• $7,4179
  • €8,9855
  • 437.846
  • 1467
19 Mayıs 2011 Perşembe

O PKK'lıları neden dağda beklettiler?

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Uludere yakınlarında öldürülen 12 PKK'lı ve ardından yaşanan süreçle ilgili kafamda soru işaretleri var. 12 kişiden 4'ü zaten baştan beri ortada yok. Cesetler büyük bir olasılıkla örgütün elinde. 4'ü Uludere'ye olayın ertesinde getirildi. 3'ü ile ilgili ise garip bir tablo ortaya çıktı. Bunların yeri belliydi ancak ordu komutanlığı oraya gitmenin tehlikeli olduğunu söyleyerek cesetleri almamakta ısrar etti. Oysa o bedenlerin devlet eliyle getirilmesi hem gerilimi arttırmamak için hem de güvenlik nedeniyle çok önemliydi.
***
İki gün boyunca cenazeler gelmeyince olaylar tırmanmaya başladı. Bunun üzerine valilik devreye girdi ve kaymakamla savcıyı Uludere'ye gönderdi. Böylece biraz sakinleşme sağlandı. Olay yerine BDP'liler gitti ve 3 PKK'lının bedenlerini getirdiler de Uludere kısmen yatıştı. Ancak... Cevaplanması gereken sorular var. Hem TSK'nın, hem PKK'nın hem de BDP'nin yanıtlaması gereken sorular.
TSK'ya: Emir komutanlıktan gidiyor. Asker neden 3 bedeni almaya gitmemekte direndi?  Bunun gerginliği arttırdığını göre göre niçin gayet kolay ulaşılabilirlikte olan cenazeleri getirmedi?  Madem güvenlik zaafı vardı, o zaman niçin oradaki korucular askerlerin o cesetlerin yanına gidip, onları almadan geri geldiklerini söylüyorlar?
PKK'ya: Son günlerde neden yoğun bir şekilde sızma eylemlerine başladı? Uludere'de ne yapmaya çalışıyordu? Öcalan'ın mesajlarına rağmen örgüt içinde başka bir irade mi ortaya çıkıyor? Bu eylemlerin emrini kim veriyor?
BDP'ye: O cenazeleri almak için neden örgüt içinde faaliyet gösteren birtakım şahıslardan izin alıyorsunuz? Neden ancak PKK ve sitesi ANF'den onay alarak kendi cenazenize ulaşabiliyorsunuz?

ABD'ye kaçan Ergenekon
Dün gazetecilik adına utanç verici bir gündü benim için. Verdiğim sözü tutup, etik ilkelerine saygı gösterdiğim ve cevap hakkına köşemde yer verdiğim için kasıtlı bir şekilde iftiralara maruz bırakıldığım bir gün... Bu mesleği lekeleyenlerin kamuoyunu nasıl kötü emelleri doğrultusunda yanılttığını bir kez daha açık seçik gördüğüm bir gün...
Geçen hafta bu köşeyi İhsan Barutçu'ya ayırdım, biliyorsunuz. 10 yıl boyunca MHP'nin il başkanlığını yürüten Barutçu ile ilgili önemli bir gerçeği gündeme getirdim. Onun Metin Yüksel cinayetinden yargılandığını ve hapis yattığını hatırlattım. Bu bir iddia değildi. Mahkeme kararını buldum ve yayınladım. O dönem yapılmış haberlerin kupürlerine ulaştım. Cinayetin tanıklarının ifadelerine yer verdim.  Bunlar yorum değil, haberdi. 'Acaba'sı yoktu...
***
Bunun üzerine İhsan Barutçu aradı ve olayı kendi açısından anlattı. Benim gündeme getirdiğim mahkeme kararının ve ardından gelen tutukluluk sürecinin doğru olduğunu söyledi. Gazetecilik ilkeleri gereği telefon konuşmamızın içeriğini de onun izni ile yayınladım. O dönemin tanıkları Ali Bilir'in bu cinayeti işlediği ile ilgili ifadeler vermişken ve bu ifadeler zamanında birçok yerde yer almışken, Metin Yüksel'in kardeşleri Müfid ve Edip Yüksel yazdıklarımı doğrularken Barutçu, cinayeti kimin işlediğini görmediğini söyledi ikinci telefonunda. Yine gazetecilik ilkesi gereği onun cevap hakkına saygı gösterdim ve kendi ifadesi olmayan o cümle için özür diledim. Ama bu o cinayeti Ali Bilir'in işlediği yönündeki tanıklıkları, Barutçu ile ilgili mahkeme kararını, çıkan yayınları değiştirmiyor! Dün birtakım internet siteleri, hiç utanmadan sırf bana saldırmak için sanki Barutçu'nun bu cinayetle ilgisi yokmuş ve ben hata yapmışım gibi yayın yaptı.
Benimle ilgili bu iftira Ergenekon sanığı Soner Yalçın'ın sahibi olduğu internet sitesi tarafından özellikle yaygınlaştırıldı. Ergenekon'un kamuoyunu maksatlı yanıltma taktiklerini hala uygulayan bu siteyi şu an Soner Yalçın'ın talimatıyla yazılar yazdığı resmi savcılık belgelerince kesinleşen bir 'gazeteci' yönetiyor. Bu belgelerde 'illegal örgüt talimatıyla hareket eden kişi' olarak ismi geçen ve bu sebepten ötürü tutuklanmaktan korktuğu için ABD'ye kaçan bu isim yine maksatlı yalan haber, iftira, yönlendirme ve provokasyon pompalayıp duruyor etrafa... Ergenekon zihniyeti -ABD'ye de kaçsa- dipdiri ayakta!

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Klozeti açınca dev yılanla göz göze geldi! İşte o korku dolu anlar...

Eren-5 operasyonunda 53 sığınak ile 62 depo kullanılamaz hale getirildi