

Sırrı Süreyya'dan terörist yaratmak

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Birkaç gündür fevkalade canımı sıkan yeni bir malzeme var seçim meydanlarında: Sırrı Süreyya Önder'in seçim bürosundan çıktığı iddia edilen molotofkokteylleri. Daha ne olduğunu bile anlamadık ama Başbakan, seçim yarışının Makyavellist havasına kapılıp Önder'i suçlu ilan etti bile. Meydanlarda 'Kimi yakacaksınız, nereyi yakacaksınız? Barışı böyle mi sağlayacaksınız?' diyerek hedef aldı Önder'i. Bazı yorumcular 'Bakın işte BDP'nin şiddet ve terörden kendini ayrıştıramadığının kanıtı' diye hükümlerini veriverdiler. Ve Sırrı Süreyya apar topar infaz edilme noktasına geldi. Ben de bu içime sinmeyen durumun bizzat tarafı ne diyor, deyip Önder'i aradım.
***
'İşin içinde çıkamıyorum. Ne oluyor? Anlat' dedim. Kırgın ve şaşkın bir sesle, 'Valla ben de çıkamadım ki' diye başladı. Ve devam etti: 'O gün büyük mitingimiz vardı Kağıthane'de. Hiçbirimiz yoktuk büroda. O esnada polis gelmiş, çilingir marifeti ile içeri girmiş. Molotof buldukları söylendi. Ama bana hala kimse hiçbir şey sormadı. O büronun resmi sorumlusu var. Ona da gelen giden, bir şey soran olmamış. Hadi dedik, bunlar soruşturmuyorlar, bari biz gidelim. İlçe emniyet müdürlüğüne gittik. Bizim bir şeyden haberimiz yok, dediler. Ben de bunun üzerine bir bildiri yayınladım. Ne olduğunu anlamıyorum, açıklama bekliyorum dedim o bildiride. Hepsi bu.' Kısacası kamuoyunda yaygınlaşan bir itham var ama bu ithamla ilgili henüz ortada bir soruşturma bile yok!
Ben başından beri Sırrı Süreyya Önder ve diğer birçok yeni ismin BDP listelerinde yer almalarını olumlu bir gelişme olarak nitelendiriyorum. Önder'i PKK ile ilgili sert pozisyon almamakla, hatta bazı yerlerde susmakla eleştirebilirsiniz ama onu bizzat şiddet üretmekle itham etmek komik. Önder çok 'buralı', çok gerçek filmler yapmış değerli bir yönetmendir. Sanatçıdır. Ülkesini seven bir insandır. Ona terörist muamelesi yapmak, Devlet Bahçeli'ye demokrat muamelesi yapmak kadar absürt...
***
BDP'nin sert ve şiddete çanak tutan pozisyonunu ben de eleştiriyorum ama şayet bu partinin PKK çizgisine değil, daha sivil bir siyasete yönelmesini istiyorsak onun içindeki 'sivil' ve barışçı isimleri ayırt etmeliyiz. Belli ki şiddetin galip gelmesini isteyen birileri kötü bir oyun oynuyorlar. Bu oyunun parçası olmayı reddetmeliyiz...

MHP değil Türkiye değişti
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Diyarbakır'a gitmesi bir milat. Etnik Türk milliyetçiliğini körükleyerek, bu ülkedeki asimilasyon politikalarına güç veren, kimlik sorunlarını büyüten bir partinin bile artık Güneydoğu'yu yok sayamayacağının bir ispatı. O nedenle ben Bahçeli'nin oraya gidişini çok önemli buluyorum. Ancak bu, orada yaptığı konuşmanın birçok bölümünün utanç verici olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Bugün artık ülkenin güneydoğusu yokmuş gibi davranan bir muhalefet yok, olamıyor. Zamanın ruhu, Türkiye'nin geldiği nokta, o toprakların göz ardı edilmesine izin vermiyor. Bu bile başlı başına önemli bir yol aldığımızın, ciddi bir değişimden geçtiğimizin göstergesi. Ancak... Bahçeli'nin Diyarbakır'a gidişi başka bir şeyin daha göstergesi. MHP lideri artık mecburen oraya gitti gitmesine ama bu gidiş, orada verdiği mesajlar, bedenen zamanın ruhuna kendini uydurmasını gerektirse de zihninin gerçekleri okumaktan, ülkesini anlamaktan ne kadar uzak olduğunu ortaya koydu. Dün sevgili Cengiz Çandar Radikal'deki köşesinde son derece önemli bir tespitte bulundu. Anadilde eğitim taleplerine yönelik 'Karnınız doyacak yeni bir elbise alabilecek misiniz' sözlerini insan onuruna yapılmış ağır hakaret olarak tanımlayan Çandar 'Haziran 2011'de Diyarbakır'daki konuşmasını Ne mutlu Türk'üm diyene, diye bitiren bir siyasi liderin ne geçerli bir Türkiye ufku vardır ne de Türkiye'nin geleceğinde anlamlı bir yeri' diye yazdı.
Cengiz Üstad'ın sözlerinin altına aynen imzamı atıyorum. Devlet Bahçeli'yi mecburen Diyarbakır'a getiren günlere adım adım geldik.  Bu, MHP'nin değil, Türkiye'nin değişimi. Şayet MHP ve Devlet Bahçeli kendini bu değişime uydurmazsa eski Türkiye'nin bir parçası olarak kalırlar.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı

Bozuk parayla öyle bir şey yaptı ki görenleri hayrete düşürdü