• $9,6009
  • €11,1976
  • 553.725
  • 1479.93
11 Aralık 2010 Cumartesi

PKK-Cemaat yakınlaşması kime yarar kime zarar?

Son iki günün en 'flaş' haberi PKK ve Gülen cemaati arasında bir yakınlaşma olduğu iddiası. Acaba bu iddia doğru mu? Karşılıklı mı? Birbirine hasmane duran iki ayrı çevre şimdi bir araya gelebilir mi?


Ortaya atılanlara göre burada en azından şimdilik tek taraflı bir talep var. Öcalan, Fethullah Gülen ve cemaatiyle ilgili olumlu mesajlar iletti ve yakınlaşma niyeti belirtti. Bu niyet henüz cemaat tarafından karşılık bulmuş değil. Evet, cemaat içinde çok önemli bir yeri olan Hüseyin Gülerce'nin Öcalan'ın avukatlarıyla görüşmesi cemaatin kapılarının örgüte kapalı olmadığı yönünde okunabilir ancak benim tanıdığım cemaatin yaklaşımında diyalog kanallarını sonuna kadar açık tutmak vardır. Yani karşı taraftan bir istek geldiğinde onu anlamak, dinlemek... Gülerce'nin buluşması salt bu anlama geliyor olabilir. Karşılıklı bir 'buzları eritelim' gayreti var mı? Henüz bilmiyoruz...

***
Ancak... Öcalan'ın cemaate karşı tavrının neden değiştiğini tahmin edebiliriz: Zamanında kendi yararı için devlet ile uzlaşma yoluna giden, 'Ergenekon beni öldürecek' diyerek korkusunu belli eden Öcalan, devam eden KCK davasında yavaşlama sağlamak için böyle bir ittifak arayışında olabilir. Cemaati, gittikçe güçlenen bir iktidar odağı olarak görüp onunla uzlaşmaktan fayda bekleyebilir.
Böyle bir çabadan ittifak çıkmaz. İttifak cemaate büyük zarar verecektir. Gerçi bazı çevreler tam da bunu yapmak için şimdiden 'PKK-Gülen ittifakı' mesajları vermeye başladılar ama buradan çıksa çıksa uzlaşma, diyalog kanallarını açma çıkacaktır. Şayet iki ayrı güç uzlaşabilirse Kürt sorununda önemli bir eşik aşılmış olur. Ama bunu başarmanın yolu dikkatli bir dil kullanmaktan geçiyor. PKK ve cemaati iki taraf olarak göstermek, PKK'yı yasallaştırma çabası gibi algılanıp, özellikle milliyetçi çevreleri rahatsız edebilir. Bu da cemaate zarar verir. Sanırım o nedenle PKK'ya yakın çevreler iki gündür harıl harıl yorum yaparken cemaate yakın çevreler daha temkinli. Çünkü telaffuz edecekleri en ufak bir yanlış sözcük geri dönülmez hasar bırakabilir. Bunu önlemek için ittifak değil diyalog çabası içinde olduklarını anlatıp,  devreye girmeliler. Başarabilirlerse esas Kürt açılımı işte o zaman başlar!


Sabancı Vakfı'nda ilginç bir toplantı
Sabancı Vakfı dört yıldır önemli seminerler düzenliyor. Bu seminerlerde vakıf çalışmaları, yardımlar gibi konular uluslararası boyutta ele alınıyor. Bu yılki seminer dün gerçekleştirildi. 'Hayırseverlik dünyayı değiştirebilir mi?' başlıklı seminer dünyaca ünlü iki konu uzmanını bir araya getirdi: Bill Clinton'ın önsözüyle sunulan 'Philantrocapitalism' adlı kitabın yazarı, Economist dergisinin New York Büro Şefi Matthew Bishop ve merkezi Belçika'da bulunan King Baudoin Vakfı Yönetici Direktörü Luc Tayart de Broms.

Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı'nın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda hayırseverlikle ilgili iki farklı görüşü dinledik: Bishop, Bill Gates ve Warren Buffet gibi zenginlerin çabalarından bahsederken de Broms hayırseverliğin içine birçok farklı aktörü katarak büyümesinin daha önemli olduğundan bahsetti.

Mesele ihtiyacı olana para ve imkan aktarımı ama hayırseverlik artık 'zenginden alıp fakire verme' olarak özetlenebilecek kadar basit bir kavram değil. Sabancı Vakfı da bu doğrultuda hareket ediyor, özellikle kadınlara, çocuklara ve engellilere bu prensip doğrultusunda imkanlar sağlıyor.

Kısacası Türkiye'de hayırseverliğin çehresini değiştirme, dünyaya uyarlama konusunda öncülük yapıyor Sabancı. Gördüğüm kadarıyla da bu alanda kısa süre içinde önemli başka katkılar sağlamaya devam edecek!

Bu arada küçük bir not:
Toplantıda yapılan konuşmalar benim aklıma bir soru getirdi: Acaba Gülen Cemaati okulları da bir hayırseverlik faaliyeti mi? Bu soruyu toplantının ardından küçük bir grupla yediğimiz yemekte Bishop ve de Broms'a sordum. Gülen Hareketi ile ilgili bilgi sahibi olmadıkları için genel cevap verdiler ancak çizdiğimiz çerçeveye göre okulları hayırseverlik olarak değerlendirebileceğimizi söylediler.

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi