• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
08 Mayıs 2012 Salı

Seçimler dünyayı değiştirdi mi?

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Geçtiğimiz hafta sonu üç ülkede üç kritik seçim yapıldı. Fransa yeni cumhurbaşkanını seçti, Yunanistan ve Ermenistan'da ise parlamento seçimleri vardı. Üç bambaşka ülke, üç bambaşka atmosfer ve bu farklı coğrafyalardaki ortak noktalar... Bugün Türkiye'yi de yakından ilgilendiren Fransa ve Yunanistan'da 'neler oldu?' ve  'bundan sonrası için ne değişir?'in cevabını arayacağım... Perşembe de Ermenistan'la devam edeceğim...

Adieu Sarkozy!
Üç seçim içinde en kritik ve dünyayı en çok ilgilendiren Fransa seçimleriydi kuşkusuz. Malum Avrupa'da sağ rüzgar giderek kuvvetleniyor. İlk turda aşırı sağın lideri Marine Le Pen yüzde 20'ye yakın oy almış, Sarkozy de onu aratmayan söylemlere girişmişti. Neyse ki korkulan olmadı. Sosyalist lider Hollande yüzde 52'lik zaferle sandıktan çıktı ve Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı oldu.
Hollande'ın galibiyeti sosyalistlerin Mitterrand'dan sonraki ilk zaferleri. Mitterrand'ın da üzerinden 17 yıl geçti. 17 yıldır sağ cumhurbaşkanları yönetiyordu Fransa'yı. Bu rüzgar döndü. Peki ama acaba hakikaten sol güçlendiği için mi? Yoksa...
Fransa'da liderler genelde iki kez üst üste sandıktan çıkar. Sarkozy bunu başaramadı. Bence bunda çok eleştirilen politikaları kadar iki başka faktörün de rolü var. Bunlardan birincisi Marine Le Pen'in Sarkozy'i desteklememiş ve seçmenlerine 'sandığa gitmeyin' çağrısı yapmış olması. Yani ironik bir şekilde aşırı sağ gittikçe kendine yaklaşan Sarkozy'yi önledi ve böylece Fransa'yı kendi politikalarından korudu.  İkinci faktör ise Avrupa'nın içinde bulunduğu ekonomik kriz. Bu krizden Fransa da çok etkilendi. Kemer sıkma politikaları birbirini takip etti. Böyle kriz dönemleri çok büyük sürprizler olmazsa liderlerini götürüyor. Nitekim Sarkozy 2008'de başlayan krizle birlikte bugüne kadar Avrupa'da koltuğunu kaybeden 11. lider oldu.
Pazar akşamı, gece boyunca başta CNN International ve El Cezire olmak üzere erişimim olan ve anlayabildiğim yabancı kanalları seyrettim. Hepsinde saatler boyu Fransız seçimleri vardı. Sarkozy'nin veda konuşmasını, Hollande'ın kalabalıkları kucaklamasını, ilk konuşmasını ve Fransa'dan yayılan coşkuyu dikkatle takip ettim. Göçmen karşıtlığı, ayrımcılık ve şovenizm üzerine yapılan Sarkozy politikasının geride bırakılmasının getirdiği bir ferahlık vardı sanki. Ya da ben öyle temenni ettim, bilemiyorum... Ama bildiğim bir şey var ki Hollande kendi bölgesi Tulle'de yaptığı konuşmada müthiş mesajlar verdi. 'Kötü hatıraların ardından yeniden umut getirdim' diye söze başlayan lider 'Fransa'nın da ötesinde bir değişim vaat ediyorum. Ve bu değişim şimdi başlıyor. Bundan böyle bana oy vermiş olsun, olmasın, kimse dışlanmayacak. Barış, özgürlük, saygı, bireyin potansiyeline inanma, ekonomik krizi alt etme temel hedeflerimiz olacak' diye devam etti ve 'bu akşam hayat ne kadar da güzel' diye son derece samimi ve insani bir cümleyle konuşmasını bitirdi.
İslamofobi Batı'yı fena vurmuştu. Ekonomik kriz de bunu örtmenin kılıfı oldu maalesef. Fransa Sarkozy ile beş yıl boyunca birçok ayıp yaşattı göçmenlerine. Onları aşağıladı, ikinci sınıf gördü, açıkça 'sizi istemiyoruz' bile dedi. Şimdi bu ayıpların bitmesi için bir ışık var. Şayet Hollande sözlerini tutarsa Fransa'dan yayılan ışık gittikçe kararan Avrupa'ya yeniden aydınlığı getirebilir...

Papandreu'nun kaçınılmaz sonu
Fransa'da Sarkozy gitti, Yunanistan'da da seçmen, meclisteki iki büyük partiyi cezalandırdı. Meclise 7 parti birden girdi. Koalisyon hükümeti kaçınılmaz oldu. Seçimin belki de en düşündürücü sonucu Neo Nazi aşırı sağ parti 'Altın Şafak'ın da kendisine parlamentoda yer bulması oldu.
2009'da yüzde 44 ile tek başına iktidar olan PASOK feci bir kayıp yaşadı, oyları yüzde 14 civarında kaldı. Bu, iflasın eşiğinde olan Yunanistan için şaşırtıcı değil ama insanın içini de burkuyor. Zira unutmayalım ki Papandreu ülkeyi berbat bir durumda devraldı. Borçların  büyük bir kısmını sildi ama yine de enkazı toparlayamadı. Haliyle çabası ve başarısına rağmen eksilerin içinde debelendiği için kaybetti. 11 Haziran'da Avrupa Briliği Yunanistan paketini onaylayacak. İktidarda kim olursa olsun bu paket uygulanacak, aksi takdirde ülke iflas edecek. O yüzden bundan sonraki iktidarın işi de çok zor...

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, koronavirüs aşısına dai

Bakan Koca paylaştı: Aşı uygulaması hakkında pratik bilgiler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İzmir'de aslan yavrusu bulundu

İran, Hint Okyanusu'ndaki temsili hedeflere uzun menzilli balistik füzeler fırlattı